Suriye’de tek bir savaştan ziyade çok taraflı ve çok sayıda silahlı çatışmalar yaşandı.
Bir askeri çatışma sona ererken bir diğeri başladı.
Suriye geniş bir uluslararası çatışma ortamı haline geldi, siyasi ​çözümleme ​imkansızlaştı.

*

Aralık 2015’te BM Güvenlik Konseyi 2254 sayılı ” Suriye’de ateşkesin sağlanması ve ülkede siyasi çözüme ulaşılması” çağrısı yaptı.
Kasım 2017’de ABD Başkanı D.Trump ve Rusya Devlet Başkanı V.Putin Suriye ihtilafının çözümünde anlaştılar…

*
Bölgedeki tüm aktörlerin farklı hesapları bir kenara süpürüldü.
Suriye’de krizin çözülmesi için hırslar değil ortak amaçlar esas alındı.

*

Önce tüm taraflar, görüşlerini BM koordinasyonu altında yapılacak Barış görüşmelerinde ortaya koymaları için teşvik edildiler.
Sonra ABD ve Rusya, ideoloji farklılıklarına rağmen II. Dünya Savaşı sırasında faşizme karşı başarılı oldukları gerçek bir örnekten yola koyuldu…

*

Bu örneğe göre Suriye için Barış Kongresi ile birlikte 1947 BM Guvenlik Konseyi’nin 10 numaralı kararıyla aldığı askeri mahkemeler kurma hakkı kullanılacaktır.
Öngörülen, Ekim 1945’te II. Dünya Savaşı akabinde ABD, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği’nin,
Alman Nazi partisine karşı “insanlık suçu, savaş suçları, dünya barışına karşı işlenen suçlar ve savaşa sebep olmak” suçlarından açtığı davaya bakmak için kurulan Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi’nin bir benzeridir…

*
Aynı zamanda Irak ve Şam İslam Devletinin yıkılmasıyla İŞİD militanlarının geri dönüşüm dönemi başlatılmıştır.
Böylece ABD​ politikacıları, Pentagon ve gizli servislerinin, Irak ve Suriye​’​de İslam Devletinin yaratılmasında kendi kabahatlerinin olduğunu inkâr etmelerinin önü açılmıştır!
Tarihsel gerçeklikler aşırı bir şekilde tahrif edilirken, şimdilerde İŞİD militanları başka görevler için Afganistan’a yollanıyor…

*

En önemlisi!
Suriye’deki çok taraflı çatışmaların;
Afrin’de Türkiye- Suriye ve Doğu Ghouta’da  Suriye rejim ordusu ile ÖSO El Rahman Kolordusu arasındaki çatışmalara indirgenmiş olmasıdır.
Bu suretle Suriye’de yeni şiddet odakları;
1-  Afrin’de Türkiye ile iki ya da üç milyon Suriyeli Kürt arasında ki mücadele,
2-  Doğu Ghouta’da Esad rejimi ile ÖSO El Rahman Kolordusu arasındaki çatışmayla temsil edilir olmuş,

*

Böylece ABD ve Rusya liderlerinin anlaşmasıyla birlikte;
Suriye’de işlenen suçların savaş ve terörle mücadele hukukunun gelişmesi doğrultusunda kategorize edilebilmesine yönelik,
Kimin terörist kimin muhalif olduğunun ayırt edilmesi süreci başlamıştır.

*
Bu noktada Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Suriye’de mevcut rejimi devirmek için kurulan ÖSO lideri Albay Riyad el-Esad ve General Selim İdris ile Müslüman Kardeşler Örgütü’nün hamisi Erdoğan’ın adları savaş suçlusu olmakla anılıyor…

*
Bu süreçte Almanya​,​ Fransa​ ve hatta İran’ın tarafsız kalması​ garantiye alınmıştır.
​ABD ve Rusya​ olası bir insani felaketi önlemek için parmağını dahi oynatmamıştır..
Bu ortamda Washington ve Moskova  Türkiye ile diplomatik bir oyun oyna​mış​,
​Ve Erdoğan’ın Afrin’i ele geçirmek​, Kürtleri yerinden ederek yerlerine kendisine yakın İslamcı Arapları yerleştirmek ve bu durumun aynısını Afrin’den sonra tüm Rojava’da tekrarlanması hayaline yol verilmiştir.

*

Öte yanda, ​Suriye Arap Ordusu​’nun sürdürdüğü ilerlemenin de isyancılar​la​ durdur​ulması gerekiyordu.
Nitekim Suriye hükümeti Doğu Ghouta’yı  kurtarmak için hareket ederken, rejim değiştiriciler giderek daha histerileşti​…​

*
Bugün Suriye’de eşzamanlı iki askeri harekât  karar noktasına gelmiştir.

*
18 Mart’ta  TSK ve vekil gücü ÖSO, Suriye’nin kuzeyindeki bir milyon nufuslu Afrin’de binlerce PYD’li Kürtün kaçmasının ardından kentin kontrolünü ele geçirmiş,
Bazı Kürt YPG milisleri Suriye askeri kontrolünde bulunan kuzeyden kaçan mültecilerin arasına çekilirken, bazı YPG milisleri de karşı saldırıda bulunmak üzere yeniden gruplandırılmaktadır.

*

Doğu Ghouta’da bir aydır süren ve 50 bin kişinin yerinden olduğu Rus ve rejim güçleri ile  ÖSO El-Rahman Kolordusu arasındaki çatışma da,
Şam’ın Doğu Ghouta’nın yaklaşık yüzde 83′ ünü kontrol altına almasının ardından Rusya ve ÖSO El Rahman Kolordusu arasında yapılacak bir anlaşmayı bekliyor…

*
Ve Perşembe günü, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı HR Mc.Master;
ABD’nin Birleşmiş Milletler’in Suriye hakkındaki cezai soruşturmaya ilişkin Bağımsız Komisyonu’nu ve Suriye’deki suçlardan sorumlu olanların soruşturulmasına ve yargılanmalarına yardımcı olacak uluslararası, tarafsız ve bağımsız yargı mekanizmasına destek verdiğini,
Başkan Trump yönetiminin Suriye’deki Beşar Esad rejiminin gerçekleştirdiği savaş suçlarını belgelediğini,
Bu çerçevede ceza kovuşturması için faillerin aleyhine dava açılacağını açıklamış bulunuyor.

*

Bundan böyle Suriye İç Savaşına siyasal çözüm bulunmasında görev BM’ dedir.
Ama bir açıklama da YPG’den geliyor;
“Bundan sonra YPG ve YPJ, gerilla tarzı mücadele edecektir. Vur-kaç yöntemiyle direniş en üst seviyeye çıkartılacaktır. Çünkü cephe savaşında bizim silah ve teknik olanağımız yoktur. Biz gerilla tarzıyla mücadele etmeye mecburuz ve hazırız” deniliyor…

*

Türkiye’nin başında bela vardır…

20. 3. 2018

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.