Ana sayfa Yazarlar Dr. Ahmet Güler

Çeşme Alaçatı’ya yapılacak olan havalimanı için tartışma erken başladı. 


CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen,
20 Nisan’da yapılacak ihalenin hangi firmaya verileceğinin şimdiden belli olduğunu savundu. Pekşen ‘’Çeşme/Alaçatı’ya bir hava meydanı yapılması turizm açısından da çok önemli. Ama bu ihaleyle birlikte bir şaibe de ortalığa yayıldı. Aslında bu ihaleyi hangi firmanın alacağını biliyorum. O malum sahte belge düzenleme yeteneği olan firmaya verileceği, bu işin planlandığı konuşuluyor. Bunu yaparlarsa, hükümetin yakasındayım. 80 milyonun hakkının hesabını kuruşuna kadar soracağım“ dedi.

İBB Başkanı Aziz Kocaoğlu, Alaçatı havaalanı konusunda AK Parti’den gelen eleştirileri yanıtladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı MV Hamza Dağ’ın kendilerine “Havaalanı istemezük” suçlaması yaptığını, böyle bir suçlamanın doğru olmadığı, Alaçatı Havaalanı’na karşı olmadığını belirtti.

Bu ülkeyi seven hiç bir Türk vatandaşı, hangi partiden olursa olsun ülkeyi kalkındıracak projelere karşı çıkmaz. Ancak kısıtlı kaynaklara sahip ülkemizin öncelikle hangi alanlara yatırım yapması konusunda fikir beyan etmesinden daha doğal bir şey olamaz. Yatırımı sorgulayınca klasik klişe slogancıları hemen ortaya çıkıyor ve “Neden Çeşme’de yatırma karşısınız, siz zaten her şeye karşı çıkarsınız, Ülkenin gelişmesini istemiyorsunuz” yaftasını anlınıza yapıştırıyorlar.

Esasında Alaçatı/Çeşme havaalanı inşaatını tartışmak için artık çok geç. Karar verildi bile. İhale süreci açıldı ve bu havaalanı kesinlikle inşa edilecek. Hayatında Çeşme’yi hiç görmemiş, Çeşme’ye hiç gelmemiş, Çeşme’de hiç yaşamamış bürokratların Çeşme halkına danışmadan, bir master plan olmadan önlerine Çeşme/Yarımada haritasını yayıp, şuraya havaalanı olsun, şuraya maden ocağı olsun, şuraya jeotermal olsun, şuraya RES olsun, şuraya balık çiftliği kurulsun dediği zaman, ortaya böyle bir kaos çıkar.

Çeşme havaalanı projeside böyle bir şey.
Gönül isterdi ki, Havaalanı ihalesi planlanmadan önce daha detaylı bir araştırma yapılsaydı.
Bir ihtiyaç swot analizi yapılmış mı?
Çeşme ve civar ilçeler yerel yönetimleri ile turizm yatırımcıları ile turizm tesis sahipleriyle veya en önemlisi Çeşme/Yarımada halkı ile bu havaalanı yatırımı hakkında bir araştırma, tartışma yapılmışımıdır?

Şu anda Çeşme’nin sezonu en fazla iki ay, bilemedin üç ay. İhalesi kesinleşmiş olan Çeşme havaalanı sadece üç ay için hizmet verecektir. Dokuz ay Çeşme’de hiçbir hareketlilik yok.


Bu havaalanı dokuz ay boyunca ne yapacak?
Bu havaalanı etraftaki diğer merkezlere, Urla’ya, Seferihisar’a, Karaburun’a, Güzelbahçe’ye İzmir enternasyonal havaalanından daha uzaktadır. Hava yolu şirketleri yeni yapılacak olan bu havaalanına sefer koymakta zorlanacaklardır. Zaten İzmir Adnan Menderes Havaalanı sadece %50 kapasiteyle çalışıyor. 20 milyon kapasite var, 10 milyon yolcuya işlem yapılıyor.
Çeşme/Alaçatı havaalanına toplam 12 yıl için ciro garantisi olarak verileceği söylenen 1,4 Milyar Euro Çeşme’nin kalkınması için ihtiyaç olan çok daha farklı yatırım alanlarında kullanılabilirdi. Termal turizminin gelişmesi açısından Çeşme’nin bir havaalanına ihtiyacı olduğunu savunan arkadaşlar da var.
Ama önce mevcut termal kapasitesini kullanacak termal turizm yatırımcılarının desteklenmesi ve bölgeye çekilmesi lazım.

Çeşme havaalanı konusunu en iyi bilenlerden birisi olan Çeşmeli gazeteci Ahmet Aktaş ise uluslararası bir havaalanının Çeşme’nin kalkınmasında ilk sırada olduğu belirtiyor.
Ahmet Aktaş : “Çeşme ve Yunan Adaları’ destinasyonu Çinli ve Japon turiste ilginç gelmez mi?
yaklaşımı ile, inanç turizmi kapsamında; hepsi Türkiye’de olan ve Çeşme’yi bir yay gibi çevreleyen, İncil’de adı geçen ve Hıristiyanlığın ilk kiliseleri olarak kabul edilen ‘7 Kiliseler’i bizim pakete koysak?”

Diye belirtiyor ve devamla:
“Çeşme TETUSA’nın kür merkezi de yakında faaliyete geçiyor.
Fizik tedavi merkezi de olacak. Balçova Termal ve Kaya Termal’de olduğu gibi, sağlık turizmi kapsamında başta İskandinav ülkelerinden olmak üzere Avrupa’dan ve Arap ülkelerinden şifa bulmaya gelecek turistlerimiz de olacak.”
Fikrini savunuyor ve ekliyor: “Şimdilik sezon 3 ay olabilir ama uluslararası havaalanı destekli termal yatırımlarla Türkiye’nin bir numarası olacağız. 10 yıl sonra Çeşme’de diğer bileşenleriyle birlikte ve termal sayesinde 12 ay turizm olacak. 15-20 yıl sonrasını ise düşünemiyorum bile. Çeşme’nin olmazsa olmazı 2.500 m pist uzunluğuna sahip uluslararası bir havaalanıdır

Havaalanı yatırımının yanısıra Çeşme’yi kalkındıracak diğer yatırımlara da önem vermek lazım.;

Mesela on tane yeni yat limanı inşa edilip, Akdeniz’in tüm özel yatları bu marinalarda kışlayabilirdi, Çeşme enternasyonal bir yat kışlık çekek merkezi olabilirdi Veya dünyada yeni trend olan sağlık turizmi Çeşme’de desteklenebilir ve Çeşme’ye güçlü harcaması olan sağlık turistleri çekilebilirdi.

Merhum Mustafa Vehbi Koç anısına Koç Üniversitesi bünyesinde kurulacak Çeşme Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü’ne destek verilebilinirdi.

Veya mütevelli üyesi olduğum TAVAK Bilimsel Araştırma Vakfımız’ın Çeşme’de 2010’dan beri kurma girişiminde bulunduğu Türk-Alman Üniversitesi’ne destek olunurdu..

Bunun gibi yüzlerce Çeşme’nin mevcut yapısını bozmadan yapılabilecek projeler var. Kısıtlı maddi kaynak bu projelere kaynak olsa daha iyi olurdu diye düşünüyorum.

Sürdürülebilir turizm ancak çevreyi, doğayı, mevcut yaşamı korumakla olur. Bu küçük havaalanının inşası zaten 20 yıl önce başlamıştı. Yarım bıraktılar. Daha sonradan hazine ve şahıs arazileri istimlâk edilerek, havaalanı bölgesinin 15 km etrafına yüzlerce rüzgâr enerji tribünleri (RES), enerji hatları kurulmasına izin verildi. Bir taraftan Çeşme’nin merkezine enerji tesisleri, denizlerine balık çiftlikleri, maden ocakları ocakları, asfalt fabrikaları açtıracaksınız, diğer taraftan Çeşme turizmi kalkınsın diye dev gibi bir havaalanı inşa edeceksiniz. Dünya ve Türkiye sivil havacılık kuralları (CNS-MANİA-14/3. Maddesi) genelgesinde havaalanlarının 15 km civarında rüzgar enerji santrali (RES) ve maden ocakları olamaz kuralı var.
Bu havaalanı yapılırsa zaten kanunsuz olarak Çeşme’ye inşa edilmiş RES’ ler taşınmak veya yıkılmak zorunda. İnsallah Çeşme’nin kalbine dikilmiş olan çirkin RES’ler kaldırılır.

Havalimanına 12 yıl için verilecek 1,4 Milyar Euro’yu Çeşme esnafını ve turizmini desteklemek için versinler. Biz turisti İzmir Havaalanı’ndan sırtımızda Çeşme’ye kadar taşırız.

Tüm bölge kalkınmasını koordine edecek, nerede turizm, nerede hayvancılık, nerede tarım diye master plan olmadan siyasi kaygılarla alınan bu koordinesiz yatırım kararları Çeşme ve Yarım Ada’ya faydadan çok zarar vermektedir.

Yani Aziz Kocaoğlu’nun dediği gibi,her şeyi “İSTEMEZÜKÇÜ” değil, sadece ülke için en doğru olanı “İSTERÜKÇÜYÜZ”

Neyse, Uluslararası havaalanımız Çeşme’ye hayırlı ve uğurlu olsun.

Dr.Ahmet Güler
TAVAK VAKFI
(22.02.2018)

2 YORUMLAR

  1. Kardeşim Çeşme havaalanı yakışır zaten Çeşme geleceğin en lüks süper lüks sadece zenginlere hitap edecek bir yer neden havaalanı olması Avrupalı alışmak için Çeşme’ye havaalanı şart zaten Çeşme gibi bir yer yok türkiye’de bir tane daha karşı olan şerefsizler çapsız var ayarsızlar hainlik etmeyin

  2. Çeşme yakın çevresindeki Ovacık, Çiftlikköy, Reisdere, Ildır veya Şifne gibi yerlerde kurulacak bir ileri teknoloji üniversitesi, teknopark ve araştırma merkez ağı bölgenin turizm sezonu dışındaki hareketsizliğini tamamen ortadan kaldıracak ve Havaalanı yatırımının verimli hale dönüşmesini sağlayacaktır.
    Bu amaçla uzun yılların deneyimi ve emeği ile hazırlanan bir proje çalışmasını ilgili ve yetkili kişi ve makamlara sunmuş bulunuyoruz.
    Aylarca önce!…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here