Ana sayfa Yazarlar Atakan Kartaltepe

Dileme – Dilenme

Dilenmek insandan olur, dileme Allah’tan (Yaradandan) Dilenmek akla gelebilecek her şey konusunda olur. Hani meşhûr sözdür ; “Dile benden ne dilersen” Sanki mâbûddur da ne dilersen var edecektir, akıl işte.

Bakın bu dilenme konusunda bir de hikâye vardır. Biri işsiz – güçsüz kalınca ne yapsam ne yapsam diye düşünürken aklına bu gelmiş, dilenmek. İyi de bilmediği bir şey nasıl yapılır, nasıl öğrenilir… Sormuş soruşturmuş o havâlinin en üst dilencisinin adını öğrenmiş. “Ona git sor o en iyi yolu bilir” demişler. “Peki nerede bulurum?” diye sorunca oradaki biri “Az önce hamama girdi ben gördüm, git hamamda bulursun” demiş. Adam yallah hamama. Girerken de içerde olup olmadığını sormuş, göstermişler “İşte o orada yıkanıyor” diye.

Peştemal belinde, doğru yanına varmış ve selâm verip çökmüş yanına. Bir iki cümleden sonra merâmını açmış. Ben” demiş “Araştırdım – soruşturdum, bu çevrenin en iyi dilencesi sizmişsiniz. Ben işsiz güçsüz kaldım evlât -ıyâl aç bîilâç. N’olur bana bu işin ilmini bir öğretin” Dilenci bakmış adam gerçekten samimi. “Peki” demiş, “Bu işin 3 kuralı vardır, onlara uy sırtın yere gelmez. 1 “Ne olursa olsun” 2 “Nerede olursa olsun” 3 “Kimden olursa olsun isteyeceksin.” “Bu mu?” demiş “Hepsi hepsi.” “Evet” demiş dilenci “Bu, bu 3 kuralı uygula gerisine karışma.”

Adam hemen elini açıp demiş ki :”Ben sizi bulmak ümidi ile apar – topar girdim hamama, şu sabununuzu Allah rızası için verseniz de ben de yıkansam” Dilenci “Be adam hamamda da dilenilir mi?” deyince “Ama siz dediniz ya, nerede olursa olsun diye”…”Peki sabun mu dilenilirmiş?” “E ama siz dediniz ya ne olursa olsun diye”…”Lan efendi, ben ki bu çevrenin en usta dilencisiyim beni mi buldun ha?” “Onu da siz dediniz kim olursa olsun diye”…”Şu sabunu verseniz artık” demiş beriki, almış sabunu.

Dileme ise yoktan var edenden, dileyene verenden yapılır. Yapılır da dilenmek kendi adına olurken dileme ister kendi adına, ister bir başkası adına yapılabilir. İsteyene verecek olandan istemenin (dilemenin) yolunu, yordamını bileceksiniz. Zamanı hiiiç konu bile edilmez ama dilemek kesinlikle gönülden olmalıdır. Öyle yasak savar gibi ağzın – dilin ucu ile dilenen dilekten hayr gelmez. Eğer samimi iseniz ve bunu hak ediyorsanız, gönülden güçlü bir dilek hâlleder işi. Ha hemen mi yooo zaman; zaman ve mekândan münezzeh olana aittir (Tecrübe ile bilirim) Öyle ki dileğiniz dua değil beddua ise, o dahî kabûl görür ama eğer haklı değilseniz o zaman gelir Bumerang gibi sizi bulur bedduanız. Aman haaa!

Gelelim bunlardan biri olan ölene, yani ölen için dilekde bulunmaya. Bunun en akla gelen hâli ”Allah rahmet eylesin – Nurlar içinde yatsın – Mekânı Cennet olsun”dur. Amaaa ne var kiii son yıllarda bişey tuttu gidiyor. “Mekanı Cennet olsun – Nurlar içinde yatsın -Allah rahmet eylesin’e başka dilekler de eklendi. Modern mi desek ne? Işıklar içinde uyusun – Toprağı bol olsun.

Bakın arkadaşlar, ölen eğer bir müslüman (diye bilinen) kişi ise ona “Allah rahmet eylesin – Mekânı Cennet olsun – Nurlar içinde yatsın” diye dilekde builunulur amaaaa o ne o? “Işıklar içinde uyusun” ile “Toprağı bol olsun.” Belki Müslüman olmadığını bildiğiniz islâm dışı birine evet. Ama yani; öyle toprak yığılı olsun ki üzerine, eskaza dirilip geri gelecek olsa bile kalkıp gelemesin” der gibi, öyle mi. Hele Nur gibi bir şey var iken (manevî de olsa) ışıklar da ne oluyor? Hangi ışıklar, Çıra mı – Çakmak mı – Mum mu? Lamba mı? – Projektör mü? NE?

Bu dilekler akıl bulandırıyor, dilimizi de töremizi de bozuyor. Ya adam gibi dileyin dilediğinizde ne dilediğiniz anlaşılsın, ya susun ya. Bırakın ateist ağızları dilemeyi, dilemeyin daha iyi! Dilenmenin 3 kuralı var da dilemenin yok mu?

Atakan KARTALTEPE

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here