Orta Doğu’ya bağlı tüm yazılarımda bu işten Türkiye’nin kazançlı çıkması için tek yolun Birlik olduğunu yazmıştım. Ve bu konuda iktidar ve muhalefetin aynı hareket ve düşüncede olmasının Türk milletinin hayrına olacağını döne döne yazmıştım. Devletin değil yabancı güçlerin yanında olanların tek isminin hâin olduğunu da hatırlatmıştım. Dün Afrin harekâtı başladı. Ve ilk dikkatimi çeken “Zeytin Dalı Herakâtı”na karşı çıkanlarla herakâtı destekleyenlerin kimlikleri oldu. Her zaman olduğu gibi milli düşünceli insanlar söz konusu devletle ilgili konuysa tüm siyasi bakışlarını bir kenara koyup, devletinin ve TSK’nın yanında oldu. Her zamanki gibi, Türkiye’nin arazi bütünlüğünü bile tanımayıp bir kısmını “kürdüstan” olarak görüp, PKK ve PYD terör örgütüne siyasi destek veren HDP ile yandaşları medyada, sosyal şebekelerde herekâta karşı çıktılar. Onlara CHP ve diğer “muhalif” partiler içindeki bazı yandaşları da destek verdi. Amma bu bir şeyi değiştirmez. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrin Operasyonu ile ilgili: “Rahat durun dedik, durmadılar! Kimsenin toprağında gözümüz yok ama kimse de bizi rahatsız edemez.” fikrinden yola çıkarak diye bilirim ki, yürütülen bu siyaset hem cephedeki askerlerimizin hem de sosyal şebekelerdeki psikoloji savaşın Türkiye’nin hayrınadır. Siyasette cesaretli kararlarda çok önemlidir. Bilmeyen ve hala Türk Ordusunun Afrin’e neden girdiğini söyleyenlere küçük bir hatırlatma! Afrin operasyonu küçük bir bölgenin alınması değil ABD’nin bölgede bulunmasının öncelikli nedeni “PKK/Akdeniz Koridoru” projesinin engellenmesidir. Yüz yıllık planın çökertilmesidir. Bu nedenle her türlü tezgâhı deneyecekler. Bunu sadece reklam olsun diye politika yapanlar değil ciddi siyasetçilerde görür. CHP genel başkan yardımcısı, milletvekili Bülent Tezcan’ın diğer partili arkadaşlarından farklı olarak “Zeytin Dalı Harekâtı, sınır güvenliğimizin sağlanması ve sınırlarımızın terör unsurlarından arındırılması, ülkemizin ve bölgenin huzuru açısından büyük önem taşımaktadır. Çünkü ülkemizin milli güvenliği ve çıkarları her şeyin üstündedir…” Fikirleri de işin ciddiyetini ortaya koyar. Yukarıda da yazdığım gibi 100 yılın projesi batmasın diye her türlü tezgâhlar olacak. Ama görünen de odur ki, Türkiye bu konuda yanında müttefikleri olsa da olmasa da çok istikrarlıdır. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “terörle mücadelemizde yanımızda olmayanlar, gölge de etmesinler; karşımıza ise hiç çıkmasınlar” demesi bir daha yazdıklarımı kanıtlıyor. Türkiye’nin bu dik duruşunda Türk Cumhuriyyetleri’nden medyaya açıklanmasa da alınan sözün ve desteğinde önemli rolü var. Şimdilik bu durumda geniş yazmaya ihtiyaç duymasam da milli birliğin meyvelerini Türkiye Cumhuriyyeti’nin çetinlikle de olsa toplayacağına eminim. Bu arada Kumandan @Sarkiyeİsimli twitter kulanıcısının “Bir Türk’ün Allah’tan sonraki tek dayanağı Türk Silahlı Kuvvetleri”dir. Fikrine katılarak tüm askerlerimize çıktıkları bu mukaddes yolda zafer diliyorum.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.