Kategoriler
Prof. Dr. Rıdvan Karluk

Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın 100’ncü Yılı ve Kırım Halk Cumhuriyeti

Türk tarih kitaplarında 9 Aralık 1917’nin önemi konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Gregoryen takvime göre 26 Kasım 1917’de (9 Aralık 1917) Kırım Tatar Milli Kurultayı ilk defa Bahçesaray’da Numan Çelebi Cihan önderliğinde düzenlenmiş ve ardından Kırım Halk Cumhuriyeti ilan edilmiştir. Türk tarihindeki ilk demokratik cumhuriyettir.

Ukrayna Başbakanı Vladimir Groysman’ın bu konudaki değerlendirmesi şöyledir: Bu, dünyada Müslüman bir topluluğun demokratik sisteme yönelik ilk projelerinden biri ve dünyanın ilk Müslüman cumhuriyetiydi.” Türk dünyasında Kırım Halk Cumhuriyeti’nin ardından 28 Mayıs 1918 tarihinde de Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kurulmuştur.

Kırım Tatar Türklerinin ilk kurultayına katılım çok yüksek oranda gerçekleşmiştir.  26 Aralık 1917 tarihinde Kurultay tarafından Kırım Anayasası kabul edilerek Kurultay Hükümeti oluşturularak Cumhuriyet ilan edilmiştir. İkinci Kurultay Kırım Tatarlarının sürgünden toplu olarak Kırım’a dönmeye başlamasından sonra 1991 yılında yapılmıştır.

Kurultay’ın yıldönümü kapsamında Ukrayna’da, Romanya’da ve de Türkiye’de  etkinlik takvimi belirlenmiştir. 100’ncü  yıldönümünü anmak için Kırım Haber Ajansı (QHA) bir film hazırlamıştır. Film, Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın kuruluş tarihinin yanı sıra Kırım Tatar tarihini de özetle anlatmaktadır. (https://youtu.be/Ir59i3tX31A)

Üniversite öğrencileri arasında bir yarışma düzenlenmiştir.  Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı ve Ukrayna Milletvekili Refat Çubarov, Birinci Kırım Tatar Milli Kurultayını konu alan çalışmaların 1 Aralık’tan sonra kabul edilmeye başlandığını 30 Kasım’da açıklamıştır: “Yarışmanın konusu Kurultay ile ilgili. Bunlar arasında Birinci Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın kurulmasının şartları, Kurultay kararları, Kırım Halk Cumhuriyeti ve Kırım Tatar milli hükümet, esas yasalar, Numan Çelebi Cihan’ın kişiliği, Birinci Kurultayın çağdaş bağlamı ve benzer konular yer alıyor.

Yarışmaya katılacak eserler 25 Mart 2018 tarihine kadar kabul edilecek, sonuçları Kırım Tatar Gazetecilik Günü olan 10 Nisan’da açıklanacaktır.  Çubarov basın toplantısında bir gerçeğin altını da çizmiştir: “Bu gerçekten yeni Kırım Tatar tarihi açısından çok önemli bir materyal sunumudur. Yüzyıl önce Kırım Tatar halkının ilk Kurultayı toplandı ve sonra Kırım Halk Cumhuriyeti ilan edildi. Ama (bu adım maalesef) duyulmadı. Zamanımızla pek çok benzerlik var. İşgalci Rusya yine geldi.”

Basın toplantısına katılan Ukrayna Enformasyon Politika Bakan Yardımcısı Emine Ceppar da hazırlıkları şöyle açıklamıştır: “Kiev’in genelindeki reklam panolarına, Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın ne olduğu hakkında bilgi veren, tanıtım amaçlı ve Ukraynalılara bu tarih hakkında bilgi veren afişler yerleştireceğiz. Bunun dışında, Kurultayın 100. yıldönümü vesilesiyle düzenlenen tüm etkinliklerde dağıtılacak bir broşür hazırladık. Broşür Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın kurulma tarihi ve gelişme aşamaları hakkında bilgi içeriyor. Ayrıca, bir sosyal reklam (kamu spotu) hazırladık, yayınlanması için televizyon kanallarına dağıtacağız.”

Ukrayna Milli Bankası Para Müzesi’nde 22 Kasım’da, Milli Kurultay’ın düzenlenmesinin 100’ncü yıldönümü anısına basılan hatıra parası tanıtılmıştır. Çubarov, bunun Ukrayna’nın yerli halklarından biri olan Kırım Tatarlarına duyulan saygının bir göstergesi olduğunu belirtmiştir.  Jeostrateji Enstitüsü Genel Müdürü hatıra parası fikrinin 2016 yılında ortaya çıktığını şöyle açıklamıştır: “Bu fikir 2016 yılında doğdu. Sonra Merkez Bankası ile birlikte Kırım Tatar halkının soykırımı hakkındaki hatıra parası üzerine beraber çalıştık. O esnada Kurultayın 100. Yılını hatırladık. Ardından hemen sanatçılara ve Merkez Bankası’na döndük. Çok hızlı bir şekilde çalışmaya başladılar, para hemen hazırlandı. Hatıra parası üzerinde her şeyi tasvir etmeye çalıştık: Anayasa, Milli Bayrak ve Milli Marş.”

Para; gücün, bağımsızlığın ve egemenliğin en büyük göstergesidir. Bu bakımdan Kırım’ı uluslararası hukuku yok sayarak işgal eden Rusya’ya önemli bir mesajdır.

Hatıra paranın ön yüzünde Ukrayna’nın devlet amblemi, sağında 5 grivnanın yazılı değeri görülmektedir. Kırım yarımadasının haritası üzerinde mavi arka plana Kırım Tatar halkının milli marşından alınan “Ant etkenmen, söz bergenmen millet içün ölmege” sözlerinin altında Tarak Tamga, sağ alt köşede Ukrayna Merkez Bankası’nın logosu bulunmaktadır.

Hatıra paranın arkasında ise tasarımcılar tarafından tasvir edilen 1917’deki Kırım Tatar Milli Meclisi delegeleri ve arka planında Hansaray vardır. Hatıra paranın çevresinde Kırım Tatarca ve Ukraince olarak Kırım Tatar Halkının Birinci Kurultayı yazılıdır. Paralar nikel gümüş metalden yapılmıştır. Çapları 35 mm’dir. 35 bin adet basılan hatıra parası 43 grivnaya satılmaktadır. Hatıra parası için sanatçı Taran Vladimir, Haruk Alexander ve Haruk Sergey ile heykeltraşlar Demyanenko Vladimir ve Demyanenko Anatoly çalışmıştır.

Ukrayna hatıra parayı basarak Rusya’ya bir mesaj vermiştir. Türkiye bu mesajı iyi okumalıdır.

2 Mayıs 2017’de Rus askerlerin görüldüğü Suriye’nin Afrin kentindeki bazı binalarda terör örgütü PKK’nın uzantısı PYD’nin silahlı kanadı YPG’nin flaması ile Rus bayrakları birlikte dalgalanmıştır. 5 Aralık 2017 tarihli Türk basınında yer alan haber de çok önemlidir: “PKK’nın Suriye uzantısı YPG, bir Rus general ile basın toplantısı yaptı. Fırat Nehri çevresini DEAŞ’tan Rus ve ABD yardımıyla arındırdıklarını ilan etti. İki ülkeyle ortak karargah kurmak istediklerini söyledi.”

Bu konuda Türkiye’den önemli bir açıklama gelmemesi, acaba Rusya ile ilişkilerin gerilmemesine mi bağlanmaktadır? Batı dünyasının terör örgütü olarak tanımladığı PKK ve PYD (Demokratik Birlik Partisi), 10 Şubat 2016 tarihinde  sınır ihlali yapan uçaklarının düşürülmesinin ardından  Moskova‘da temsilcilik açmıştır.

Türkiye’de kasıtlı bir Batı düşmanlığı belli çevrelerce empoze edilerek, Rusya’nın egemen olduğu kuruluşlara girilmesi yönünde bir hava yaratılmaya çalışılmaktadır. Bazı kesimler açıkça Avrasyacılık propagandası yapmaktadır. Batı dünyası sudan çıkmış ak kaşık değildir.

Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı uyguladığı çifte standartları ben Bobon kriterleri olarak tanımlıyorum. Anlamı şudur: Bo Bizden olanlar, Bon: Bizden olmayanlar. Bu kriterleri kabul etmemiz mümkün değildir. Fakat bu kriterler; Batı’dan kopalım, Rusya ile daha sıkı fıkı olalım, NATO’dan çıkalım, Ermenistan’ın da üye olduğu Avrasya Gümrük Birliğine ya da Şanghay İşbirliği Kuruluşuna girmek için gerekçe olmamalıdır.

Türkiye; 1856 Paris Anlaşması’ndan sonra Batı’ya yönelmiş, laik ve demokratik ilkeleri benimsemiş, Batı dünyası ile ortak sınıra sahip ve ona komşu, AB ülkeleri ile tarihi ilişkileri bulunan, dünya üzerinde mevcut 57 İslam ülkesi arasında ekonomik, politik, sosyal, kültürel ve sportif alanlarda en gelişmişler arasında yer alan, hayat tarzı olarak kendi kültürel değerlerini koruyarak Batı’yı seçmiş, dünyadaki tek Müslüman ülkedir.

Mustafa Kemal Atatürk 29 Ekim 1923 tarihinde Fransız yazar Maurice Pernot’ya verdiği demeçte tercihini yapmıştır: “Memleketimizi asrileştirmek istiyoruz. Bütün çalışmamız Türkiye’de asri binaenaleyh batılı bir hükümet vücuda getirmektir. Medeniyete girmek arzu edipte Batıya yönelmemiş millet hangisidir?”

Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın 100’ncü Yıl Kutlamaları kapsamında 6 Aralık 2017’de  Ukrayna Parlamentosu’nda bir toplantı düzenlenecektir. Toplantıya Kırım Tatar diasporası temsilcileri, Polonya ve Litvanya Müftüleri de davet edilmiştir.  7 Aralık tarihinde Kiev-Mohıla Akademisi’nde Kurultay’ın 100’ncü Yılı: Geçmiş, Bugün, Gelecek konulu konferans, 12-13 Aralık tarihlerinde de Romanya’da bazı  etkinlikler düzenlenecektir.

Ukrayna Başbakanı Vladimir Groysman’ın Milli Kurultayın düzenlenmesinin 100’ncü  yıldönümü için yayınladığı kutlama mesajı şöyledir: “Kırım Tatar halkının saygıdeğer liderleri ve rehberleri, Kırım Tatar Milli Meclisi  üyeleri, Kırım ve Ukrayna anakarasındaki Kırım Tatarları, kardeşlerim. Hükümetim ve kendim adıma sizi, Kırım Tatar halkının Birinci Kurultayı’nın 100. yıldönümü münasebetiyle kutluyorum.

Yüzyıl önce Kırım Tatarlarının ilk ulusal toplantısında Kırım Halk Cumhuriyeti ilan edilmişti. Bolşeviklerin saldırısından dolayı ilan edilen Cumhuriyet sadece birkaç ay ayakta kalabilse de, ilan edilmesi sadece Kırım Tatarları ve Ukrayna için değil, tüm dünya için büyük önem taşıyordu. Bu, dünyada Müslüman bir topluluğun demokratik sisteme yönelik ilk projelerinden biri ve dünyanın ilk Müslüman cumhuriyetiydi.

Bu sebeple Birinci Kurultay, Ukrayna ve Kırım’da demokratik geleneklerin ne kadar eski olduğunu gösteriyor. Bugün 100 yıl önce olduğu gibi, düşman yine Kırım topraklarına geldi. İşgal altındaki Kırım’da, Kırım Tatarları sert baskı ve takibata maruz kalıyor. İşgal yönetimi onları takip ediyor, hapse atıyor, sahte davalar açıyor ve namertçe öldürüyor. On binlerce Kırım Tatarı, ana topraklarından ayrılarak Ukrayna’nın ana kısmına taşınmak zorunda kaldı.

Kırım’ı işgalden kurtarma ve Kırım Tatarlarını koruma konusu ortak çalışmamızın önceliklerinden biridir. Hükümet, vatandaşlarımızı işgalcilerden korumak için, Kırım Tatarlarının tekrar özgürce kendi topraklarında yaşaması için mümkün olan her şeyi yapıyor. Ukrainler ve Kırım Tatarları defalarca sınavları ve zorlukları birlikte aştılar, birlik ve dayanışma sergilediler, makul yaşam koşulları yaratmaya çalıştılar. Bir sonraki Kurultay’ın işgalcilerden kurtarılan Kırım topraklarında toplanacağına inanıyorum.”

Kurultayın yıldönümü kapsamında Türkiye’de de etkinlikler gerçekleştirilecektir. Bu kapsamda Birinci Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın ve Kırım Ahali (Demokratik) Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’ncü yıldönümü sebebiyle Kırım Dernekleri Genel Merkezi 15 Aralık 2017 tarihinde 19.00-21.00 saatleri arasında Grand Ankara Hotel ve Convention Center’da bir resepsiyon düzenleyecektir. Arzu edenler resepsiyona katılabilmek için Kırım Dernekleri Genel Merkezi ile iletişime geçebilirler.

Yazar Prof. Dr. Sadık Rıdvan Karluk

1948 yılında Eskişehir’de doğdum .1970’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdim. Kısa bir süre Maliye Bakanlığı ve Sayıştay’da çalıştıktan sonra 1972 yılında Eskişehir İTİA İktisat Bölümü’nde akademik kariyere başladım. 1975’te doktor, 1979’da doçent oldum. 1975 – 1976’da İngiltere Sussex Üniversitesi’nde doktora üstü çalışmalar yaptım.

1982 yılında Devlet Planlama Teşkilatı Başbakan Turgut Özal’ın direktifleri doğrultusunda kurulan AET Genel Müdürlüğü’nün (şimdiki AB Bakanlığı) başkanlığını yaptım. 1984 – 1985 döneminde İktisadi Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundum, 1982 – 1985 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı’na (Nuh Kuşçulu) danışmanlık yaptım. Bu dönemde Türkiye’de Yabancı Sermaye Yatırımları konusunda iki kitabım (biri İngilizce) ile İhracatta Vergi İadesi kitabım İTO tarafından yayınlandı.

1985 yılında Paris’te OECD nezdinde Türkiye Büyükelçiliği’ne Planlama Müşaviri sıfatıyla tayin edildim. Görev yaptığım dönemde Türkiye’yi 4 Komite’de temsil ederek, Türkiye’de kalkınmakta olan bölgeler konusunda OECD’nin önemli bir araştırmasının (Regional Problems and Policies in Turkey) basılmasına katkıda bulundum. 1990 yılında yurda dönüşümde DPT Müsteşar Müşavirliği’ne getirildim. Daha sonra Başbakanlık Başmüşavirliğinde Türkiye ile Türk Cumhuriyetlerinin ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde bir model olan “Türk Ödemeler Birliği” kurulması için bir proje geliştirdim.

1991 yılında profesörlüğe atanarak Anadolu Üniversitesi’ne geçtim. Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye Ekonomisi, Uluslararası İktisat, Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Türkiye İlişkileri , Dış Ticaret Teorisi ve Politikası, Uluslararası Entegrasyonlar derslerini kendi eserlerimi esas alarak yürüttüm. Akademik kariyerimde 23 yüksek lisans, 16 doktora tezi yönettim. Bu öğrencilerim arasında çeşitli üniversitelerde görev yapan çok sayıda profesör, doçent ve yardımcı doçent bulunmaktadır. Üniversite Senato ve Yönetim Kurulu üyeliği yaptım, İktisat Fakültesi Dekanlığım döneminde AÖF kapsamında bulunan tüm iktisat kitaplarının yeni formata göre yazılmasına yazar ve editör olarak katkıda bulundum.

İkinci (1981), Üçüncü (1992) ve Dördüncü (2004) Türkiye İktisat Kongrelerine bildiri sunarak katılan tek öğretim üyesiyim. Dördüncü Türkiye İktisat Kongresi Bilim Komisyonu üyeliği yaparak Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Bilim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundum. 1996 yılında TOBB Milletlerarası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce: ICC) Uluslararası Ticaret ve Yatırım Politikaları Komisyonu’nda (Commission on Trade and Invesment Policy) ICC Türkiye Temsilciliğine getirildim. Son 10 yıldır TOBB ICC IFO World Economic Survey kapsamında her üç ayda Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ile ilgili olarak gönderilen sualnameleri cevaplandıran 12 uzmandan biriyim.

“Uluslararası Ekonomi: Teori ve Politika”, “Türkiye Ekonomisi: Cumhuriyetin İlanından Günümüze Yapısal Değişim”, “Avrupa Birliği”, “Türkiye Avrupa İlişkileri: Bir Çıkmaz Sokak” ve “Uluslararası Kuruluşlar” başlıklı temel ders kitaplarım dahil yayınlanmış 24 kitabım, 300’den fazla makalem, 12 ortak ve 3 çeviri eserim vardır. Beş ders kitabım (642-908 sayfa aralığında) 42 baskı yapmıştır. Tüm üniversitelerde ders kitabı ve yardımcı kitap olarak okutulmaktadır.

Ortak yazarlı bir ders kitabım TÜBA üniversite ders kitapları 2012 yılı telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere 6 “bilimsel araştırma ödülüne” sahibim. Diğer araştırma ödüllerim şunlardır: 1984: Enka Vakfı, “Türk Ekonomisinin Dünya Ekonomisine Entegrasyonu,” Bilimsel Araştırma Yarışması Üçüncülük Ödülü, 1982: Türkiye Milli Kültür Vakfı: Teşvik Armağanı, Dal: İktisat, 1981: İktisadi Kalkınma Vakfı, “AET ile İlişkilerimizin Atatürkçü Ekonomik Politika Açısından Değerlendirilmesi,” Behçet Osmanağaoğlu İnceleme Yarışması Birincilik Ödülü, 1979: Pamukbank, “Dışsatımın Özendirilmesinde Ticari Bankalarımızın Yeri” Bilimsel Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü.

ABD ABI Enstitüsü’nün Yılın Eğitimcisi (Man of the Year 2011) ödülü sahibiyim. Özgeçmişim WHO’s WHO Dünya, Asya ve Türkiye baskılarında yer almıştır. (Who's Who in Asia 2012, Asya’da Kim Kimdir 2’nci baskı, 01/11/2011, Who's Who in the World 2011, Dünyada Kim Kimdir, 28’nci baskısı, 03/12/2010, Günümüz Türkiyesi'nde Kim Kimdir, 01/05/2005). Özgeçmişim Turkischer Biographiscer Index/Turkish Biographical Index’te (2004, s.563) yer almıştır. Google Akademik’te 1.070 (05.02.2018) atıfım vardır.

Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Kayseri Sanayi Odası, İşveren Dergisi, İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi gibi oda dergilerinde yazılarım yer almıştır. Türkiye’de yayınlanan çok sayıda bilimsel derginin hakem heyetinde yer almaktayım. Ders kitaplarım: 42 baskı yapmış olup 3.884 sayfadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.