Kategoriler
Dünya Kültür/Sanat Ümran Ünlü

HANGİ ÇOCUK HAKLARI

 

20 Kasım da Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutladık.Utanmadık…Hiç yüzümüz kızarmadı…Vicdanımız sızlamadı.

Birleşmiş Milletler 20 Kasım 1989 da Çocuk Hakları Sözleşmesini imzalayıp,bu tarihi Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kabul etmiştir.Tarihte en geniş kabul gören insan hakları belgesinin ne olduğunu biliyor musunuz?Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi…Biz büyükler bu sözleşmeyi imzalayarak dünyadaki bütün çocukları koruma altına almış bulunmaktayız.

Dini,dili,ırkı,nerede doğduğu,cinsiyeti ne olursa olsun,çocuk dünyanın heryerinde çocuktur.

Yaşasın…Artık bütün dünyadaki çocuklar zararlı etkilerden korunacak,sömürülmeyecek,taciz edilmeyecek,çocuk yaşta evlendirilmeyecek,en iyi şekilde eğitilecek,yaşama hakları ellerinden alınmayacak.

Kimi kandırıyorsunuz…?Çocukları mı,kendinizi mi,dünyayı mı?

İşin en garibi bu sözleşmeleri imzalayanlar en çok zararı veriyor çocuklara.Acaba suçlarını bastırmak için mi böyle sözleşmeler imzalayıp,günler ilan ediyorlar.

Dünyadaki bütün savaşlara bakın!Kimler çıkarmış…Kimler bu savaş çığırtkanlarına silah satmış…Kimler insanların evlerini barklarını başlarına yıkmış…Bu ne ikiyüzlülük,bu ne utanmazlık,bu ne vizdansızlıktır.

Unuttunuz mu Japonya ya atılan bombanın etkilerinin yıllarca sürüp sakat çocuklar doğduğunu…Ya ölen çocukları…

İran-Irak-Suriye savaşlarında bombaların yıktığı binaların altından çıkarılan çocuk cesetlerini…Savaştan kaçmak için yerini yurdunu terkederken,devrilen kayıktan deniz kıyısına vuran çocuk cesetlerini…

Ya hayatta kalanlar! Yaşadıkları travmayı nasıl atlatıyorlar hiç bilgisi olan var mı?

Afrika da ,Endonezya da açlıktan ölen çocukları…Çin de günde 5 sente çalıştırılan çocukları.

Türkiye bu sözleşmeyi 1990 da imzalamış.İmzalamış da ne olmuş!İzlenen yanlış politikalar yüzünden sözleşme hükümlerini en çok çiğneyen ülke olmuşuz…

Ülkemizde eğitim sistemini her gün biraz daha geriye götürerek,tarlada,fabrikada,sokakta çalıştırarak eğitim haklarını ellerinden almışız.935 bin 832 kız,bir milyon 38 bin erkek ,toplam bir milyon 973 bin 874 çocuğun eğitim dışında olduğunun farkında mısınız!

Hayatını kaybeden 30 işçiden birisinin çocuk olduğunu bilsen kılın kıpırdar mıydı? 2 milyon çocuk işçinin % 80 ni kayıt dışı çalıştırılıyor.Hükümet çıraklık kanunları çıkarıyor,işte taşaron olarak çalıştırılan bu çocuklar için.Bunlar  MEB nın resmi verileri…

Çocuk işçilerde dünya ikincisiyiz.

Ya çocuk gelinler…Ülkemizdeki kanayan yara…Son 10 yılda 482 bin kız çocuğunun evlendiğini kim duyar,kim bilir…

Çocuk gelinlerde dünya üçüncülüğüne sahibiz…

Ya son yıllarda garip bir şekilde artan çocuk tacizleri…Savunmak ve önlem almak,suçluları cezalandırmak bir yana,”bir kereden bir şey olmaz,aileler çocuklarına sahip çıksaydı”diyen politikacıların insafına terk edilmiştir.Son 10 yılda % 700 lük bir artış göstermiş.sadece 2017 nin ilk 10 ayında 317 çocuk tacize uğramış.

%85 i gizli kaldığı halde çocuk taciz ve tecavüzlerinde dünya ikincisiyiz…

Ya cezaevindeki çocuklarımız….

Bugün en başta iktidar politikaları yüzünden çocuk gelinler,çocuk işçiler,eğitimsiz çocuklar,çocuk tacizleri çoğalmakta.

AKP iktidar olduğundan beri cezaevindeki çocuk sayısı ne kadar arttı biliyor musunuz?tam %33 arttı.Ceza evlerinde ne kaç çocuk olduğunu,ne de kaç çocuğun oralarda öldüğünü yazmaya içim elvermiyor artık.

Deveyi hamuduyla yutanların elini kolunu sallayarak gezdiği,bir baklava çaldı diye küçücük çocuğun ceza evine koyulduğu yerin adı Türkiye…

Biraz insaf…Biraz vicdan…Biraz utanma…Takkenizi önünüze koyun ve bu yaşananların kendi çocuklarınızın başına geldiğini düşünün ve ona göre kanunlar çıkarın.

Unutmayın kan,gözyaşı,acıların ahı yerde kalmaz,eninde sonunda gelir yakana yapışır…Demedi deme….

Yazar Ümran Ünlü

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist...

Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.