Kaza değil cinayettir

Şırnak’ta meydana gelen helikopter kazasında 13 kahraman askerimizi yitirmemizin acısını yaşarken diğer askeri helikopter kazalarını getirdi akıllara.

Askeri helikopterler alçak uçuşları sırasında ağaçlara, binalara çarpma sırasında Türk Silahlı Kuvvetlerinde 25 yılda tam 8 helikopter kazası olmuş.

34 askerimiz şehit olmuş 9 askerimiz yaralanmışlar.

Şırnak’taki Helikopter kalkışından üç dakika yüksek gerilim hattındaki tellere takılarak düşmüş.

Tellere takılan helikopterlerde sık, sık kazalar oluyormuş.

Bunun çaresi yok mu dediğimizde meğer varmış.

Helikopter Engel Tespit Sistemi… (HETS)

Alçak uçuş yapan helikopter pilotlarının önceden hem görsel hem de sesli olarak uyarıldığı bu sistemin helikopterlere takılması için 2010 yılında çalışmalara başlanmış.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından açılan ihale, 2014 yılında acil ihtiyaç nedeniyle hazır alıma çevrilmiş.

Yıl 2017.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın internet sitesinde yer alan duyuruya göre, çalışmalar 7 yıldır sonlandırılamazken, ihale de 3 yıldır tamamlanamamış.

Aradan 7 yıl geçmiş…

Yuh olsun!

Kendilerine gelince kesenin ağzı açılır ama vatanı koruyan asker için zırnık yok.

İşte bu kazalar aslında, duyarsız devlet tarafından cinayete dönüşmüştür.

Halen  TSK bünyesindeki 172 helikopterde bu sistem bulunmuyormuş.

Bundan şu anlam çıkıyor, böyle kazalar Allah korusun daha tekrarlanabilir.

Bir devlet düşünün ki bu kadar önemli, askerlerimizi ölüme göndermeyecek bir sistemi alamıyor.

İhaleler ancak yandaşlara veriliyor.

Milletin bilmem nesine koyan herifler gibi.

Devlet kasasından harcanan paralar AKP’nin seçim çalışmalarına, saray masraflarına gidiyor.

Cumhurun başına lüks, daha güvenli jetler alınıyor ama askere gelince para yok.

Lanet olsun… Lice’de üç, Şırnak’ta 13 olmak üzere 16 şehidimiz oldu.

İki yıl önce ( 2015-24.Ocak) Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdulaziz el-Suud geberince bayraklarımız yarıya indiriliyor ama 16 vatan evladımız için yas ilan edilmiyor.

Bunun nedenini bilmek isteriz.

İktidarın çekindiği bir şeyler var zahir!

Bahçeliden Akar’a destek!

Bahçeli destekçi başı oldu.

Akar’ın Meclis Darbe Komisyonuna  verdiği ifade hakkında ne dediği sorulunca ;

“Genelkurmay Başkanı’nın ifadesidir, onu da kabul etmek gerekir. Sayın Genelkurmay Başkanı, darbenin muhatabı. İtiliyor, kalkılıyor, elleri kolları bağlanıp, götürülüyor.

Ona bunu yapanları bırakıp, onunla uğraşmak doğru değil.

Terörle mücadele eden bir ülke… Terörü çökertmeye çalışan bir orduyu bir arada tutmaya çalışıyorsun. Suriye ile Irak karmakarışık bir ortam içerisinde. Şu an Suriye ile Irak’la, ABDsi, Almanyası ile uğraşırken, Komutan’ı tartışmaya açmak tarihi bir hata olur. “demiş.

Oysa bu darbe sahte midir, tiyatromudur halen meydana çıkmış değil.

Yığınla karanlık noktalar var.

Ve üstünü örtmek için her şey yapılıyor.

Yüzlerce değerli komutan Ergenekon davaları ile zindanlara kapatıldığında sesi çıktı mı?

Askeri okullar kapatılmış gık yok…

Ordusu düşmana karşı savaşırken cumhurbaşkanının özel koruması gibi onunla seyahatlerde…

Orduyu böyle mi bir arada tutmaya çalışıyor?

Gelen ihbar karşısında kendi kurumunda dahi tedbir almayarak derdest ediliyor ve bizler tüm bunlara rağmen onu tartışmayacağız ha?

Bahçeli sanırım kendisine de bir pay çıkartmak istiyor.

Malum! Başarılı olmayan genel başkanların! Değişmesi istendiğinde “şimdi sırası değil, ortam gergin. Dışarıya karşı bunlar hep kavga ediyorlar havası olmasın” gibi söylemler oluyor ya…

Tarihi hataları kendisi yaparken,(hoş hata da denmez çünkü hep bilinçli olarak AKP’ nin yanında oldu) ve Türkiye’nin bu hale gelmesinde en büyük aktör olmuşken böyle konuşması çok saçma ve komik oluyor.

Oysa derdest edilmiş bir ordu kumandanı gururlu davranıp o gece istifasını vermeliydi.

Tünay Süer

3 Haziran 2017

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.