Kategoriler
Prof. Dr. Rıdvan Karluk

Ankara’da 18 Mayıs 1944 Tatar Sürgünü ve Soykırımı Protesto Edildi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin Sarayı’ndaki Ekaterinskiy Salonu’nda gerçekleşen törende Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasına ilişkin  belgeyi 21 Mart 2014 tarihinde  imzalamış, Kırım ve Sivastopol  böylece  Rusya’ya bağlanmıştır. Bundan tam 70 yıl öncede bir diğer Rus lideri olan Stalin 18 Mayıs 1944 tarihinde Sovyetler Kırım’ı yeniden ele geçirince Almanlarla işbirliği yaptıkları  gerekçesiyle Sovyet ordusunda olan Tatarlar da dahil 300 bin Kırım Türkünü sürgüne göndermiş,  sürgün sürecinde bunların yarısı hayatını kaybetmiştir.

Bu yıl Kanada da Kırım Tatar Türkleri Başkanı Rüstem Irsay’ın liderliğinde sürgün ve soykırım  protesto edilecektir. Rüstem Bey, Kanada Türk Boyları Birliği’nin (Turkic Assembly of Canada)   mensubu olup,  Kanada’daki Turkic topluluklarıyla her zaman dayanışma içinde olmuştur. İletişim adresi şöyledir: rustem555@hotmail.com Bu adresten kendisine ulaşabilirsiniz.

 

Kırım Tatar Sürgünü’nün 73’ncü Yılı Matem Mitingi,  Ankara Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda  biraz zor da olsa yapılmıştır. Fakat miting önce kapalı alan alınmış, daha sonra yapılmasına  izin verilmiştir. Benim görüşüme göre bu kararda  Rusya etkili olmuştur. Çünkü, Kırım Tatarlarını anayurdu olan Kırım, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Rusya tarafından işgal edilmiştir. Bu işgal Türkiye tarafından tanınmamaktadır.

Rusya’nın Kırım’ın  uluslararası hukuka aykırı olarak işgalinin protestolara ortam hazırlayacağı ve Rusya ile gelişen ilişkilere zarar verebileceği  endişesiyle  bu karar alınmış olabilir. Fakat unutulmamalıdır ki, Moskova’da PKK ve YPG’nin büroları bulunmakta ve Rusya Batı dünyasının aksine PKK’yı terörist örgüt olarak tanımlamamaktadır.

Suriye sınırında  terör örgütü YPG ile birlikte Rus bayrakları dalgalanırken, Kanada, 18 Mayıs kurbanlarının anılmasına “açık alanda”  izin verirken,  Ankara Valiliğinin kararını anlamakta, Eskişehir Kırım Derneği eski Başkanı ve Kırım Gelişim Vakfı kurucu üyesi olarak  bir anlam veremiyorum. Kırım Tatar Teşkilatları Platformu’nun 13 Mayıs Cumartesi günü Ankara’da düzenlenecek Kırım Tatar Sürgünü Matem Mitinginin iptal zorunluluğu hakkında yapılan açıklaması  aynen şöyledir:

“Vatanımız Kırım’ın işgalinden sonra Kırım’da işgalci Rusya Federasyonu tarafından 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgününü Anma Mitinglerinin yasaklanmasının ardından Platformumuz tarafından Kırım Tatarlarının en büyük diasporasının yaşadığı Türkiye Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’da bulunan Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda üç yıldan bu yana Kırım Tatar Sürgünü Matem Mitingleri düzenlenmekteydi.

Başkentimiz Ankara’da gerçekleştirilen bu anma mitingleri vatanımız Kırım’da Rusya Federasyonunun zulüm ve baskı politikası altında yaşayan Kırım Tatarları için büyük anlam ve önem taşımakta, kardeşlerimize umut olmaktaydı.

Platformumuz, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi’nin bir ay önce yapılan müracaatı sonrası Ankara Valiliğinin isteği doğrultusunda sürgünün 73. Yıldönümünü Anma faaliyetleri kapsamında bu yıl da Ankara Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda 13 Mayıs 2017 Cumartesi günü saat 13:30’da matem mitingi düzenlenmesine karar vermiş ve bu amaçla her türlü duyuruyu yaparak hazırlıklarını tamamlamıştı.

Ancak, yapılan bütün hazırlıklara rağmen Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 8 Mayıs 2017 tarihinde daha önce kararlaştırılanın aksine açık hava toplantımızın İl İdaresi Kanunu ve OHAL Kanunu kapsamında güvenlik gerekçesi ile kapalı alana alınması istenmiştir. Aynı alanda bir gün sonra yapılacak etkinliğin iptal edilmemesinden ötürü ileri sürülen gerekçelerin Platformumuzca tatmin edici bulunmadığı ve engelleme anlamına geldiği kanaati ile Ankara Valiliği ile yapılan görüşmelerden bugüne kadar bir sonuç alınamamıştır.

Bu sebeple, yetkili makamlarla yapılan tüm görüşmelerde olumlu netice alınamadığından; Platformumuz tarafından 13 Mayıs 2017 tarihinde saat 13:30’da yapılacağı duyurulan Kırım Tatar Sürgünü 73. Yıl Matem Mitingini iptal etme zorunluluğu doğmuştur.

Belirtilen gerekçelerle iptal etmek zorunda kaldığımız mitingimize katılım için çaba gösteren, Kırım Tatarlarının büyük acısını kalbinde hisseden, büyük Sürgünde kaybettiğimiz on binlerce şehidimizin ruhuna bağışlanacak dualara el açmak isteyen, Kırım Tatarlarının insan haklarına saygılı, barışçıl, demokrasi ve hukuka saygı ilkelerine sıkı sıkıya bağlı bir şekilde yürüttüğü hak ve adalet mücadelesine desteklerini her zaman gösteren Türk milleti ve dünya kamuoyunun vicdan ve takdirlerine saygı ile arz ederiz.”

 

Cumartesi günü  yapılan mitinge binlerce  Kırım Tatar Türkü katılmıştır.  Miting  alanına kurulan platforma Kırım Tatar Tamgası ve İsmail Gaspıralı posterleri ile “Millet, Vatan, Kırım” pankartları asılmıştır. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Andrii Sybiha, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin  konuşma yapmış, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun “seninleyiz” yazılı posteri yer almıştır.  Açılışta sürgünde hayatını kaybedenler için dua edilmiş, Sena Kara  isimli öğrenci   yazdığı Kırım şiirini okumuştur.

 

Sybiha, 73 yıl önce Sovyet yönetimince sürgün edilen Kırım Tatarlarını  anmak için bir araya geldiklerini belirterek  yaşananları trajedi olarak  değerlendirmiştir. Kırım  Türkleri ile Ukrayna halkının Rus İmparatorluğu, komünist rejim ve Rusya’ya  karşı direndiğini açıklamıştır. Büyükelçi, Ukrayna’nın Kırım Türklerinin sürgününün soykırım olarak tanınması  için çaba göstereceğini özellikle belirmiştir.  Yeni Ukrayna’da anayasasında  Kırım Cumhuriyeti’nin özerklik statüsüne sahip olmasını kapsadığını açıklamıştır.

Mükremin  Şahin  de “Halkımız 1921’de ve 1929’da büyük felaketler yaşadı. 1937’de, 1938’de aydınlarımızın, ziyalılarımızın katledildiğini, kurşuna dizildiğini, hapislerde ve sürgünlerde çürütüldüğünü gördü”  hatırlatmasında bulunarak, 18 Mayıs 1944 tarihinde Kırım Tatarların Ural Dağlarına ve Orta Asya çöllerine sürgüne gönderildiğini  söylemiş, sürgünde  halkın yüzde 47’nin yaşamını yitirdiğini açıklamıştır.

Başbakan Yardımcısı  Cevdet Yılmaz,  daha önce Rusya’nın Türkiye’nin son derece önemli bir ticari partneri ve önemli bir komşusu olduğunu belirtmiş ve şunları söylemişti: “…Ukrayna’da yaşayan bütün etnik grupların, bütün değişik kesimlerin de memnun olacağı bir çerçevede bu sorunların aşılmasını arzu ediyoruz. Orada Kırım Türkleri de yaşıyor biliyorsunuz. Özellikle, Kırım Türklerinin koşulları tabi bizi çok yakından da ilgilendiriyor.” Cevdet Yılmaz haklıdır. Çünkü Kırım ve Kırım Tatarları, Türkiye ve Anadolu Türkleri için çok önemlidir. Bu öneminden dolayı 21 Mart 2014 tarihinde Ankara’da menfur bir suikasta uğrayarak hayatını kaybeden Rusya Büyükelçisi  A. G. Karlov  Rusya Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti Kültür Bakanı A. M. Sibagatullin ile beraber  Eskişehir’e  gelerek Tatar Kültür Evine ziyarette bulunmuştu.

 

Konstantinoupolis İstanbul Olacak mı?

 

Aşağıdaki fotoğraf tarafımdan  Yunanistan’da Kavala şehrinin merkezinde  çekilmiştir. İstanbul yerine Konstantinoupolis yazılıdır. Yunanistan’da  Eğitim  Araştırma ve Din İşleri Bakanlığı koltuğuna İstanbul’lu  bir Rum olan fizik profesörü  ve bir dönem İstanbul Teknik Üniversitesi’nde de ders veren  Kostas Gavroğlu  getirilmiştir. Bakan, Sosyal Antropoloji Profesörü Polymeris Voglis  ve  profesör Haris Athanasiadis’i    yeni düzenleme için seçince, Yunanlı  sağcılar bu atamalara tepki göstermiştir.

 

 

 

 

 

Athanasiadis; İzmir’i  Yunanlıların yaktığını açıklamış,  Pontus soykırımı  yoktur demiş, İstanbul’a Konstantinopolis denmesinin anlamsız olduğundan dolayı kitaplardan da bu ifadenin çıkarılması gerektiği  söylemiştir. Voglis, Makedonya isminin Makedonlara  verilmesini savunmaktadır. Bu iki ismin ülkedeki tarih eğitimini şekillendirecek kurulların başına getirilmesi üzerine bu  tarihçiler yeniçeri askeri ve vatan haini olmakla itham edilmişlerdir. Ben şahsen 18 adamızı işgal eden Yunanistan’ın bu değişiklikleri yapabileceğine inanmamaktayım.

                                                      ***

Cumhuriyetimizin kurucusu, ilk cumhurbaşkanımız,  Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile   annesi  ve  manevi kızıyla ilgili iftira dolu yorumları  yapanları ve buna ortam hazırlayanları nefretle kınıyorum.

 

Prof. Dr. S. Rıdvan Karluk

AKEV Üniversitesi

Antalya

 

 

 

 

Yazar Prof. Dr. Sadık Rıdvan Karluk

1948 yılında Eskişehir’de doğdum .1970’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdim. Kısa bir süre Maliye Bakanlığı ve Sayıştay’da çalıştıktan sonra 1972 yılında Eskişehir İTİA İktisat Bölümü’nde akademik kariyere başladım. 1975’te doktor, 1979’da doçent oldum. 1975 – 1976’da İngiltere Sussex Üniversitesi’nde doktora üstü çalışmalar yaptım.

1982 yılında Devlet Planlama Teşkilatı Başbakan Turgut Özal’ın direktifleri doğrultusunda kurulan AET Genel Müdürlüğü’nün (şimdiki AB Bakanlığı) başkanlığını yaptım. 1984 – 1985 döneminde İktisadi Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundum, 1982 – 1985 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı’na (Nuh Kuşçulu) danışmanlık yaptım. Bu dönemde Türkiye’de Yabancı Sermaye Yatırımları konusunda iki kitabım (biri İngilizce) ile İhracatta Vergi İadesi kitabım İTO tarafından yayınlandı.

1985 yılında Paris’te OECD nezdinde Türkiye Büyükelçiliği’ne Planlama Müşaviri sıfatıyla tayin edildim. Görev yaptığım dönemde Türkiye’yi 4 Komite’de temsil ederek, Türkiye’de kalkınmakta olan bölgeler konusunda OECD’nin önemli bir araştırmasının (Regional Problems and Policies in Turkey) basılmasına katkıda bulundum. 1990 yılında yurda dönüşümde DPT Müsteşar Müşavirliği’ne getirildim. Daha sonra Başbakanlık Başmüşavirliğinde Türkiye ile Türk Cumhuriyetlerinin ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde bir model olan “Türk Ödemeler Birliği” kurulması için bir proje geliştirdim.

1991 yılında profesörlüğe atanarak Anadolu Üniversitesi’ne geçtim. Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye Ekonomisi, Uluslararası İktisat, Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Türkiye İlişkileri , Dış Ticaret Teorisi ve Politikası, Uluslararası Entegrasyonlar derslerini kendi eserlerimi esas alarak yürüttüm. Akademik kariyerimde 23 yüksek lisans, 16 doktora tezi yönettim. Bu öğrencilerim arasında çeşitli üniversitelerde görev yapan çok sayıda profesör, doçent ve yardımcı doçent bulunmaktadır. Üniversite Senato ve Yönetim Kurulu üyeliği yaptım, İktisat Fakültesi Dekanlığım döneminde AÖF kapsamında bulunan tüm iktisat kitaplarının yeni formata göre yazılmasına yazar ve editör olarak katkıda bulundum.

İkinci (1981), Üçüncü (1992) ve Dördüncü (2004) Türkiye İktisat Kongrelerine bildiri sunarak katılan tek öğretim üyesiyim. Dördüncü Türkiye İktisat Kongresi Bilim Komisyonu üyeliği yaparak Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Bilim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundum. 1996 yılında TOBB Milletlerarası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce: ICC) Uluslararası Ticaret ve Yatırım Politikaları Komisyonu’nda (Commission on Trade and Invesment Policy) ICC Türkiye Temsilciliğine getirildim. Son 10 yıldır TOBB ICC IFO World Economic Survey kapsamında her üç ayda Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ile ilgili olarak gönderilen sualnameleri cevaplandıran 12 uzmandan biriyim.

“Uluslararası Ekonomi: Teori ve Politika”, “Türkiye Ekonomisi: Cumhuriyetin İlanından Günümüze Yapısal Değişim”, “Avrupa Birliği”, “Türkiye Avrupa İlişkileri: Bir Çıkmaz Sokak” ve “Uluslararası Kuruluşlar” başlıklı temel ders kitaplarım dahil yayınlanmış 24 kitabım, 300’den fazla makalem, 12 ortak ve 3 çeviri eserim vardır. Beş ders kitabım (642-908 sayfa aralığında) 42 baskı yapmıştır. Tüm üniversitelerde ders kitabı ve yardımcı kitap olarak okutulmaktadır.

Ortak yazarlı bir ders kitabım TÜBA üniversite ders kitapları 2012 yılı telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere 6 “bilimsel araştırma ödülüne” sahibim. Diğer araştırma ödüllerim şunlardır: 1984: Enka Vakfı, “Türk Ekonomisinin Dünya Ekonomisine Entegrasyonu,” Bilimsel Araştırma Yarışması Üçüncülük Ödülü, 1982: Türkiye Milli Kültür Vakfı: Teşvik Armağanı, Dal: İktisat, 1981: İktisadi Kalkınma Vakfı, “AET ile İlişkilerimizin Atatürkçü Ekonomik Politika Açısından Değerlendirilmesi,” Behçet Osmanağaoğlu İnceleme Yarışması Birincilik Ödülü, 1979: Pamukbank, “Dışsatımın Özendirilmesinde Ticari Bankalarımızın Yeri” Bilimsel Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü.

ABD ABI Enstitüsü’nün Yılın Eğitimcisi (Man of the Year 2011) ödülü sahibiyim. Özgeçmişim WHO’s WHO Dünya, Asya ve Türkiye baskılarında yer almıştır. (Who's Who in Asia 2012, Asya’da Kim Kimdir 2’nci baskı, 01/11/2011, Who's Who in the World 2011, Dünyada Kim Kimdir, 28’nci baskısı, 03/12/2010, Günümüz Türkiyesi'nde Kim Kimdir, 01/05/2005). Özgeçmişim Turkischer Biographiscer Index/Turkish Biographical Index’te (2004, s.563) yer almıştır. Google Akademik’te 1.070 (05.02.2018) atıfım vardır.

Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Kayseri Sanayi Odası, İşveren Dergisi, İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi gibi oda dergilerinde yazılarım yer almıştır. Türkiye’de yayınlanan çok sayıda bilimsel derginin hakem heyetinde yer almaktayım. Ders kitaplarım: 42 baskı yapmış olup 3.884 sayfadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.