YENİ DÜNYA DÜZENİ DOSYASI : THE NEW WORLD ORDER VE KÜRESELLEŞME


Okuma Süresi: 5 Dakika

Yeni Dünya Düzeni, monarşileri yıkmayı ve dini inançları yok etmeyi, ulus devletleri ve vatanseverliği sonlandırarak totaliter bir tek dünya devleti kurmayı planladığı öne sürülen, faaliyeti ya da varlığı tartışılır fakat elde edilen bilgiler tam değerlilik kazanmamış olan bir teori. Aynı teorinin bir uzantısı olarak Rockfeller ailesi özdeşleşen illuminati zihin kontrolü ve bilinmeyen ya da gizli olan sistemleri uygulayarak, hükümetleri ve kuruluşları ele geçirerek yeni dünya düzeni kurmayı planladığı iddia edilen örgüt olup yine bir görüşe göre de illuminatinin bilinenin aksine, karanlık ve bilinmeyen organizasyonların yöneticisi olduğu düşünülmektedir.

***KÜRESELLEŞME***

Küreselleşme, ürünlerin, fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin alış verişinden doğan bir uluslararası bütünleşme sürecidir.

Küreselleşme kavramının en çarpıcı özelliklerinden biri, olası etkilerinin çok sayıda ve çeşitli olduğu izlenimini vermesidir. Küreselleşme, yalın toplumsal gerçekleri oldukça aşan spekülasyonlar, varsayımlar, güçlü toplumsal imgeler ve metaforlar üretme kapasitesiyle olağanüstü doğurgan bir kavramdır. Hatta, birçok düşünürün de belirttiği gibi bu kavramın çok boyutluluğu onu, sınırlarını çizme uğraşını bile zora sokmaktadır. Bu anlamda küreselleşme, sosyal bilimlerin her dalında yaygın kullanılan bir kavram olmakla beraber, genellikle bir “durum“dan, daha çok bir “akım“ı veya bir zihniyeti ima eder hale getirilmiştir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi küreselleşme sadece sosyolojinin konusu değildir fakat sosyolojik açıdan toplumsal alandaki bir değişimi ifade etmektedir. Değişimi anlamak açısından Robertson’ şöyle demştir: “…Küreselleşme teması anlayışları aralarında farklılık göstermesine rağmen küreselleşme diye adlandırılan şeyi anlamanın en iyi yolunun, dünyanın ‘birleşik’ hale geldiği, ama kesinlikle safdil işlevselci tarzda bütünleşmediği ‘biçimsorunu’ üzerinde yoğunlaşmak olduğunu düşünmektedir”

Dünyanın birleşik hale gelmesi, tekdüze dinamikler ile oluşan bir süreç değildir. Çünkü küreselleşme, ekonomik olduğu kadar siyasal, teknolojik ve kültürel boyutlu bir süreçtir. Giddens’a göre küreselleşme, tek bir süreç değildir, karmaşık süreçlerin bir araya geldiği bir olgular kümesidir. Üstelik çelişkili ya da birbirine zıt etkenlerin devreye girdiği bir süreçtir. Çoğu insanın gözünde, küreselleşme basitçe gücün ya da etkinin yerel toplulukların elinden alınıp küresel arenaya aktarılmasından ibarettir.

Bu sürecin toplumsal yaşama yönelik bir etkisine bakarsak Giddens, modernliğin sonucu olarak değerlendirdiği küreselleşmeyi, uzak yerleşimlerin birbiri ile ilişkilendirildiği yerel oluşumların millerce ötedeki olaylarla biçimlendirildiği dünya çapındaki toplumsal ilişkilerin yoğunlaşması olarak tanımlamaktadır. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, bu çok boyutlu kavram etki ettiği toplumsal gerçeklik türüne göre bireylerin kafasında da çeşitli anlamlar oluşturmaktadır. Bu anlamda bazıları için küreselleşme, kapitalizmin gücünü temsil ederken, bazıları için de, dünyanın batılılaşmasını ifade etmektedir. Bazıları küreselleşmenin yoğunluk ve artan melezleşmeyle birlikte heterojenik yarattığını düşünürken, bir diğer grup homojenliği artırdığını düşünmektedir.

Devlet dışı sosyal organizasyonlar küreselleşmeyi, çevre hareketi, demokratikleşme ve insanileştirme gibi pozitif sosyal amaçları sağlayacak kaldıraç olarak görürken, iş adamları için artan kâr ve güç stratejisi ve hükümetler için de çok sık olarak devlet gücünde artış sağlamanın yerine kullanılmaktadır. Giddens, küreselleşmeyi, bir çeşit sadece veya kısmen batılılaştırma olarak görür. Elbette batılı ülkeler ve daha genelde sanayi ülkeleri, yoksul ülkelere kıyasla dünyadaki gelişmeleri hâlâ çok daha fazla etkileyecek güce sahiptirler. Ama küreselleşmenin başka bir boyutu, beraberinde giderek merkezsizleşmeyi; belli bir ülkeler grubunun denetiminin ortadan kalkmasını, büyük kuruluşlarının denetim gücünün iyice azalmasını da getirmesidir. Sonuç olarak bu küreselleşmeyi daha iyi anlayabilmek için bu kavramın toplumsal yaşama olan etkilerini ayrı ayrı başlıklar halinde ele alıp değerlendirmek gerekecektir. Ama unutulmaması gereken unsur bu etkileri ayırma çabasının sadece küreselleşmenin daha kolay anlaşılabilmesine yönelik olduğudur.

ABD’li ekonomist Timothy Taylor, küreselleşmeye karşı olan tepkilere karşın şunları ifade etmiştir: “Küreselleşme, ne ulusal ekonomiyi hasta eden bir zehir ne de kâr amaçlı holdinglerin işçileri sömürmek ve çevreye zarar vermek üzere kullandığı bir araçtır. Küreselleşme, ne sömürgeciliğin dönüşü ne de dünya yönetimine erişim anlamındadır. En temel düzeydeki basit anlamıyla küreselleşme, imkân dahilindeki ticarî aktivitelerin sınırlarının genişlemesidir. Coğrafî, teknolojik ya da yasal engellerle kısıtlanmış, satış, satın alma, üretim, borç verme, borçlanma faaliyetleri, daha pratik hâle gelmektedir. Kürselleşmeyle birlikte ortaya çıkabilecek olanakları araştırmak ve çözümlemek, yıldırıcı bir çaba, esneklik ve değişimi gerektirmektedir. Çünkü küreselleşme, yeni ekonomik olanakların bu tür olağanüstü büyük bir düzen içinde yer alışını kapsamaktadır.

1456’da ilk kitabın Gutenberg’in matbaasında basılması, 1896’da ilk modern olimpik oyunların yapılması ve 1965’te ilk geniş alanlı bilgisayar şebekesinin ABD’de kurulması (internetin habercisi) dünyanın küreselleşmesini sağlayan olaylara örnek gösterilebilir.

Twitter: 21Darulhilafe


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Editöre mesaj gönder ya da yazıya yorum yap.
Bugün Gündem

Son Gelen Mesajlar

  1. mandaya;çümüş.camız.camış vs deniliyor olsada orjinali CAMUŞ dur

  2. Umarız bu kez bu mücadeleden, sermaye değil, insanlar kazançlı çıkarlar. Son sözleriniz dünya halkların kaderini belirleyecek 1 mayısta yayınladığım şiir…

  3. İngiltere’yi yöneten johnson’un dedeside hain Türklere ihanet eden şimdi ingilizlere ihanet ediyor..Güneş batmayan imparatorluğa demanstaki gün batımı sendromu var.Tony blair…

  4. Görünen o ki savaş sertleşecek.Rus kaynakları ele geçen ve tahrip edilen hangarların görüntüsüyle dalga geçiyor ” Teşekkürler nato ”

Son Yazılar

  • Çin Nereye? Çin’de Neler Oluyor
    Rusya-Ukrayna çatışmasına odaklanmışken Çin’de tuhaf gelişmeler yaşanmaktadır. Cinping dönemiyle hızlanan, pandemi sürecinde olgunlaştırılan hazırlıkların hangi hedefe yöneldiği ciddi tahlil konusudur: Hızla silahlanma, enerji ve gıda stoklamaları, yeniden kapanma, yasaklar… Bir adım sonra Doğu Türkistan’daki işkence ve soykırım kamplarını bütün ülke sathına yayma, sesini yükseltenleri “eğitim kampları”na gönderme de beklenebilir. Elinde akıllı telefonu, milyarlık yarı aç kitle ile süper zengin sınıf arasında gittikçe büyüyen refah makasının muhtemel sosyo-ekonomik patlamaları ayrı bir konudur. Çin halkının afyon savaşları, Mao ihtilali gibi yönetime isyan tecrübelerini de hatırlamak gerek. Büyük savaşın ön cepheleri durumundaki Kuşak-Yol girişiminin ekonomik makyajlı siyasi emperyalizm projesi haline gelmiştir. Birçok ülkenin risklere katlanarak ilk istasyonda bu “trenden” inmenin çaresine baktığı bilinmektedir. Pekin yönetimi ise bu tür gelişmeleri her seferinde “kışkırtıcı” olarak nitelemiş, sonucuna katlanırsınız mesajı göndermiştir.
  • GÜNCELLENDİRİLMİŞ MEVCUDU KORUMA VE KİRA
    Okuma Süresi: 17 Dakika Prof. Dr. Harun GÜMRÜKÇÜ (harung2030@gmail.com ) Tel.: +905058314105 Kira Konusunda Olağandışı Gelişmeler ve Ekonomik Konulu Davalarda […]
  • ENSAR CAHİLLERİNE
    Okuma Süresi: 7 Dakika Şu muhacir-ensar yalanını suratlarına vuran yok. İş gene bize kaldı. Ensar-Muhacirin anlamı nedir? Mekke’de Hz. Muhammed’in […]
  • TÜRK GÜNÜ BALOSU
    Okuma Süresi: 1 Dakika TÜRK GÜNÜ BALOSU20 MAYIS, 2022CUMA (212) 682-7688Değerli Türk Amerikan Toplumu, 20 Mayıs 2022 Cuma akşamı saat […]
  • SEVAP
    Okuma Süresi: 4 Dakika SEVAP  Bayram gelince sizde benim gibi aklınızda eski bayramları hatırlamak gelmez mi aklınıza? Mutlaka benim anılarımdan […]

Message Turkish Forum on WhatsApp

https://wa.me/message/2RSZA7ULJ4EXD1