Her gün fikir değiştiriyor.

Bir dediği diğerini tutmuyor.

Esat’ı devirmek onda tutku haline gelmiş.

Fırat harekâtını başlattığı zaman;

“Fırat Kalkanı Harekâtının temel hedefi, ülkemize DEAŞ ve diğer terör örgütlerinin saldırılarının önlenmesi ve bölgenin tamamen temizlenmesi içindir” demişti.

Oysa bizleri kandırmış…

Meğer esas amacı Esat’ı devirmekmiş.

Hiç vaz geçmemiş demek ki…

Bunca askerimizin şehit olması ve tanklarımızın, toplarımızın Suriye topraklarına gönderilmesi meğer Emevi Camisinde namaz kılma hayali içinmiş.

Şimdi itiraf edercesine;

“Devlet terörü estiren zalim Esed’in hükümranlığına son vermek için biz oraya girdik başka bir şey için değil” diyor.

Vay canına!

Birde şöyle demez mi?

“Bizim Suriye’nin topraklarında gözümüz yok. Mesele toprağın gerçek sahipleri topraklarına sahip olsunlar bunu sağlamak için. Orada bir adaletin tesisi için varız” diyor.

Gülermisiniz, ağlar mısınız?

Aklımızla alay ediyor adeta…

Ey haşmetmeab!

Sultanım…

Affedersin ama sen ilk önce kendi ülkende adaleti sağlasana…

Türkiye’yi hallettin, sıra Suriye’ye mi geldi?

***

Tarihinde Suriye topraklarından çeşitli medeniyetlerin geçmesi Hazreti Nuh’un oğlu Şam ile başlamış.

1517 yılında Osmanlı hakimiyetine geçene kadar kimler gelmiş, kimler gitmiş …

1517 yılında Osmanlı hakimiyetine geçmiş.

Birinci Cihan savaşı (1914-1918) sonrasına kadar Osmanlı idaresinde kalan Suriye, Birinci Dünya Savaşında müttefik ordularının yenilmesi neticesinde, Osmanlı Devleti’yle imzalanan Mondros Antlaşmasıyla bölge Fransızların işgaline uğramış.

  1. Dünya Savaşından sonra Fransızlar Suriye’nin bir kısmına özerklik vermişler ve güçlerinin önemli bölümünü çekmişler.

1943 seçimlerinde Şükrü el-Kuwatli, Suriye’nin ilk Cumhurbaşkanı seçiliyor.

Esat’ın babası onu deviriyor VS.

Uzun hikâye …

Erdoğan “Mesele toprağın gerçek sahipleri topraklarına sahip olsunlar” demekle acaba ne demek istiyor?

Yaklaşık 400 yıl Osmanlı hakimiyetinde olan Suriye tutkusu bunun için midir?

Malum, Osmanlı hayranı ve halife olmak istiyor.

***

Erdoğan Suriye’yi Rusya ve İran’a rağmen fethedeceğine mi inanıyor?

Bu boş hayallerden ne zaman kurtulacak ve Türkiye’yi ateşe atmaktan vaz geçecek dersiniz?

Tamam anladık, “Türkiye, Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51. maddesiyle de uyumlu olarak meşru müdafaa hakkını kullanacak şekilde Suriye’nin kuzeyindeki Cerablus bölgesine bir operasyon düzenledi.

Başarılı da oldu ama daha fazlasını düşünmemelidir.

Akıllı birilerinin Erdoğan’la konuşup Suriye’yi fethetme saplantısından vazgeçirmeyi sağlamalıdırlar.

Çünkü Suriye bizim sigortamız gibidir.

Suriye’nin üniter bütünlüğünün korunması Türkiye için yaşamsal önemdedir.

Bu da Suriye’nin parçalanmadan ve Esat’ın iktidarda kalması ile mümkündür.

Neyse ki dün yapılan MGK açıklamasında durum nispeten kurtarıldı.

***

Aaaaa! Ben yazımı bitirmeden Fırat Kalkanı operasyonuyla ilgili sözlerinde, Rusya’dan gelen tepkilerin ardından geri adım atmış.

Fırat Kalkanı operasyonunun hedefi de herhangi bir ülke veya kişi değil, sadece terör örgütleridir” demiş.

Ve işin komik tarafı önceki sözleri için de “söylediklerimizi de kimse başka bir şekilde yorumlamasın, başka yere çekmesin” demiş.

Yahu unutuyor mu?

Bizlerle dalgamı geçiyor?

Yoksa çok çalışmaktan artık beyinde rahatsızlık mı başladı…

Bir insan bu kadar değişken olamaz.

Bize de keçileri kaçırtacak…

Tünay Süer

02.Aralık.2016

erdogan_suriye

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.