TÜRKİYE-FRANSA OHAL KARŞILAŞTIRMASI

ÖZET: Fransa’nın OHAL’i, anayasal bir kurum olmayıp, 1955 yılı tarihli bir kanun ile öngörülmüştür ve kapsamı dardır. - fransaturkiyeohal1

fransaturkiyeohal1

ÖZET: Fransa’nın OHAL’i, anayasal bir kurum olmayıp, 1955 yılı tarihli bir kanun ile öngörülmüştür ve kapsamı dardır.

Türkiye OHAL’i ise anayasal bir kurum olup, Anayasa’nın 119, 120 ve 121. Maddelerinde düzenlenmiştir. Fiiliyatta kapsam oldukça geniş tutulmaktadır. Anayasal denetim yok sayılmaktadır. Tek denetim Hükumet emrindeki TBMM çoğunluğundadır.

Fransa’daki OHAL yetkisi hükümete kararname ile yürütme yetkisi vermiyor. Burada kararname ile yürütme yetkisi var. Fransa’daki OHAL yetkisi keyfi değil, Meclis’in verdiği alanla sınırlı, burada sınır çoktan aşılmış durumda. Keyfi şekilde kullanılıyor.

Fransa’daki OHAL yetkisi kitlesel gözaltı ve tutuklamalara izin vermiyor. Burada kitlesel gözaltı ve tutuklamalar var. 50 bin kişi gözaltına alındı, 32 bin kişi tutuklandı. Bu kadar kitlesel tutuklama hiçbir yerde yok.

Fransa’daki OHAL yetkisi mala mülke el koymaya, mülkiyet hakkını ihlal etmeye izin vermiyor, burada her tür mala mülke el koyma var.

Fransa’daki OHAL yetkisi hükümete kayyum atama yetkisi de vermiyor. Burada her tarafa kayyum atanıyor.

A) OHAL kapsamı:

Fransa: Fransa Birleşmiş Milletlere yaptığı bildirimle sadece Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesinin sadece üç maddesine madde 9 ( özgürlük), 12 ( seyahat etme) ve 17( konut mahremiyeti) çekince koymuştur. OHAL yasasının kapsamı dar olup, İçişleri Bakanı veya Valinin idari bir kararı ile aşağıdaki hususlarda acil önlemleri almasına imkan vermektedir:

– Arama ve el koyma gündüz ve gecenin her saatinde yapılabiliyor. Ancak, milletvekili, hakim ve savcı, avukat ve gazeteci bürolarının aranmasına dair özel ve kısıtlayıcı kurallarda hiçbir değişiklik yoktur.

– Şüpheli kişilerin gözetim ve ev hapsine alınması kolaylaştırılıyor.

– Toplantı ve gösteriler, güvenliği sağlamanın imkansızlığı durumunda, yasaklanmasına izin veriyor.

– Nefret ve terör faaliyetleri veya propagandası yapılan yerlerin geçici olarak kapatılması mümkün kılınıyor.

– Terör propagandası yapan internet sitelerinin, idari kararla engellenmesine imkan vermektedir.

– Terör faaliyetlerini organize eden ve kolaylaştıran fiili dernek ve birliklerin sürekli olarak Bakanlar Kurulu kararı ile kapatılmasının yolunu açmaktadır. Bu hususlar dışında ne hükümete ne de idareye başka bir ek yetki verilmiş değildir. Kamu çalışanlarının işe alınması, kıdemi ve işlerine son verilmesine dair kurallarda hiçbir değişiklik yoktur. ) Yani; Fransa’daki OHAL yetkisi kitlesel gözaltı ve tutuklamalara izin vermiyor. Burada kitlesel gözaltı ve tutuklamalar var. Hükümetin açıkladığı son resmi rakamlara göre:

 50 bini aşkın kişi gözaltına alındı.  32 bin kişi tutuklandı.  93 bin personel görevden uzaklaştırıldı.  59 bin 841 kişi memuriyetten çıkartıldı.  3534 kişi ordudan atıldı.  5247 akademik personel hakkında işlem başlatıldı.  4225 akademisyen KHK’larla ihraç edildi.  3392 hakim ve savcının ayrıca 2Anayasa Mahkemesi Üyesi’nin meslekten men edilmesine karar verildi.

Fransa’daki OHAL yetkisi mala mülke el koymaya, mülkiyet hakkını ihlal etmeye izin vermiyor, burada her tür mala mülke el koyma var.

KHK’lar ile  35 sağlık kuruluşu,  1061 öğretim kuruluşu,  800 yurt,  223 kurs etüt merkezi,  129 vakıf,  1125 dernek,  15 üniversite,  19 sendika,  24 radyo,  47 gazete,  16 magazin,  29 yayınevi,  4262 kurum ve kuruluşa el konuldu,  18 TV kanalı,  3 haber ajansı,

Fransa’daki OHAL yetkisi hükümete kayyum atama yetkisi de vermiyor. Burada her tarafa kayyum atanıyor. Fransa’daki OHAL yetkisi hükümete idari bir kararla, keyfi şekilde kimseyi işten atma yetkisi vermiyor. Burada keyfi işten atmalar var. Eğitim-Senlilerin durumu ortada.

Fransa’da 5 kişi işten çıkartılmadı, burada 93 bin personel görevden uzaklaştırıldı, 59 bin 841 kişi memuriyetten çıkartıldı.

Fransa’da OHAL döneminde böyle bir mağduriyet yaşanmadı. Burada yaklaşık 1 milyon mağdur var. Özellikle çok ciddi işkence iddiaları ortada duruyor. Bu işkence görüntüleri de devletin ajansı tarafından dünyaya servis edildi. Bu iddialar hala soruşturulmadı.

Türkiye: Türkiye’nin OHAL kapsamı oldukça geniş olması, Birleşmiş Milletlere yaptığı bildirimle Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesinin toplam 13 maddesine çekince koymasına yol açmıştır.

Türkiye’nin çekince listesinde Fransa’nınkilerine ilave olarak; Etkili başvuru hakkı (Md.2 F.3) Tutulanlara insani biçimde davranmak (Md.10) Sınır dışı edilmelere karşı teminatlar (Md.13) Adil yargılanma (Md.14) İfade (Md.19) Toplanma (Md.21) Örgütlenme (Md.22) Siyasi katılım (Md.25) Eşitlik ve ayrım yapmama (Md.26) Azınlık hakları (M D.27) çekinceleri de yer almaktadır. Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerimiz askıya alınmış olsa da, bu durum Hükümeti temel hak ve özgürlükleri uygulama sorumluluğundan kurtarmaz. Ayrıca, Sözleşmeden istisna tutulan tedbirler gerekli ve ölçülü olmak zorundadır. İlaveten, hiçbir koşulda 2.Madde (Yaşam hakkı), 3.Madde (işkencenin ve insanlık dışı muamelenin önlenmesi veya küçültücü muamele veya cezalandırma) 7.Madde (Yasasız ceza verilemez) ve adil yargılanma hakkı gibi istisna konulamayacak haklara Hükümet müdahale edemez.

OHAL’inin kapsamı Anayasaya göre sınırlı olmasına karşın Saray tarafından son uygulamada neredeyse en geniş yetkileri verdiği şekilde uygulanmaktadır. Bu kapsamda, – Bireysel özgürlükler tamamen askıya alınmıştır, örnek olarak gözaltı süresi 30 güne çıkmıştır. – Savunma hakkı önemli oranda işlevsiz bırakılmıştır. – Devlet tamamen yeniden yapılandırılmaktadır.

B) KHK ve OHAL Kararlarının Anayasal denetimi Türkiye: Kanun hükmünde kararname ile yönetiliyor. Meclis onayı var. Ancak, anayasal denetim devre dışı. Fransa: Fransa’da OHAL KHK kararnamesi diye bir kurum yoktur. Tam tersine OHAL süresince Meclisin yetkileri artırılmıştır. OHAL kapsamında İçişleri Bakanı veya Valiler tarafından alınan bütün idari kararlar derhal Meclise ve Senatoya bildirilir. Bireysel özgürlükler ile ilgili alınan kararlar derhal Cumhuriyet Başsavcısına bildirilir. Parlamento gerek gördüğü her konuda detaylı bilgi isteyebilir ve bu bilgiler derhal verilir.

C) KHK’ların yargısal denetimi Türkiye: Mahkemelere dava açılabiliyor, ancak mahkemeler yürütmeyi durdurma kararı alamıyor. Anayasa Mahkemesine OHAL SÜRESİNCE BAŞVURU YAPILAMIYOR. Fransa: OHAL kanun ile öngörülmüştür. Tedbirler Hükumet, İçişleri bakanı ve Valiler tarafından Kararname ve Yönetmelikle alınır. Dolayısı ile idari yargının denetimine tabidirler. Alınan bütün kararlar OHAL süresi ile sınırlılar ve idari yargı denetimine açıklar. Hakim kararın gerekliliğini ve ölçülülüğünü kontrol edebilir. Yürütme durdurulabilir.

D) OHAL bitince KHK’ların etkisi ne oluyor Türkiye: OHAL kapsamındaki Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK), olağanüstü halin ilan edildiği süre ile de sınırlıdır. Olağanüstü halin sona ermesiyle, KHK’ler de kendiliklerinden yürürlükten kalkarlar. Başka bir deyişle, OHAL kapsamındaki KHK’de olağanüstü halin süresi dışında uygulamasını gerektirecek nitelikte kurallar konamaz. O nedenle, OHAL KHK’leriyle mevcut yasalarda kalıcı değişiklikler yapılamaz. OHAL kararnamelerinin yürürlüğü, OHAL süreci ile sınırlıdır. OHAL süresinin son bulması ile yürürlükten kalkacaktır. Anayasamıza göre OHAL’i aşan süreyi düzenleyen( mesela ordudaki kurumsal yapılanma) anayasaya aykırıdır. Fransa: Fransa’da OHAL tedbirleri, terör propagandası yapan fiili dernek ve birliklerin Bakanlar Kurulu kararı ile kapatılması dışındaki bütün OHAL kararları, OHAL’i gerektiren tehlikeyi savuşturmakla sınırlı olarak alınabilir ve sadece OHAL süresince geçerlidirler. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Türkiye’ye ilişkin yayınladığı raporunda diyor ki “Komiser, Temmuz’dan bu yana yayınlanan bir dizi KHK’larla sınırın aşıldığı, adeta idari ve yürütmeden sorumlu yetkililer için sınırsız takdir yetkisi veren güçler yarattığını, demokratik toplumlarda olağan olarak uygulanan hukukun üstünlüğü ve insan hakları temel ilkelerinden uzaklaşıldığını gözlemler. Komiser, yönetimlerin takdir yetkisinin gelişi güzel kullanılmasının, hukukun üstünlüğünü yıpratacağını belirterek “hukukun üstünlüğü olmadan insan haklarının korunması imkânsız” uyarısında bulunur.”

Bugün Gündem
  1. https://www.turkishnews.com/en/content/2023/02/08/facts-not-reported-by-the-media-re-turkiye-earthquake/ yardım malzemelerinde, gıda kutularında, çadırlarda karşıt taraflar arasında AKP logo savaşları yapıldığı yabancı basına düşmüş gözüküyor. utanç vverici

  2. KUR’AN’ı Kur’an’dan Tanımak! KUR’AN! Nasıl Bir Kitap? KUR’AN; yaşamın Kitabıdır, yaşam eğitim Kitabıdır, hayata hazırlar, hayat hakkında bilgilendirir, rehberlik eder,…

  3. türkiye’de sokak hareketlerini muhalefet partilerinden beklemek pek doğru değil. Yasal sınırlar içinde kalarak farklı bir oluşum olur mu?

  4. Maalesef yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. O yüzden umutsuz bir durum içindeyiz. Bu durumda çıkış, dediğiniz gibi muhalefet tarafından sokakta örgütlenmiş…

  5. Böylesine âdi, tiksindirici bir yazıyı sayfalarınızda görmekten üzüntü duydum..Bu yazılanları kaleme alanın bırakınız ülkemizde bulunmasını, bu Dünya’da bile yeri olmaması…

  6. Hey Ağalar Türk’e »Hiciv Şiiri« Hey ağalar Türk’e cevap bulunmaz Darılıp ağzını açtığı zaman Değme şeyle karşısında durulmaz Darılıp köpüğün…

  • Deprem Felaketi

    Deprem Felaketi

    Deprem felaketi hatırlattı ki, bizim Türk- Kürt sorunumuz yokmuş aslında, bizim; Alevi- Sünni sorunumuz da yokmuş. Hatta ve hatta Ermeni sorunu, Yunan sorunumuz da yokmuş. “İnsanlık” diye bir üst başlık altında yaşıyormuşuz hepimiz. İşte; dünya bu üst başlık altında, insanlık başlığında buluştuk. Azerbaycan’dan, Pakistan’dan, Türk kardeşlerimizden yardım geleceğini biliyorduk zaten. Öyle […]


  • Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir sehri deyil, bir ülkeyi yok ettiler..KAR, HIRS, HIRSIZLIK, RÜSVET,KORRUPTION, Kadin ticareti,  hesi  Allahin ismi altinda….! Türkiyede, ekonomik gelişme ve büyümeyi sağlamak için en büyük koz olarak inşaat sektörü görüldü. Ancak bu sektörün sağlıklı ve kalıcı bir ekonomik büyüme yaratamadığına dair pek çok araştırma ve inceleme daima görmezden gelindi. Şehirler […]


  • Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt Bir röportaj sırasında İngiliz televizyoncunun dikkatiniduvardaki hilal ve bozkurt çeker.Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’e bunun ne olduğunu sorar:“O Bozkurt’tur.” der Elçibey ve devam eder:“O gördüğünüz Türk Milleti’nin sembolüdür totemidir.”İngiliz televizyoncu biraz düşündükten sonra özür dileyerek tekrar sorar;“Niçin kendinize vahşi ve yırtıcı bir hayvanı sembol olarak […]


  • TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    Bir Deprem oldu… Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti “O” sabah. Bir deprem oldu… Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup “kendine gel hayat çok kısa” diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların,en sevdiğimiz eşyaların,en sevdiğimiz yemeklerin,en sevdiğimiz mekanlarınaslında saniyeler ile nasıl kaybedeceğimizi yeniden […]


  • Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Ne yazık ki Türkiye’miz çok büyük ve ağır bir doğal afetle karşılaşmıştır. Türkiye’nin on ilini vuran ve büyük can kaybı ve yıkıma neden olan deprem afeti, bizi de Türk Dünyası ailesi ve büyük Türk milletinin bir parçası olarak derinden üzmüş ve kederlenmiştir.Fakat biliyoruz ki Türkiye muktedir bir millet ve devlettir […]



Posted

in

,

by

Tags: