Ana sayfa Haberler Dünya

Putin nasıl “Şah-Mat” etti ………Prof. Dr. Ata ATUN

buna ne dersiniz….

Prof. Dr. Ata ATUN

Dün yabancı basında Türkiye ve KKTC ile ilgili haberleri karıştırırken çok ilginç bir yazıya rast geldim. Yazının orijinali Fransızca yazılmış. Yazarı da Hannibal Genseric. Yazı La Cause du Peuple’de 27 Temmuz günü yayınlanmış, orijinal başlığı ise “Comment Putin a fait «échec et mat» au coup d’état d’Obama en Turquie” ve yayın adresi

https://fr.sott.net/…/28679- Comment-Poutine-a-fait-echec- et….

Yazı başlığının Türkçe çevirisi “Obama’nın Türkiye’de yaptırdığı darbeyi Putin nasıl Şah-Mat etti”.

Yazının içeriği çok ilginç geldiği için önce yazarın kim olduğunu, yazdıklarının komplo teorisi mi yoksa araştırmaya dayalı gerçekleri mi yansıttığını araştırdım.Hannibal Genseric Fransız bir Matematikçi ve Bilgisayar Mühendisi. Yani kafası somut analizler yapan bir yapıya sahip. Fransa da yaşayan ünlü bir araştırmacı ve yazar. Araştırma ve yazı alanı Uluslararası ilişkiler ile dünya politikası. Çok çarpıcı bulguları var. Mesela yazılarından bir tanesinde “Genetikçiler atalarımızın Araplar olduğunu söylüyor. Le Pen ve Claude Gueant’de Arap kökenli” diyor, kanıtları ile birlikte. Jean-Marie Le Pen (baba) ve Marine Le Pen (kızı) Fransa’nın en aşırı sağcı siyasi parti olan Ulusal Cephe’nin eski ve yeni liderleri.

Hannibal’ın söz konusu yazısında 15 Temmuz darbesi ile ilgili bugüne değin duymadığımız ve Türk basınına yansımamış, ama demek ki batı dünyasında, özellikle batılı istihbarat birimlerine ulaşan bilgiler var.

Genseric, 15 Temmuz Darbesi’nin Amerikan Ordusu ve NATO tarafından organize edildiğini, planlayıcılarının da CIA, MI6 ve Mossad olduğunu ve sonucunun da Türkiye’yi Anglo-Siyonist Eksen’den (Anglo-Sionist Axis-ASA) uzaklaştıracağını ve Şangay İşbirliği Organizasyonu’na (Shanghai Cooperation Organization-SCO) veya da Gelişmekte Olan Ülkeler Grubu olarak tanımlanan BRICS’e (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) yaklaştıracağını belirtmekte. ????????

Yazıda özetle dikkat çeken bölümler şunlar: KGB çok iyi çalıştı ve 15 Temmuz Darbesi ile ilgili bilgileri Rus Başkan Vladimir Putin’e çok önceden iletti. Rusya, Türkiye Hükümetini haberdar etmek için detaylı bilgi topladı ve darbecilerin kullanacakları silahlara karşı bir koruma sistemi oluşturdu. İncirlik Üssü’nden yöneltilen bu boyuttaki bir darbenin fiyasko ile sonuçlanmasının nedeni Rusya’nın iki tarafa da çalışan ajanları saf dışı bırakmış olmasıdır. Bu darbede İncirlik Üssündeki yüksek rütbeli subayların kullanılması çok aptalca oldu. Bu hata darbenin CIA tarafından yapıldığını ortaya çıkardı.

Batı güçleri Erdoğan başta olduğu müddetçe, Yeni Dünya Düzeni (New World Order-NWO) projesinin hedefi olan Dünya Devleti’ni kurmanın mümkün olmayacağını artık anlamışlardı. Erdoğan’ın Orta Asya Türk Devletleri ve bir kısım Orta Doğu ülkeleri ile güçlü bir blok kuracağını anladılar ve bu darbeyi planladılar. Kremlin, Türkiye’nin NATO ve AB ile arasının bozulduğunu biliyordu. Başarısız bir darbenin Türkiye’yi Rusya’ya yakınlaştıracağını hesaplayıp, darbe süresince Türkiye Hükümetine destek verdi. Rusya, Suriye, İran ve Batı ülkeleri darbe yapılacağını biliyorlardı. Bunun kanıtı da darbe günü batı dünyasının İstanbul ve Ankara’ya canlı yayınla bağlanmış olması. CNN’in ünlü sunucusu Christiane Amanpour ise darbeden 2 gün evvel tüm kamera ve yayın ekibi ile Türkiye’ye gelmişti. Darbe anında İstanbul’da canlı yayın yapması tesadüf değildi.

Putin, danışmanı Alexander Dugin’i, Türkleri darbe konusunda uyarması için, Ankara’ya çok gizli bir şekilde gönderdi. Dugin Türk Hükümetine uzun bir darbeciler listesi verdi. Darbecilere karşı darbe yapılması”bir ay önceden bazı darbecilerin kimliklerinin öğrenilmesi ile başlatıldı. Türk hükümeti 2 bin Türk askerinin (hava ve deniz) tutuklanması için savcıya talimat verdi. Mahkemeler bu talebi reddetti. Feto’cu yargıçlar darbeci generallere bir şeylerin ters gittiği haberini ilettiler. Bu şekilde, darbenin öne alınması zorunda kalındı.

24 saat sessizliğini koruyan Amerikan ve Batı medyası, darbenin başarısız olacağını anlayınca, tipik yanıltıcı propaganda ile ortaya çıktı; Bu darbe Erdoğan’ın kendisine karşı darbe yapıldığı fikrini yaymak için düzenlediği bir “Sahte Darbe”dir. Bu yüzden uçağı İstanbul üstünde F-16’lar tarafından vurulmamıştır.

Oysa gerçek bu söylemden çok farklıydı; Türk F-16’larının peşinde Karadeniz’in uluslararası hava sahasında, yani İstanbul semalarında uçan bir uçağı vurabilecek uzaklıkta uçmakta olan 7 Rus uçağı ve darbeci uçaklara kilitlenmiş iki S400 füzesi vardı. F-16 pilotlarına ihtar edildi: “Erdoğan’ın uçağına tek bir atış yaptığınız takdirde hepiniz vurulacaksınız!” Bu sebeple, Türk jetleri Erdoğan’ın uçağına ateş edemedi.

İncirlik ABD Üssünden 42 helikopterin yok olması ilk anlarda izah edilemedi. Sonradan öğrenildi ki, bu helikopterler Türkiye’yi işgal edecek güçlere katılmışlardı. Bu nedenle Türk hükümeti İncirlik üssünü 2500 polisle kuşatıp sistemlerini çalıştırmamaları için elektriğini keserek Amerika’ya “ne yaptığınızı biliyoruz, bu yüzden askerlerinizi ve sistemlerinizi bloke ettik” mesajını iletti. Bunun üzerine, Obama işgal gücü koalisyonunun (bir çok ulustan oluşan ordu) operasyonunu durdurdu.

Söz konusu yazının boyutu benim yazdıklarımın neredeyse 3 misli kadar. Size yazıyı vurucu noktalarıyla özetlemeye çalıştım. 15 Temmuz darbesinin arkasında bize aktarıldığı gibi yalnızca FETÖ ve CIA yok anlaşılan.

Prof. Dr. Ata ATUN

Yakındoğu Üniversitesi

Dostlarım, bu yazı aklımdaki birkaç soruya yanıt oluşturacak veriler içerdiği kadar, yeni soruların doğmasına da neden oldu.

1. RTE’nin darbeden üç gün önce ortadan yok olup, darbe günü öğle saatlerinde Sözcü muhabirleri tarafından Marmaris’te bulunmasına rağmen darbe sırasında oradan da helikopter ile dağlara kaçırılmasını ve darbeyi “eniştemgil”den öğrendim demesini inandırıcı bulmuyordum.

2. Bu kadar istihbarat eksikliği olmasına karşın, darbeden saatler sonra tutuklama ve açığa almalar başlarken Hakan Fidan’ın yerinde kalmasını açıklayamıyordum. Tahminim o ki, RTE Rusya’dan gelen bu istihbaratı açık etmemek için darbeden haberi olmayan bir avanağı oynadı.

3. Darbe sivil halka açılan ateş, TBMM’nin bombalanması, Özel Harekat Karargahı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığının vurulması gibi açıklanamaz ve orantısız güç kullanımı ile bana göre darbe olmaktan çok bir savaş sürecine benziyordu. Burada söylenilenlere bakarsak bu başlangıcın arkasında bekleyen bir koalisyon gücü işi işgale kadar götürmek üzere bekliyormuş. Ancak Hüseyin Obama abimizin operasyonu iptal etmesiyle, senaryo gereği açılışı yapan “Fetoşist” darbe tayifesi arkasına dönüp kimseyi göremeyince piç gibi ortada kalıp, daha fazla dayatmadan tıpış tıpış teslim olmuş.

4. Darbeden bir hafta veya on gün kadar önceydi yanılmıyorsam, bizim Uzun Adam’ın durup dururken yelkenleri indirip özür dilemesi kadar, her gün RTE’ye saydıran Putin Bey’in de birden bire siyanet meleği kesilip “Başgan”a bir zeytin dalı uzatarak “gel elimi öp, barışalım” tavrı bana tutarsız ve havada gelmişti. Şimdi bir anlam kazandı.

5. Darbe girişiminden sonra bizimkilerin ABD’ye kafa – göz, ana – avrat dalmalarına karşın Okyanus ötesinden cılız mırıltıların çıkmasını açıklayamıyordum. Başka zaman olsa Hüseyin eline beyzbol sopasını alıp “bana Recebi bağlayın” derdi. Demedi. Dut yemiş beceriksiz bir bülbül gibi kaldı.

6. İncirlik’ten kalkan helikopterlerin (sayısının 42 olduğunu bu yazıdan öğrendim) dönmediğini, Dedeağaç’a kaçan subayların helikopterinin hala Yunanistan’da olduğunu bildiğimiz halde gerek Savunma Bakanı, gerek ise Boşbakan defalarca TSK’nın envanterinde eksik ağır silah yok dediler. Meğer uçaklarımız Türkiye’nin işgaline soyunan sevgili Nato müttefiklerimize intikal ettiği için kayıp olarak değerlendirilmiyorlar. Öyle ya… Silahlarımız Nato envanterinde göründüğüne göre kayıp sayılmaz.