Kategoriler
Prof. Dr. Rıdvan Karluk Türkiye

Moody’s Türkiye’nin Kredi Notunu Neden Düşürdü

Küresel dünya ekonomisinde ağırlığı olan üç kredi derecelendirme kuruluşundan biri olan Standard & Poors’tan sonra Moody`s de Türkiye’nin kredi notunu dış finansman zorunlulukları ve zayıflayan ekonomik durumunu gerekçe göstererek Baa3’ten Ba1’e düşürmüştür. (junk, çöp) Ba1, yatırım yapılabilir durumda görülmeyen ülkelere verilen nottur. Diğer kuruluş olan Fitch ise Türkiye’yi yatırım yapılabilir seviyede tutmaktadır.
Moody’s’in 21 Eylül Çarşamba günü yaptığı “Türkiye şokları atlattı” açıklamasından iki gün sonra not indirimine gitmesine rağmen fonlara erişim kolaylığı devam etmektedir. Ayrıca kamu borç ve faiz yükü makul seviyede olup finansal istikrarda bir sorun bulunmamaktadır. Nitekim Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Moody’s’in kararı sonrası makro ekonomik verilerde sıkıntı olmadığını belirterek, “Kararı verenlerin, Türkiye ekonomisine yönelik beklentilerinin gerçekleşmemesi üzerine çok büyük bir hayal kırıklığına uğradığını tahmin ediyorum” demiştir.

Moody’s’in kararında; yüksek boyutlu dış finansman yükümlülüklerine yönelik risklerin artması, büyüme hızının düşmesi ve kurumsal güçlerde zayıflama gerekçe olarak gösterilmiştir. Japon kredi derecelendirme kuruluşu Japan Credit Rating (JCR) Eurasia Başkanı Orhan Ökmen Türkiye’nin dış finansman yükümlülüklerinde yüksek risklilik durumunun devam ettiğini, ancak geçmişe oranla bozulmanın oluşmadığına dikkati çekmiş, fakat büyüme hızının düştüğünü açıklamıştır: “İlk 2 gerekçe ile bizim görüşlerimiz tam olarak örtüşmüyor. Ancak son gerekçe olan kurumsal güçlerin zayıflama haline yönelik tespitlerle mutabıkız.”

Japon kredi derecelendirme kuruluşu Japan Credit Rating’e göre Türkiye yatırım yapılabilir ülke konumundadır.

Fitch, Türkiye’nin kredi notunu BBB- ile yatırım yapılabilir olarak onaylarken, durağan olan not görünümünü negatife çevirmiştir. Fitch, 18 Temmuz’da yaptığı açıklamada Türkiye’nin kredi notunun darbe girişimi sonrası ekonomik ve siyasi gelişmelere bağlı olacağını belirtmişti.

Uluslararasında bir ülkenin yatırım yapılabilir ülke olarak kabul edilebilmesi için en az 2 uluslararası reyting kuruluşundan yatırım yapılabilir notu alması gerekir.
Bu kuruluşların ABD’de Securities and Exchange Commission (SEC) tarafından onaylanması ve kuruluşun Nationally Recognized Statistical Rating Organizations (NRSROs) kapsamında olması gerekir. Günümüzde SEC tarafından NRSROs olarak kabul edilen 9 kuruluş vardır: A. M. Best Company, Dominion Bond Rating Service Ltd., Egan- Jones Rating Company, Fitch Ratings, Japan Credit Rating Agency Ltd, Kroll Bond Ratnig Agency, Moody’s Investors Service, Morningstar Inc. ve Standart&Poors.
Bu kuruluşlardan üç büyüklerden biri olan Fitch ile JCR Türkiye’ye yatırım yapılabilir notu vermiştir. Bu sebeple Türkiye yatırım yapılabilir ülke konumundadır. 2012 Kasım ayında İspanya’da 3 büyük kuruluşun aksine daha az bilinen Dominion Bond Rating Service yatırım yapılabilir notu vermiş, bu karar üzerine Avrupa Merkez Bankası (ECB) İspanya’yı yatırım yapılabilir ülke olarak kabul etmiştir. Benzer durum Nisan 2016’da Portekiz için de geçerli olmuştur.

Küresel dünya ekonomisinde kredi derecelendirme kuruluşları; finansal piyasalar içinde düzenleme, denetim ve yatırım faaliyetlerinin gerçekleşmesi konusunda önemli fonksiyona sahiptirler. Son on yıl içinde ve özellikle küresel krizin derinleşmesindeki etkileri sebebiyle bu kuruluşlar tartışma konusu da olmuşlardır. Moody’s, S&P ve Fitch son dönemde çeşitli ülke ve şirketlere verdikleri tartışmalı notlar ile eleştiriye uğramışlardır.

Standard & Poors’tan sonra Moody`s’in de not düşürmesi Türkiye ekonomisi açısından önemlidir. Çünkü, cari açığı yüksek olan Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yabancı kurumsal fonlardan bazıları kendilerini sadece yatırım yapılabilir nota sahip ülkelere yatırımla sınırlandırmaktadır. Fonlar genelde, ülkelerin başlıca üç önemli kredi derecelendirme kuruluşunun en az ikisinden yatırım yapılabilir not almasını isterler. Yüksek cari açık, özel sektör borçluluğu, artan siyasi riskler, yavaşlayan büyüme not düşürmede etkili olmuştur.
Derecelendirme; bir kuruluşun veya bir devletin finansal yükümlülüklerini
zamanında yerine getirip getiremeyeceğini tahmin etmek üzere kullanılan geçmiş ve bugünkü verilerine dayanarak yapılan bir sınıflandırma sistemidir. Elde edilen sonuçlar, kolay anlaşılması için sembollerle açıklanmıştır. Derecelendirme; devletin borcunu zamanında ve düzenli geri ödeme kapasitesini ölçmeye yarayan ve buna bağlı olarak para ve sermaye piyasalarındaki rolünü değerlendiren, standart ve objektif bir değerlendirme olmalıdır.
S&P Türkiye’nin BB+ olan notunu artan siyasi riskler sebebiyle BB’ye düşürmüş, görünüm negatif olmuştur. S&P’nin not indirim açıklamasında, “Darbe girişimi ile artan belirsizlik Türkiye’nin dış finansman ihtiyacı ve sermaye akışını kısıtlayabilir, kurumsal kontrol mekanizmalarını zayıflatacağına inanıyoruz” denmiştir. Bunun üzerine Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “S&P bizim haberimiz olmadan karar vermişler, bizimle bir istişare yapılmadı, bir diyalog yok. S&P’nin bu kararı tabii ki diğer kurumlarda da bir baskı aracı” diyerek kuruluşu eleştirmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da şu yorumda bulunmuştu: “Üyesi olmadığımız bir kurum nasıl olur da hakkımızda böyle bir açıklama yapabilir? S&P’nin bu açıklaması tamamen siyasi; bu açıklama tamamen kendilerinin bir yere kiralandığının göstergesidir; Moody’s de böyle bir açıklama yapıyorsa, bu da bir defa kesinlikle şu anda dürüst olarak objektif açıklama yapmamaktadır. Yani Türkiye’de bir darbe olduğu anda sen nasıl olur da yatırım yapılabilir yapılamaz diyorsun? Bunu neye göre söylüyorsun?”
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Moody’s’in not indirimden sonra şunları söylemiştir: “Kredi notu düşüşünü ciddiye alıyoruz. Tekrar kredi notumuzun yükseltilmesi için yoğun bir çaba içerisine gireceğiz. Bu dünyanın sonu değil, önemsiz de değil. Çünkü yatırımcılar sadece Moodys’e, S&P’ye, Fitch’e bakmazlar. Türkiye’nin gerçekliği algısından daha önemli. Gelişmekte olan ülkelere odaklanan fonlar yatırım yapılabilir seviyenin altındaki ülkelere zaten yatırım yaparlar. Türkiye yoluna güçlü şekilde devam edecek piyasaların tepkisi de onu gösteriyor. Kredi notumuzu tekrar yükselteceğiz eninde sonunda. Güneş balçıkla sıvanmaz. Moody’s not indirimini darbe girişimi etkisiyle ilişkilendirmiyor. Not indiriminin sebebi darbe girişimi değildir. Dış finansman bağlılığını vurguluyor. Moody’s aceleci davranmadı. Bizimle diyalog kurmadan not indiren S&P idi. S&P sonradan Ankara’ya geldi. Bu aceleden memnun değillerdi. Kasım ayında gözden geçirme gündeme gelebilir.”
Sermaye Piyasası Yatırımcıları Derneği Başkanı Arif Ünver de Moody’s’in yanıltıcı açıklamaları ile yatırımcının zarara uğratıldığını açıklamıştır: “Piyasanın ya da menkul kıymetlerin fiyatını etkileyecek açıklamalar 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na göre suç teşkil ediyor… Hafta içinde Moody’s yetkililerinin açıklaması yatırımcı kararını etkileyecek içerikte oldu. Buna benzer konularda sınırlı kişiye ulaşabilen yatırım bankaları raporlarının bile gelişmiş ülkelerde önemli tutarda cezalara çarptırıldığını biliyoruz. Raporlardaki tutarsızlık ve alınan aksiyondaki farklılıklar dünyanın hiçbir yerinde cezasız bırakılmaz.”
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’inci maddesi şöyledir: “Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu suretle menfaat sağlayanlar 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.”

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi Moody’s’in Türkiye’nin kredi notuna ilişkin kararının, ülke ekonomisinin temel makro dinamikleri ile hiçbir şekilde örtüşmediğini belirtirken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak daha sert tepki göstermiştir: “Biri notu indirmiş, diğeri kaldırmış. Kim ne yaparsa yapsın. Bir iktisatçı olarak söylüyorum. Vız gelir, tırıs gider.” Cumhurbaşkanı Erdoğan da kararı şiddetle eleştirmiştir: “Bizim notumuzu düşürüverdiler. Düşürdüler de ne oldu? Bunların beklediğinin çok daha üzerinde ilgi oldu. İstediğiniz kadar düşürün, Türkiye’nin gerçeği bu değil. Bunların cebine üç beş kuruş para koy istediğini al.”

Yazar Prof. Dr. Sadık Rıdvan Karluk

1948 yılında Eskişehir’de doğdum .1970’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdim. Kısa bir süre Maliye Bakanlığı ve Sayıştay’da çalıştıktan sonra 1972 yılında Eskişehir İTİA İktisat Bölümü’nde akademik kariyere başladım. 1975’te doktor, 1979’da doçent oldum. 1975 – 1976’da İngiltere Sussex Üniversitesi’nde doktora üstü çalışmalar yaptım.

1982 yılında Devlet Planlama Teşkilatı Başbakan Turgut Özal’ın direktifleri doğrultusunda kurulan AET Genel Müdürlüğü’nün (şimdiki AB Bakanlığı) başkanlığını yaptım. 1984 – 1985 döneminde İktisadi Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundum, 1982 – 1985 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı’na (Nuh Kuşçulu) danışmanlık yaptım. Bu dönemde Türkiye’de Yabancı Sermaye Yatırımları konusunda iki kitabım (biri İngilizce) ile İhracatta Vergi İadesi kitabım İTO tarafından yayınlandı.

1985 yılında Paris’te OECD nezdinde Türkiye Büyükelçiliği’ne Planlama Müşaviri sıfatıyla tayin edildim. Görev yaptığım dönemde Türkiye’yi 4 Komite’de temsil ederek, Türkiye’de kalkınmakta olan bölgeler konusunda OECD’nin önemli bir araştırmasının (Regional Problems and Policies in Turkey) basılmasına katkıda bulundum. 1990 yılında yurda dönüşümde DPT Müsteşar Müşavirliği’ne getirildim. Daha sonra Başbakanlık Başmüşavirliğinde Türkiye ile Türk Cumhuriyetlerinin ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde bir model olan “Türk Ödemeler Birliği” kurulması için bir proje geliştirdim.

1991 yılında profesörlüğe atanarak Anadolu Üniversitesi’ne geçtim. Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye Ekonomisi, Uluslararası İktisat, Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Türkiye İlişkileri , Dış Ticaret Teorisi ve Politikası, Uluslararası Entegrasyonlar derslerini kendi eserlerimi esas alarak yürüttüm. Akademik kariyerimde 23 yüksek lisans, 16 doktora tezi yönettim. Bu öğrencilerim arasında çeşitli üniversitelerde görev yapan çok sayıda profesör, doçent ve yardımcı doçent bulunmaktadır. Üniversite Senato ve Yönetim Kurulu üyeliği yaptım, İktisat Fakültesi Dekanlığım döneminde AÖF kapsamında bulunan tüm iktisat kitaplarının yeni formata göre yazılmasına yazar ve editör olarak katkıda bulundum.

İkinci (1981), Üçüncü (1992) ve Dördüncü (2004) Türkiye İktisat Kongrelerine bildiri sunarak katılan tek öğretim üyesiyim. Dördüncü Türkiye İktisat Kongresi Bilim Komisyonu üyeliği yaparak Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Bilim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundum. 1996 yılında TOBB Milletlerarası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce: ICC) Uluslararası Ticaret ve Yatırım Politikaları Komisyonu’nda (Commission on Trade and Invesment Policy) ICC Türkiye Temsilciliğine getirildim. Son 10 yıldır TOBB ICC IFO World Economic Survey kapsamında her üç ayda Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ile ilgili olarak gönderilen sualnameleri cevaplandıran 12 uzmandan biriyim.

“Uluslararası Ekonomi: Teori ve Politika”, “Türkiye Ekonomisi: Cumhuriyetin İlanından Günümüze Yapısal Değişim”, “Avrupa Birliği”, “Türkiye Avrupa İlişkileri: Bir Çıkmaz Sokak” ve “Uluslararası Kuruluşlar” başlıklı temel ders kitaplarım dahil yayınlanmış 24 kitabım, 300’den fazla makalem, 12 ortak ve 3 çeviri eserim vardır. Beş ders kitabım (642-908 sayfa aralığında) 42 baskı yapmıştır. Tüm üniversitelerde ders kitabı ve yardımcı kitap olarak okutulmaktadır.

Ortak yazarlı bir ders kitabım TÜBA üniversite ders kitapları 2012 yılı telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere 6 “bilimsel araştırma ödülüne” sahibim. Diğer araştırma ödüllerim şunlardır: 1984: Enka Vakfı, “Türk Ekonomisinin Dünya Ekonomisine Entegrasyonu,” Bilimsel Araştırma Yarışması Üçüncülük Ödülü, 1982: Türkiye Milli Kültür Vakfı: Teşvik Armağanı, Dal: İktisat, 1981: İktisadi Kalkınma Vakfı, “AET ile İlişkilerimizin Atatürkçü Ekonomik Politika Açısından Değerlendirilmesi,” Behçet Osmanağaoğlu İnceleme Yarışması Birincilik Ödülü, 1979: Pamukbank, “Dışsatımın Özendirilmesinde Ticari Bankalarımızın Yeri” Bilimsel Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü.

ABD ABI Enstitüsü’nün Yılın Eğitimcisi (Man of the Year 2011) ödülü sahibiyim. Özgeçmişim WHO’s WHO Dünya, Asya ve Türkiye baskılarında yer almıştır. (Who's Who in Asia 2012, Asya’da Kim Kimdir 2’nci baskı, 01/11/2011, Who's Who in the World 2011, Dünyada Kim Kimdir, 28’nci baskısı, 03/12/2010, Günümüz Türkiyesi'nde Kim Kimdir, 01/05/2005). Özgeçmişim Turkischer Biographiscer Index/Turkish Biographical Index’te (2004, s.563) yer almıştır. Google Akademik’te 1.070 (05.02.2018) atıfım vardır.

Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Kayseri Sanayi Odası, İşveren Dergisi, İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi gibi oda dergilerinde yazılarım yer almıştır. Türkiye’de yayınlanan çok sayıda bilimsel derginin hakem heyetinde yer almaktayım. Ders kitaplarım: 42 baskı yapmış olup 3.884 sayfadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.