Kategoriler
Dünya Hüseyin Mümtaz Kültür/Sanat Politika Türkiye Yazarlar

DİLEK

 

DİLEK

Hüseyin MÜMTAZ

 

“Allah herkese sizin gibi muhalefet nasip etsin” dileğinin her saniye otomatik olarak güncellendiği, kıymetinin her geçen dakika daha iyi anlaşıldığı günler yaşıyoruz.

Memlekette uzun yıllardır iktidarda tek, muhalefette ise üç siyasi parti var.

İktidarın tartışılacak yeri yok, “tek başına iktidar”.

Muhalefet ise parçalı. “Ana”sı sabit, “yavru” değişiyor.

Yılların MHP’si; Bahçeli sayesinde önce “M”HP oldu, sonra da sayelerinde irtifa kaybettikçe kaybetti.

2015’in Haziran-Kasım travmasını bir kenara bırakıp, ne yaptıklarına bakalım.

CHP Kasım seçimleri sonrası 3 ayı Atatürk’ün resmini kimin indirdiği tartışmasıyla geçirmiştir. Partinin temel ilkelerinde kafa karışıklığı yaşandığı izleniminin tepe noktası ise Giresun’da bir meydana 1922’de yıkılan Kilise çan kulesinin dikilmesi olayıdır.

(Başbakan Yardımcısı ve Giresun milletvekili Canikli’nin bu Çan Kulesi’nden haberi var mıdır?)

Kılıçdaroğlu Ramazan’da Giresun’a gelir de belediyenin Taşbaşı’ndaki iftar sofrasına oturacak olursa orucunu 50 metre ötedeki Çan Kulesi’ne bakarak açacaktır. (Yoksa görülmesin diye o tarafa branda mı çekilecektir?)

Yok Ramazan’da değil de fındık zamanı gelirse Kılıçdaroğlu, bahçeye yine Çan Kulesinin dibinden kalkan dolmuşla gidecektir.

(Aslında bir saat ötedeki Trabzon’da da iktidarda “farklı parti” olduğu halde “benzer anlayış” hüküm sürmektedir. Şehrin her tarafını “Ayasofya’nın tarihi kimliği ortaya çıktı” afişleri sarmıştır. Neymiş, Ayasofya’nın etrafını “kentsel dönüşüm”le açmışlar. “Tarihi kimlik”ten kastedilen “cami olma” vasfı ise ortada minare filan yoktur,  yok amaçlanan “muhkem” bir kilise görüntüsü ise, elhâk doğrudur, Çan Kulesi orada da olanca “görkemiyle” ortaya çıkmıştır).

Geliyoruz “prematüre” muhalefete.

“M”HP, Aralık seçimleri sonrasını Bahçeli’nin koltuğa yapışmasıyla geçirmiştir ama bunca toz duman arasında çok önemli bir olay gözden kaçırılmıştır.

“M”HP Türkiye’deki her şeyi halletmiş de başka iş kalmamış gibi 20 Nisan 2016 tarihinde, yâni “Kutlu Doğum Haftası”nda; bir kanun teklifi vermiştir.

Bahçeli’nin “M”HP’sinden iki milletvekilinin kanun teklifi aynen şöyledir;

“Osmanlı hanedanı mensuplarından geliri olmayan ya da aylık geliri en yüksek devlet memurunun tazminat ve ek ödemeler dahil aldığı maaş tutarının altında olanlara, müracaat etmeleri halinde bu tutara kadar Bakanlar Kurulu kararı ile maaş bağlanır. Her ayın başında ödenecek maaştan hiçbir vergi ve kesinti yapılamaz. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak maaş ödemeleri, ödeme tarihini takip eden ay içinde Hazinece karşılanır”.

Aklıma mukayyet ol Yarabbî…

“M”HP bu kafayla mı 2023’ü görecektir?

Tabiî teklifi veren vekilleri de merak edeceksiniz.

Biri, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “CHP’nin” önerisi ile “M”HP tarafından “muhalefetin müşterek adayı” olarak ortaya çıktığı söylenilen, sonradan “M”HP’den milletvekili olan Ekmeleddin Beyefendi…

İsmi bile yabancı dilde.

Hem madem CHP’nin teklifi idi, neden acaba CHP’den vekil seçilmedi?

Diğeri “M”HP Genel Sekreter Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı..

Yeni Vahdettin’lere, yeni Abdülhamit’lere ne kadar meraklıymış meğer “M”HP…

Bu kafayla mı “ülkücüler”in oyunu alarak iktidara talip olacaktır Bahçeli?

Hukuk dışı ve yakışık almayan bütün ayak oyunlarına rağmen dönüşü olmayan yola girilmiştir. Bahçeli’nin kaçacağı yer kalmamıştır. Son bir gayretle; a)Muhalif adayların arasına nifak sokmaya ve b) Muhalif adayların sayısını arttırarak karşısındaki oyları bölmeye çalışmaktadır.

Bence Başbuğ’un kızı Çağrı Türkeş’in de muhaliflerin safında yer alması, onlarla beraber aynı karede fotoğraf vermesi Bahçeli için yolun sonudur.

“İzzet-i ikbal ile bâb-sedaretten” çekilme vaktidir.

Çekilip artık çağı geçmiş eski arabalarının fren donanımları ile rahatça meşgul olabilir.

5 Haziran 2016

 

NOT; Yazının son okumasını yaparken Gümüşhane Torul’dan yine şehit haberi geldi.

                Tirebolu-Torul-Gümüşhane hattı, 1914 Rus Harbi’nde Ermeni ve Rum çeteleri destekli Rus kuvvetlerinin gelebildiği son hattır. Giresun tarihin hiçbir devrinde düşman postalı görmemiştir, “Kurtuluş Günü” yoktur.

                Ama şimdi Doğu Karadeniz’i PKK zorlamaktadır.

                Demek ki “siyaseten taraf olmakla güvenlik” kurulamaz. Siyaset ve güvenlik farklı şeylerdir, farklı kuralları vardır, birbirlerine karıştırılmamalıdır.

                Demek ki sahildeki bahçe duvarına pankart asıp siyasi kutlama yapmakla dağlarda güvenlik sağlanamıyormuş.

               

57’nci ALAY HER YERDE/HEPİMİZ 57’inci ALAY EFRÂDIYIZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.