Liberal Demokrat Parti’nden İlginç Öneri

,

içeriğine ekledi

Okuma Süresi: 4 Dakika

Liberal Demokrat Parti (LDP), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir çağrıda bulunarak, üniversite hocalarını ve arkadaşlarını Saray’a yemeğe davet etmesini önermiştir.

LDP’den yapılan yazılı açıklamada; “Çocuklardan, şehit ailelerine, muhtarlardan, kaymakamlara, sporculardan diplomatlara kadar toplumun farklı kesimlerini ağırlayan Cumhurbaşkanının, bugün bulunduğu makamı borçlu olduğu üniversite hocalarını ve arkadaşlarını Saray’da vereceği basına da açık olacak bir yemekte ağırlamasının, üniversite günlerini birlikte yad etmelerinin güzel bir girişim olacağına inanıyoruz. Bu toplantının Cumhurbaşkanının gençliğinin en güzel yılları olan üniversite yıllarını ve anılarını merak eden toplumumuzca da ilgi ile izleneceğine inanıyoruz” denilmiştir.

Bence güzel bir fikir.

Çünkü okul arkadaşlarının ve hocalarla birlikte buluşması kamuoyu için hoş bir sürpriz olur. Sayın Cumhurbaşkanının okuduğu yıllarda ben İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin Aksaray’daki Meslek Yüksek Okulunda 1979, 1980 ve 1981 yılarında rahmetli Ziraat Bankası eski Yönetim Kurulu üyesi olan ve Eskişehir İTİA mezunu arkadaşım ve meslektaşım Prof. Dr. İlhan Uludağ ile birlikte ders verdim.

Sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiği 10 Ağustos 2014 gününün öncesinde, 2014 yılı Nisan ayında MHP Kayseri Milletvekili ve Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu “Cumhurbaşkanı olmak için 4 yıllık fakülte mezunu olmak gerekir, Sultanahmet’teki İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 3 yıllıktı. Onun mezun olduğu zaman 3 yıllıktı” açıklamasında bulunmuştur.
Bunun üzerine Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Gül şu açıklamayı yapmıştır: “Sayın Başbakanımız, T.C. İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Ticari Bilimler Fakültesi’nden 1980-1981 öğretim yılı Şubat döneminde mezun olmuştur. Kendisine, isteği üzerine 3 Nisan 1981 tarihinde geçici mezuniyet belgesi verilmiştir. Marmara Üniversitesi kurulmadan önce, Sultanahmet’teki İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne bağlı olarak Aksaray’da 4 yıllık İktisadi ve Ticari Bilimler Yüksekokulu vardı. Daha sonra bu yüksekokul Ticari Bilimler Fakültesi oldu. 1983 yılında Marmara Üniversitesi, mevcut olan İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi ile bağlı fakülte ve yüksek okullar bünyesi üzerine kuruldu. Kurucu rektörümüz de sayın Prof. Dr. Orhan Oğuz’dur.”
Temmuz 1982’de çıkarılan 41 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ve 28 Mart 1983 tarihinde yürürlüğe giren 2809 sayılı Yasa ile Akademinin tüm fakülteleri birleştirilip yeni kurulan Marmara Üniversitesi bünyesine “Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi” adıyla katılmıştır. Böylece fakülte statüsü kazanan bu okulların eğitim süresi dört yıl olmuştur.
Yasa ile Galatasaray İktisat ve İşletmecilik Yüksek Okulu, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin İşletme Fakültesi ile birleştirilmiş, Aksaray Yüksek Ticaret Okulu ve Beyazıt Maliye Muhasebe Yüksek Okulu ise Ticari Bilimler Fakültesi’ne dönüştürülerek sayısı dörde çıkan fakülteler birleştirilip Marmara Üniversitesi’ne bağlı tek bir fakülte haline gelmiştir.
Bu kapsamda bir hatırlatma. Sultanahmet’teki Rektörlük binası çıkan bir yangınla tamamen yanmış, kül olmuştur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem AKP sitesindeki “kurucular” bölümündeki biyografisinde, hem de Cumhurbaşkanlığı resmi sayfasındaki biyografisinde Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi’nden 1981 yılında mezun olduğu yazılmıştır.
O dönemde Dekan olan Doç. Dr. Sinan Artan ve Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Besim Akın benim yakın arkadaşlarımdı. Sinan Artan ile Anadolu Üniversitesi’nden yakınlığımız vardı. Besim Akın ise Erzurum Üniversitesi’nden gelmişti.

1978-1982 döneminde Türkiye’de Akademi, Üniversite, Yüksek Okul çekişmesi vardı. Üniversite hocaları Akademilerde ders vermiyorlardı. Eskişehir İTİA’de Akademi Başkanı olan Prof. Dr. Orhan Oğuz Hoca’nın yardımcısı olan kayınpederim Prof. Dr. Halil Dirimtekin’in tavsiyesi üzerine hocam Orhan Oğuz’un hatırını kırmayarak 3 yıl İstanbul’da Akademi ve Yüksek Okullarında 3. sınıflara “Uluslararası İktisat” dersi verdim.

Aksaray’daki 4 yıllık İktisadi ve Ticari Bilimler Yüksekokulu da ders verdiğim yüksek okul idi. Sayın Cumhurbaşkanı 1981 yılında mezun olduğuna göre, ben de 3. sınıflara uluslararası iktisat dersi verdiğim için (1980 yılı) kalabalık öğrenci grubu içinde kendisini hatırlamasam da “fiilen” Cumhurbaşkanının hocası sayılırım. Tıpkı CHP Milletvekili Prof. Dr. Aydın Ayaydın gibi.

Liberal Demokrat Parti’nin teklifini bu açıdan destekliyorum. Sayın Cumhurbaşkanının “hocalarını” ve “sınıf arkadaşlarını” Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne davet etmesi, bence güzel bir öneri olup, bir kadirşinaslıktır.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. Soyağacı araştırmaları, ırkçılık değil de kültürel ve biyolojik açılardan ele alınabilir. Bilimsel-biyolojik araştırmalara itibar edenlere, Prof. Sykes’ın „Havva’nın yedi kızı“…

  2. Türkiye ekonomisi bağlamında “faiz sebep, enflasyon sonuç” diyorlar…!

  3. adamlar türkiyeyi tek adam olarak en zayıf halinde buldular her tarafdan saldırıyorlar

  • FEYM GRUBU BÜLENİ

    FEYM GRUBU BÜLENİ

    Avrupa Birliği’nin Güney Kafkasya ve Gürcistan’daki kriz özel temsilcisi Ermenistan ziyaretine başladı.Başbakan Nikol Paşinyan ile yaptığı görüşmede muhataplar, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi, Dağlık Karabağ sorunuyla ilgili son gelişmeler ve Dağlık Karabağ Ermenilerinin hak ve güvenlik güvencelerinin sağlanması konularını ele aldılar.


  • BURSA’DA YAŞANAN İLGİNÇ OLAYLAR

    BURSA’DA YAŞANAN İLGİNÇ OLAYLAR

    Okuma Süresi: 1 Dakika Bursa üzerine yazdığım onuncu kitabım 1950-1960 Yılları Arasında BURSA’DA YAŞANAN İLGİNÇ OLAYLAR yayımlandı. “Bursa o kadar değişti ki, Çocukluğumun ve gençliğimin Bursa’sını çocuklarıma anlatsam kısmen gördükleri ve yaşadıkları için inanacaklar ama torunuma anlatsam, ‘dedemin kafası sulanmaya başladı’ diye düşünecek” dedim. Ve bildiğim, yaşadığım Bursa’yı yazmaya çalıştım. […]


  • Bu ayıp bize yeter (mi?)

    Bu ayıp bize yeter (mi?)

    Okuma Süresi: 0 Dakika Meksika’lı ressam Rodriguez çizmiş…Bunun ayıbı bize yeter……. mi sizce ?????? MEKSİKALI ÇİZER ANTONİO RODRİGUEZ GARCİA’NIN KARİKATÜRÜ… MAALESEF BİR KEZ DAHA GÜNDEME GELDİ. Çocuk gelin, fiziksel, fizyolojik ve psikolojik açılardan evlilik ve çocuk doğurma sorumluluğu taşımaya hazır olmadan evlendirilen kızlara verilen addır. ‘Çocuk’ ve ‘erken evlilik’ kavramları […]


  • 28 Şubat Kararları ÇOCUKLARIN KORUNMASI OLAN Atatürkçülüğün Kendisidir

    28 Şubat Kararları ÇOCUKLARIN KORUNMASI OLAN Atatürkçülüğün Kendisidir

    Okuma Süresi: 4 Dakika 28 Şubat kararlarını herkesin bilmesi gerekiyor. Bilmeden yorum yapmayın. Alınan kararları lütfen okuyarak hareket edin. Şimdi dinci tarikatçıların ve onların efendisi olan bir numaralı emperyalistin neden 28 Şubat kararlarına karşı çıkıp işbirlikçilerini iktidar yaptığını öğrendinizmi? Sizler, gericileri destekleyenlerin 6 yaşında çocuklara cinsel olarak tecavüz edip ve […]


  • Cemaat vakfına İBB’den mühür

    Cemaat vakfına İBB’den mühür

    Okuma Süresi: 0 Dakika 6 yaşındaki kız çocuğunun evlendirilmesi olayının merkezindeki İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nı İstanbul Büyükşehir Belediyesi mühürledi‼️ Elazığ’da bulunan Lalegül Anaokulu, Kuran okuyan kız çocuklarını gelinlik ve türban giydirerek tebrik ediyor. Okulun sorumlularının “6 yaşındaki kız çocuğu evlendirilebilir” diyen Nureddin Yıldız hayranı olması tesadüf mü‼️ Bu çocuklar […]