Kategoriler
Dünya Hüseyin Mümtaz Kültür/Sanat Politika Türkiye Yazarlar

TURUNCU LEFKE

 

TURUNCU LEFKE

HÜSEYİN MÜMTAZ

 

Lefke önce siyahtı…

Sahilden sola, güneye döndük, madenci evlerinin arasından iyice yukarıya çıktık…

Çok kısa sürede, dört kasabayı birbiri ardına gezince farkı daha iyi fark ediyorsunuz.

Lefkoşa’nın Suriçi ile dışı ayrı dünyalar. Suriçi; yâni eski Lefkoşa. Köşklü Çiftlik, Ledra, Arabahmet, Sarayönü, Selimiye, Belediye Pazarı, Büyük Han/Kumarcılar Hanı/Deveciler Hanı… Sonuncusu, hangi akla hizmet yıkılmış şimdi otopark.

Güzelyurt, eski Güzelyurt… 42 sene önceki gibi. Evler bakımsız, insanlar mutsuz. 42 senedir her görüşmede Rumlar “önce Güzelyurt” derse ve siz hiç “olmaz” demezseniz ev sahipleri ne yapsın, nasıl çivi çaksın?

Girne başka, bambaşka bir âlem. Lefkoşa Suriçi’nde Lefkoşalı’yı; Güzelyurt’ta yorgun ve mutsuz Güzelyurtlu’yu bir bakışta tanırsınız da Girne’de kimin ne olduğunu anlamanız imkânsızdır.

Son bir haftada Girne’de; Türkiye’de oturduğum şehirde bir yılda göremediğim kadar Afrikalı zenciyi, uzak/yakın/güneydoğulu’yu gördüm. Bindiğim Lâpta-Girne minibüsünde benden başka 20 kişi daha vardı ve hepsi farklı dil konuşuyordu.

Neyse, dönelim Lefke’ye…

Gittiğimiz gün Portakal Festivali varmış Lefke’de. 30’lu yıllarda beş kere düzenlenmiş, 2.nci Dünya Harbi’nden sonra; Türk Lefke’nin Yafa portakalını kıskanan komşu Omorfo Rumlarının portakal dikmesi ile giderek önemini yitirmiş ve bir daha düzenlenmemiş, 74’den sonra ise Güzelyurt’un hem portakalı, hem de festivali sahiplenmesiyle iyice unutulmuş bir kavram ve etkinlik.

Sokaklar kalabalıktı, yerli ürün tezgâhları vardı her köşede.

Lefke uzak ve yalnız olmanın kırgınlığını, küskünlüğünü yaşıyor.

Binalar, dükkânlar, evler eski, üzgün ve hüzünlü. 1990’da kurulan üniversite biraz hareket katmış.

Aracımızı ilk gördüğümüz boşluğa park ettikten sonra yürüyoruz sokak tabelâlarına bakarak.

Vay anasını sayın seyirciler…

“Coronation Monument”e gidermiş, “Taç Giyme Anıtı”na.

“Bre aman, yapmayın, ne tacı, hangi padişah?” diye koşuyoruz dabellânın gösterdiği yere ve…

…kala kalıyoruz….

“12 Mayıs 1937’de Kral VI’ıncı George’un anısına” dikilmiş bir “anıt”mış…

“Müstemleke Lefke’si”, sabahın 11’inde iyice kararıyor.

Ve o gözle dolaşmaya başlıyoruz…

Devlet daireleri, mahkemeler derken ikinci “şok, şok, şok”…

Bu defa “Lefke Mahkemesi”nin giriş kapısı üzerinde yine sarı taştan “iki İngiliz aslanı”…

İşte bu fazla geldi.

Ama “kamu daireleri”nin ön cephesindeki boydan boya “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazısı zevahiri bir parça kurtarıyor.

Lefke siyahtan, griye döndü..

Şimdi…

Meselâ Rum’dan alınan Güzelyurt’ta Rum zamanından kalma “İngiliz Aslanı” hiçbir yerde yoktur da ezelden beri Türk; Kıbrıs’a 1571’de gelen Türklerin ilk yerleştiği yer olan Lefke’de neden vardır?

Beratlı’nın, “Lefke, Sevgilim”ine yakışıyor mu?

Krallara, George’lara ve uzun kuyruklu aslanlara arkamızı dönüp Lefke’yi dolaşmaya çıktık.

Karadağ’a çıktık, top sahasını dolaştık, Lefke’nin; madenci evlerinin yıllara yayılan yalnızlıklarını paylaşmaya çalıştık.

Aşağıda, TMT Şehitliğinin yanından dönüp “Göçmen Evleri”nde bir hânede nefeslendik.  64 Baf göçmeni olan evin hanımı kahve ikram etti, ardından unutulmaz bir hurma ve bergamut macunu lezzeti ile ağırladı bizi.

Lefke, portakal yapraklarının yeşiline döndü.

 

Sonra sahilde “evin efendisi” ile de tanıştık… Denize sıfır, inanılmaz manzaralı daracık bir dükkânda mukim “yeme-içme-muhabbet” kebapçısı, “nev’i şahsına münhasır”, hoşsohbet Rifat bey;  nâmı diğer “Kunta Kinte”…

Ve akşamüzeri Lefke’den ayrılırken gönlümüzdeki Lefke’nin iyice turunculaşan rengi uğurladı bizi..

Çarpışan, savunan, yıllar yılı Rum’a göğsünü geren Lefke dururken; 74’de Rum’dan alınan “sonradan aramıza katılan”, 74’den önce tek Türk olmadığı için bütün ahalisi, başka yerden göçen Güzelyurt’un “ilçe” yapılmış olmasına anlam veremedim yine…

Lefkeli’ler de anlamıyor bunu…

Bir de Kral bilmem kaçıncı Corç’dan vazgeçseler.

Nerenin kralıysa ve Lefke’yle ne alâkası varsa? 4 Nisan 2016

 

 

57’İNCİ ALAY HER YERDE/HEPİMİZ 57’İNCİ ALAY’IN EFRÂDIYIZ

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.