Kategoriler
Dünya Hüseyin Mümtaz Politika Türkiye Yazarlar

BOMBA

 

BOMBA

HÜSEYİN MÜMTAZ

 

Ankara’da yine bomba patladı.

Yine içimiz acıdı, yüreğimiz dağlandı, ruhumuz karardı.

Ama siz Ankara’da patlayanın asıl bomba olduğunu mu zannediyorsunuz?

37 masum vatandaşımızın kurban verildiği bu ahlâksız terör saldırısı, sakın daha büyük nükleer patlamaları, fay hatlarındaki dev kırılmaları, tsunami dalgalarını örtmek için kullanılıyor olmasın?

Galiba öyledir de farkında değiliz…

Ankara’dakiyle eş zamanlı olarak tarihi/coğrafi/siyasi iki kocaman bomba daha Anastasiadis’in Kıbrıs Rum Kesimi ile Barzani’nin “Güney Kürdistan”ında patlamıştır aziz okuyucu.

1.Anastasiadis, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ile Lefkoşa’da yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “Başkan Tusk’a Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, görüşme çerçevesinde belirtildiği şekilde yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda Türkiye ile yeni fasılların açılmasına izin vermeyeceğimizi ilettim” dedi. Cevaben “Kıbrıs’ın diğer tüm AB üyesi devletler kadar önemli olduğunu vurgulayan Tusk, “Benim için hiçbir üçüncü ülke herhangi bir AB ülkesi kadar önemli olamaz” diye nokta koydu..

Rüyada gezenler için kaydedelim; Tusk’ın konu ettiği “üçüncü” ülke, Türkiye’dir.

  1. Amerikan Philadelphia Media Network isimli ajansa yaptığı açıklamada Irak’ta Saddam’ın devrilmesiyle ortaya çıkan mezhep ayrılığının ülkeyi böldüğünü öne süren Barzani, “Ortadoğu’ya baktığınızda eski sınırlar sadece kâğıt üzerinde kalmış. Bölgedeki yeni gerçekler Ortadoğu haritasını yeniden çiziyor” dedi.

Irak’ta gelecekte bir Sünnistan kurulması ihtimali bulunduğunu belirten Barzani, Suriye’de de rejimin barışçıl isyana şiddetle yanıt vermesinin mezhep hatları boyunca ülkeyi böldüğünü söyledi. Artık Suriye’nin birleşmesinin çok zor olduğunu öne süren Barzani, “Kürtlere gelince 1923 tarihinde yapılan Lozan Antlaşması’ndan bu yana bağımsızlığı hayal ediyor. Söz konusu antlaşmada Osmanlı İmparatorluğu’ndan geri kalanlardan Kürtlere bir devlet sağlanması taahhüdüne uyulmadı” iddiasında bulundu. Barzani, eninde sonunda bir Kürt devletinin kurulacağını da savundu.

Daha ne desinler?

“Davul zurna/sivri sinek” örneğinden meşrebinize uyanı alın, bir tarafa koyun..

Mademki son zamanlarda “Kemalist kanton”, “Yüzyıllık parantez”, “Doksan yıllık harabe” kavramları ile tarihe yeni bir bakış açısı getirilmek isteniyor, o halde tarihi bir kere daha ve doğru okumak lâzım.

Yarın Çanakkale Zaferi’nin 101’inci yılıdır..

Çanakkale; Cumhuriyet’in önsözüdür.

O halde sırada Cumhuriyet’in 100’üncü yılı vardır..

Sadece “satır arasındaki parantez” midir Cumhuriyet yoksa NUTUK’da kısa bir özeti verilen, Türk Milleti’nin ciltler dolusu onurlu var olma mücadelesinin destansı öyküsü müdür?

Hangi gözlükle okuduğunuza bağlı…

Madem Osmanlı’ya fazla meraklıyız; a) Tersane Konferansı (23 Aralık 1876); b) Ayestefanos Antlaşması (3 Mart 1878) ve c) Berlin antlaşması (13 Temmuz 1878)’nın da 140’ıncı yıllarını iyi okuyalım..

Konuya; günümüzle birebir aynı özellikleri gösteren 93 Harbi dönemi ile başlamaya ne dersiniz?

Gelecek yazıya…17 Mart 2016

 

57’İNCİ TÜMEN HER YERDE/HEPİMİZ 57’İNCİ TÜMENİN EFRÂDIYIZ

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.