Batı’nın çöküşü Türkiye’nin yükselişi (1)

Anadolu’nun Güneydoğusunda 1982 yılından beri süregelmekte olan terör olayları gerçekte Türkiye’nin bölgesel bir güç olmasının önüne engeller koymak ve Avrupa’nın karşısına bir güç olarak çıkmasını durdurmak amaçlı. - sign 1254874 640

Anadolu’nun Güneydoğusunda 1982 yılından beri süregelmekte olan terör olayları gerçekte Türkiye’nin bölgesel bir güç olmasının önüne engeller koymak ve Avrupa’nın karşısına bir güç olarak çıkmasını durdurmak amaçlı.

Avrupa’da 21.ci yüzyıl mantığı ve anlayışı ile çağdaş “Haçlı Birliği”ni oluşturmayı başarmış olan Avrupa’nın Hristiyan devletleri, Türkiye ile 1959 yılında başlatılmış olan katılım sürecine ve 1964 yılında Ankara’da imzalanmış olan Ankara Anlaşmasına rağmen halen daha görüşmeleri sürdürmekten utanmamakta. Türkiye’nin AB’ye katılımını önlemek için de olmadık engelleri yaratırken, Balkanlardaki neredeyse Türkiye’den 50 yıl daha gerisinde olan Hristiyan devletleri de sanki de gecekondu yapar gibi bir gecede almaktan hiç çekinmedi. “Hristiyan olsun da isterse çamurdan olsun” mantığı ile neredeyse hepsini, “coğrafik olarak Avrupa’dalar” iddiası ile bünyesine aldı.

Türklerin DNA’larında (genlerinde), eski tabirle kanlarında, yönetmek var, yönetilmek yok. Dünya üzerinde bu güne değin hiç yönetilmemiş, ender milletlerden bir tanesi Türkler. Zaten Avrupa için sıkıntı da bu noktadan başlıyor. Bir daha Türklerin Osmanlı İmparatorluğu gibi Avrupa’nın başına bela olmasını, Avrupa’nın çıkar yollarında karşısından engel oluşturmasını hayal bile etmek istemiyorlar.

Avrupa’nın başını çeken Almanya, en son teknolojik silahlarını hiç çekinmeden ve saklamadan bölgedeki terör odaklarına satarken ve kayıtsız koşulsuz destek verirken, kendisinin de katkılarından göç etmelerine sebep olduğu yerinden yurdundan edilmiş kişileri kabul etmemek için elden geleni de ardına koymuyor.

Hem bölgeye silah satarak, Orta Doğu’nun kuzey bölgelerinde silahlı çatışmaların tırmanmasını ve sürmesini sağlıyor, hem de kendi sattığı silahlardan kaçan zavallı insanları göçmen olarak kabul etmemek için de gerek siyasi, gerekse de maddi olarak her dolabı çeviriyor.

II. Dünya savaşından sonra bir harabe haline gelmiş olan Avrupa’nın 40 yıl içinde yaralarını sarmasının ve tekrar kalkınmayı başarmasının iki nedeni var. Bunlardan birincisi ABD’nin küresel lider olmak hedefli kendi çıkarları doğrultusundaki şartlı yardımını kabul etmeleri, ikincisi de sömürge adı altında tüm zenginliklerini acımasızca kendi ülkelerine aktardıkları sömürgeleri.

ABD’nin ulusal parası “Dolar”ın dünya üzerinde geçerli olan tek ticari para birimi haline gelmesi ve tüm ülkelerin, dünyanın diğer ülkeleri ile alış veriş yapabilmesinin koşulu olarak Merkez bankalarında dolar bulundurulmasının şart koşulması, II. Dünya Savaşından hemen sonrasında kurulan ve adeta diğer ülkelere dayatma ile zorla kabul ettirilen IMF (International Monetary Fund – Uluslararası Parasal Fon) sayesinde oldu. Her ülkenin Merkez Bankası kasasında Dolar bulundurması koşulu, ABD’nin neredeyse son 60 yıldır hala daha karşılıksız para basmasını sürdürmesini sağlamakta. ABD, kendi iç kullanımı için kağıt üretimi ve basımdan başka hiçbir masrafı olmayan “Dolar” ile petrol gibi enerji ürünleri ile her tür ticari malı alırken, diğer ülkeler emekleri, çalışmaları, üretmeleri ve yaratıcılıkları sayesinde binbir zorlukla ürettikleri malları satarak elde ettikleri Dolarlarla ancak kendi gereksinimlerini sağlayabilmekte.

ABD, IMF’nin kuruluşunun, dönemin güçlü devletleri sayılan Avrupa’nın galip devletleri tarafından kabulü sonrasında Avrupa’nın yaralarını sarması için karşılığı olmayan Dolarlarını basarak Avrupa’ya “Marshall yardımı” adı altında yardım ve kalkınma hamlesi başlatırken, BM’nin de Milletler Cemiyeti kimliğinden çıkarttırılarak yeni bir kimlik altında ve tamamen ABD’nin kontrolünde olacak şekilde tekrar hayata geçmesini sağlamış.
(Devam edecek…)

Ata ATUN
e-mail: [email protected] veya [email protected]

Facebook: Ata Atun

14 Mart 2016

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. https://www.turkishnews.com/en/content/2023/02/08/facts-not-reported-by-the-media-re-turkiye-earthquake/ yardım malzemelerinde, gıda kutularında, çadırlarda karşıt taraflar arasında AKP logo savaşları yapıldığı yabancı basına düşmüş gözüküyor. utanç vverici

  2. KUR’AN’ı Kur’an’dan Tanımak! KUR’AN! Nasıl Bir Kitap? KUR’AN; yaşamın Kitabıdır, yaşam eğitim Kitabıdır, hayata hazırlar, hayat hakkında bilgilendirir, rehberlik eder,…

  3. türkiye’de sokak hareketlerini muhalefet partilerinden beklemek pek doğru değil. Yasal sınırlar içinde kalarak farklı bir oluşum olur mu?

  4. Maalesef yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. O yüzden umutsuz bir durum içindeyiz. Bu durumda çıkış, dediğiniz gibi muhalefet tarafından sokakta örgütlenmiş…

  5. Böylesine âdi, tiksindirici bir yazıyı sayfalarınızda görmekten üzüntü duydum..Bu yazılanları kaleme alanın bırakınız ülkemizde bulunmasını, bu Dünya’da bile yeri olmaması…

  6. Hey Ağalar Türk’e »Hiciv Şiiri« Hey ağalar Türk’e cevap bulunmaz Darılıp ağzını açtığı zaman Değme şeyle karşısında durulmaz Darılıp köpüğün…

  • Deprem Felaketi

    Deprem Felaketi

    Deprem felaketi hatırlattı ki, bizim Türk- Kürt sorunumuz yokmuş aslında, bizim; Alevi- Sünni sorunumuz da yokmuş. Hatta ve hatta Ermeni sorunu, Yunan sorunumuz da yokmuş. “İnsanlık” diye bir üst başlık altında yaşıyormuşuz hepimiz. İşte; dünya bu üst başlık altında, insanlık başlığında buluştuk. Azerbaycan’dan, Pakistan’dan, Türk kardeşlerimizden yardım geleceğini biliyorduk zaten. Öyle […]


  • Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir sehri deyil, bir ülkeyi yok ettiler..KAR, HIRS, HIRSIZLIK, RÜSVET,KORRUPTION, Kadin ticareti,  hesi  Allahin ismi altinda….! Türkiyede, ekonomik gelişme ve büyümeyi sağlamak için en büyük koz olarak inşaat sektörü görüldü. Ancak bu sektörün sağlıklı ve kalıcı bir ekonomik büyüme yaratamadığına dair pek çok araştırma ve inceleme daima görmezden gelindi. Şehirler […]


  • Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt Bir röportaj sırasında İngiliz televizyoncunun dikkatiniduvardaki hilal ve bozkurt çeker.Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’e bunun ne olduğunu sorar:“O Bozkurt’tur.” der Elçibey ve devam eder:“O gördüğünüz Türk Milleti’nin sembolüdür totemidir.”İngiliz televizyoncu biraz düşündükten sonra özür dileyerek tekrar sorar;“Niçin kendinize vahşi ve yırtıcı bir hayvanı sembol olarak […]


  • TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    Bir Deprem oldu… Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti “O” sabah. Bir deprem oldu… Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup “kendine gel hayat çok kısa” diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların,en sevdiğimiz eşyaların,en sevdiğimiz yemeklerin,en sevdiğimiz mekanlarınaslında saniyeler ile nasıl kaybedeceğimizi yeniden […]


  • Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Ne yazık ki Türkiye’miz çok büyük ve ağır bir doğal afetle karşılaşmıştır. Türkiye’nin on ilini vuran ve büyük can kaybı ve yıkıma neden olan deprem afeti, bizi de Türk Dünyası ailesi ve büyük Türk milletinin bir parçası olarak derinden üzmüş ve kederlenmiştir.Fakat biliyoruz ki Türkiye muktedir bir millet ve devlettir […]



Posted

in

, ,

by