IMG_1819

Bu meclisin yeni bir anayasa yapma yetkisi yoktur…

Çünkü TBMM’nin neyi yapacağı, neyi yapmayacağı yasalarla belirlenmiştir…

Anayasanın 87. Maddesinde Meclisin görevi şöyle tanımlanmıştır: “Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası Antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek…”

Burada ona “Anayasa yapma” görevi verilmemiştir… Yalnızca “değiştirme, düzeltme” görevi verilmiştir.

Peki, bu duruma göre meclis, hiç Anayasa yapamaz mı, hep eski anayasayla mı yetinmek zorundadır?

Yapar… Elbette yapar…

Usulüne ve yasalara uygun hareket ederse, hem de en iyi biçimde yapar…

Nedir bu işin usulü, yöntemi?

Önce bir “halk oylaması” gerçekleştirilmelidir. Halkın yeni bir anayasayı isteyip istemediği oylanmalıdır. Bu oylamada halkın büyük bir çoğunluğu “EVET” derse, bir “Kurucu Meclis” oluşturulur, bu kurucu meclisin hazırlayacağı Anayasa yeniden referanduma sunulur…

Yani hiç kimse, hiçbir kurum “Kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz…” Bu TBMM de olsa…

Hele hele bir de “Anayasaya bağlı kalmaya” yemin etmişlerse…

Siyasal partiler, “Kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi”ni kullanmakta ısrar ederlerse “SUÇ İŞLERLER…”

AKP, Y-CHP, MHP, HDP bugün, Anayasada belirtilen hükümlere karşın “Yeni bir Anayasa yapma” ısrarını sürdürmektedir. Suç işlemektedir…

Tümünün de ayrı ayrı hedefleri vardır…

AKP, başkanlık sistemini meşrulaştırmak istiyor. HDP Türk adını, Türk milliyetçiliğini anayasadan silip, onun yerine “özerklik” kavramını yerleştirerek, Kürdistan devletinin kurulmasını engelleyen koşulları ortadan kaldırmak, ülkeyi parçalamak amacında…

Tüm partilerin birleştiği, varmak istediği nokta ise Türk vatandaşlığı kavramı yerine, ucube bir “Türkiyeli” kavramını getirip, etnik bölücülüğe, ümmet – kul anlayışına, tarikatlara, tekkelere, cemaatlere özgürlük tanımak… Cumhuriyet ve laiklik kalelerinde gedikler açmak…

Neymiş efendim, “Yeni anayasa, milletimizin kültürel ve toplumsal çeşitliliğini tanıyan, herhangi bir etnik veya dini kimliğe referans yapmayan bir vatandaşlık tanımını esas alacak”mış…

 Dünyanın neresinde, hangi millet, ismini anayasadan silmektedir?

Siz hiç, bir Fransız’ın, “Ben Fransız’ım” yerine, “Ben Fransalıyım”, “Ben Almanım” yerine “Ben Almanyalıyım” dediğini duydunuz mu? İşittiniz mi?

Peki, söyler misiniz, bir Türk niye “Ben Türk’üm” yerine, “Ben Türkiyeliyim” desin?

Bir ülkenin anayasasında Fransız milleti, İngiliz milleti denildiği zaman, o milletin kültürel ve toplumsal çeşitliliğinin kaybolacağını hangi aklı başında bir insan iddia edebilir? Bu nasıl bir saçmalıktır?

Tekrarlıyoruz: Osmanlıdan bu yana yapılan tüm anayasalarda yer alan “TÜRK” adının ve “TÜRKLÜK” kavramının yok edilmesi, anayasadan çıkarılması suçtur…

Hem de Yüce divanlık bir suçtur…

Hele hele gerçek demokrasi çarkının işlemediği, yüzde 10 baraj sistemi ve TEK ADAM direktifleri ile yönlendirilen bir seçim sistemi ile oluşturulan bir meclisin yapacağı anayasa, asla, tüm toplumun ihtiyaçlarına yanıt veren bir anayasa olmayacaktır…

İşte bu nedenle Tüm partiler AKP masasından kalkmalı, bu sevdadan vaz geçmelidirler… AKP’nin BOP planını hayata geçirme çalışmalarına ortak olmamalıdırlar…

AKP’nin bir tek amacı vardır: Üniter Türkiye Cumhuriyetini, ulus devleti yok etmek, laikliği ve ulusalcılığı ayaklar altına almak, yeni bir federal İslam Cumhuriyetini oluşturmak…

Vatandaşlık kavramı yerine kul kavramını, Türk milleti yerine ümmet kavramını yerleştirip, ülkemizi Ortaçağ karanlığına gömmek… Türk ve Türk milleti kavramını Anayasadan silip, etnik gruplara anayasal bir statü kazandırmak… Vatanımızı eyaletlere ve azınlıklara bölmek…

Yapılan tüm girişimler ülke ve millet aleyhine ve zararınadır…

Kendi sapkın ideolojilerine hizmet etmektedirler… Gerçekleştirmeye çalıştıkları değişikliklerden Türkiye’nin hiçbir çıkarı olmayacaktır…

Böyle bir ortamda yapılan anayasa demokratik de olmayacaktır…

Vee tümünün de arkasında ABD – AB emperyalizmi vardır… Tüm partileri kurşun asker gibi kendi hedefleri ve amaçları doğrultusunda kullanmaktır…

Hedef büyük Kürdistanın, ikinci İsrail devletinin kurulması, Ortadoğu’nun BOP planı çerçevesinde parçalanması, giderek yeraltı ve yerüstü zenginliklerin talan edilmesidir…

Bir kez daha uyarıyoruz: Gelin ihanetlere ve suça ortak olmayın, Yüce Divanlık suçlar işlemeyin…

Yol yakınken AKP’nin Amerikancı Anayasa Masasını terk edin…

([email protected])

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.