9 Eylül’ün Unutturulmak İstenen Kahramanı:Yüzbaşı Şerafettin

9 Eylül'ün Unutturulmak İstenen Kahramanı:Yüzbaşı Şerafettin Prof. Dr. Kemal Arı - untitled67 d
untitled67_d
ilh_2315_copy_d
ilh_2313_d
ilh_2311_d

9 Eylül’ün Unutturulmak İstenen Kahramanı:Yüzbaşı Şerafettin Prof. Dr. Kemal Arı

Yüzbaşı Şerafettin Bey kimdir?

ilh_2202_d

İzmir’e 9 Eylül günü ilk olarak giren ve Hükümet Konağı’na Bayrak Çeken; ödül olarak da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten, Buhara’dan Gelen Değerli Kılıcı Ödül Olarak Alan Kahraman…

ilh_2190_d

Yüzbaşı Şerafettin Bey, ulusal Kurtuluş Savaşı’na katılan yurtsever bir Türk süvari yüzbaşısıdır. Sakarya Savaşı’ndan Sonra Buhara Cumhuriyeti’nin gönderdiği üç kılıçtan biri Atatürk’e, biri İsmet Paşa’ya, üçüncüsü de işgal altına ilk girecek “fatih”e verilmek üzere Atatürk’e teslim edilmiştir.

ilh_2175_d

Atatürk bu kılıcı Batı Cephesi Komutanlığı’na teslim etti. Ve bir konuşma yaparak; “Sakarya Savaşı’nı kazanan ordumuz, inşaallah İzmir’e girerek, bu kılıcı da kazanacaktır. Ben de bu kılıcı İzmir’e ilk giren fatihe vermekle şerefyaab olacağım” demişti.
Türk Süvarileri 9 Eylül günü İzmir’e girdiler.

En başta Yüzbaşı Şerafettin, arkasında müfrezesi; önce Halkapınar’da tuzağa düşürüldüler. 4 şehit verildi. Pasaport’ta Yüzbaşı Şerafettin’in atının ayakları altına atılan bombanın infilak etmesiyle ağır bir yara aldı. Ancak atını değiştirerek, müfrezesinin başında Konak Meydanı’na ulaştı.

Yaralıydı.

ilh_2317_d

Koşarak gelen bir genç, elde dikilmiş bir Türk bayrağını kendisine verdi. Koynuna soktu. Koşar adım Hükümet Konağına girip, Yunan bayrağını gönderden indirip Türk bayrağını çekti.
Bayrağı çekerken, göğsünden sızan kanların bayrağa bulaştığını gördü. Şunu söylüyordu: “Kanımın bulaştığı bayrağıma şimdi de gözyaşlarım bulaşıyor. Ölsem ne gam. İzmir’e ilk ulaşan biz olmuştuk ya!”

15 Eylül günü düzenlenen bir törenle Atatürk bu kılıcı Yüzbaşı Şerafettin Bey’e verdi.

Sonra boynundaki yara nüksetti; kısmi felç oldu ve malulen emekli oldu. Zor günlerinde kılıcını bütün zorluklara rağmen, elinden çıkarmadı.

Ölmeden önce, İstanbul Valiliği aracılığıyla kılıcı İzmir Belediyesi’ne göndermek istedi:
Ancak kılıç, bilinmedik bir şekilde kayboldu…

ilh_2319_d

Zaman içinde; Son Kurşun’u atan bu önemli kahraman, ne yazık ki unutturulmak istendi.

Kimileri çıkıp, bu tarihi onurla kendi yakınlarının bağını kurmaya çalıştılar.

Zaman içinde Yüzbaşı Şerafettin Bey’in adına Balçova Belediyesi bir park açtı.

Dokuz Eylül Üniversitesi, Sabancı Kültür Sarayı’ndaki salonlarından birine Hasan Tahsin’in, ötekine Yüzbaşı Şerafettin’in adını verdi.
İzmir’de bir semtin ve Alsancak’ta bir sokağın adı oldu.

Ve en son; Karşıyaka Belediyesi tarafından yaptırılan Milli Mücadele Açıkhava müzesinde, Mustafa Kemal Atatürk’ten üçüncü kılıcı alırken, Yüzbaşı Şerafettin’in figürü bir rolyefte yer aldı.

Han Tiyatrosu tarafından bu muhteşem tarihsel olay oyunlaştırıldı ve “Kordon’da Nal Sesleri” adıyla sahnelendi.

Tarafımdan yazılan “Üçüncü Kılıç” adlı kitapta konu, enine boyuna ele alınarak; bir inceleme yapıt olarak ortaya konulduktan sonra bu gelişmeler yaşanmıştı.

Ancak yetmez ve yetmeyecek…

Ve hep şu sorgulandı ve sorgulanacak:
Son kurşunun atıldığı Konak Meydanı’nda niçin bir kurtuluş anıtı yok?

ilh_2169_d

Ve soruyoruz:
Niçin Konak’ta bir Kurtuluş anıtımız yok!

Yapılacak bir anıtta, Üçüncü Kılıç’la Yüzbaşı Şerafettin’in ve silah arkadaşlarının figürüne yer verilse, kurtuluşun ta kendisi olan o tarihsel an; yani 9 Eylül günü, Türkiye’yi var eden o muhteşem gün bir yadigar olarak gelecek kuşaklara aktarılmış olmaz mı?

Hep aydınlık yüzüyle övündüğümüz İzmir; niçin kendi kimliğinin en önemli parçalarından biri olan bu tarihsel anı bir anıtla taçlandırmıyor?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. Bir ülkede yaşayan çok çeşitli ırklar olabilir vatandaş olarak sorun bu değil sorun kendi yaşadığı ülkenin menfaatlerini değil de dışardaki…

  2. Doğduğum köyün adı Ocak. Soyadım da buradan geliyor. Onun için “ocak” sözcüğü ve kökeni benim ilgi alanım. Bu nedenle yerdeşim…

  3. KUR’AN yakma, Peygambere hakaret! Suç Kimin?! Kendini-sınırını bilmez bir akılsız yobazın KUR’AN yakma eylemi; inanılan değerlere hakaret, aşağılama evet kötü,…

  4. Artık zenginler Trump veya temsilcisi Macron gibi parti başkanlığı ordan zıpp ülke yönetiminde.. çağımız iklim gibi kuralsızlıklara anomik çeşitliliği var…

  5. İki dil öğrenen insanların ileri yaşlarında bilişsel gerileme veya demans geliştirmesini geciktirici etkisi vardır.ayrıca ağır sanayi kurulurken Rusların çok yardımı…

  • DÜKLÜK ve DÜDÜKLÜK

    DÜKLÜK ve DÜDÜKLÜK

    Kimse dillendirmese de ben söylemiş olayım; eğer ‘Millet İttifakı’ beklenildiği üzere hem cumhurbaşkanlığını ve hem de Meclis’teki çoğunluğu sağlayabilirse, buna, Türkiye’nin yeni ‘Kurucu Meclis’i diyebileceğiz. Şimdi ‘aklıevvel’ kimi hukukçu ve siyasetçinin ‘Kurucu Meclis’ başka şeydir, o daha çok ‘Anayasa’ yapmak için kurulan meclistir diyecekleri beklenebilir. Diyebilirler. Nitekim bu tip ‘hukukçu’lar Dr […]


  • YÜZÜKLE BAŞLADI YATLARLA KATLARLA DEVAM EDİYOR!

    YÜZÜKLE BAŞLADI YATLARLA KATLARLA DEVAM EDİYOR!

    VEKİL ADAYI GENÇCAN: YÜZÜKLE BAŞLADI YATLARLA KATLARLA DEVAM EDİYOR! Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sakarya Milletvekili Aday Adayı Kadir Gündüz Gençcan, CHP Grubu’nun “Cumhurbaşkanlığı harcamalarının hukuksal çerçevesinin araştırılması” amacıyla TBMM Başkanlığı’na verdiği Meclis Araştırma önergesinin, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilmesine ilişkin eleştiride bulundu. Vekil Adayı Gençcan: “Tok, açın halinden tabii […]


  • Köy Enstitüleri 27 Ocak 1954 tarihinde yıkılmıştı!

    Köy Enstitüleri 27 Ocak 1954 tarihinde yıkılmıştı!

    KÖY ENSTİTÜLERİNİ, 1946’DA CHP’NİN VURDUĞU İLK DARBEDEN SONRA 27 OCAK 1954 TARİHİNDE İKİNCİSİNİ VURAN DP (Demokrat parti) YIKMIŞTI! 2. Cihan Savaşı sürecinde Genç Türkiye Cumhuriyet, Batı’nın batağına giden yola adım adım sokulur. Geleceğin meçhul aydınlanmacılarına ışık götürecek ilkokul öğretmeni yetiştiren Köy Enstitüsü tasarımına (proje) ilk darbe bu kurumlara yaşam veren CHP’den […]


  • EKONOMİ ve TÜRKİYE

    EKONOMİ ve TÜRKİYE

    Haftaya encamımızı görerek başlayalım dedik…  Seçim yılı 2023’te yüksek enflasyon, faiz politikası, değer kaybeden TL ve büyüyen cari açık, ekonomideki belirsizlikleri artırıyor . Yoksulluk hızla artmaya devam ediyor..  Geride bıraktığımız 2022 yılı, sene başındaki umutların aksine küresel ve bölgesel çapta siyasi ve ekonomik krizlerin yaşandığı bir yıl oldu. Dünya genelinde […]


  • Uğursuz 24 Ocak

    Uğursuz 24 Ocak

    1980,1993 VE 2001 YILLARININ EN UĞURSUZ GÜNÜ 24 OCAK’TIR • 24 Ocak 1980’de İktisadi İstikrar Kararları Milli Cephe oyları ile TBMM yasalaşmıştı.   Böylece AB(D)’nin haremine kapatılan Türkiye için bu karalar iktisadi kapilasyondur. • 24 Ocak 1993’de gazeteci Uğur MUMCU, • 24 Ocak 2001’de Diyarbakır Emniyet Md. Gaffar Okkan ve beş polisimiz […]



Posted

in

by