PROF. DR. KEMAL ARI: “TÜRK MİLLETİ GERÇEĞİ” (-Anlamak Çok Mu Zor?)

Kemal Arı, 2.4.2015 - mustafa kemal ataturk

1008860_10152099911977860_138659605_o-300x225

“TÜRK MİLLETİ GERÇEĞİ”
(-Anlamak Çok Mu Zor?)

“Yedi bin yıllık tarihi olan bir millet” diyor Atatürk, Türk Milleti için…
Bu soylu milletin son kalesi; kırk asırlık atalar yurdu olan Anadolu’dur…
Atatürk, bütün geçmiş kültürleri de soylu Türk Ulusu’nun bir parçası sayıyor da ondan diyor bunu.
Yani ona göre “Türk Milleti” kemik, gen ya da kan bağına bağlı bir milli oluşum değildir. Dil, tarih, coğrafya, ortak tarih, ortak değerler ve gelecekte ortak yaşama arzusu, onun millet tanımını oluşturur.
Bu nedenle, Türkiye’de 1935 yılında kurulan ilk fakültenin adı, “Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi” adını almıştır.
Bu tarihe bir bakış ve algı biçimidir…
Türk, ona göre Tıpkı Fransız, Alman, İngiliz gibi, kişilerin soyuna, sopuna, etnik ve mezhepsel kimliğine bakılmaksızın, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan herkesin ortak adıdır.
“Türk” denildiği zaman, bu ulusun kaderini paylaşan herkes, bu tanımın içine girer.
Tıpkı İngiliz denildiği zaman, o İngiliz ulusunun kaderini paylaşan herkesin girdiği gibi…
Bugün, Türk Milleti, büyük bir yıkımla karşı karşıyadır:
Türk ve Türklük, etnik bir kimlikmiş gibi değerlendiriliyor.
Sosyolojik gerçekliğe aykırı olarak…
Onunla kalsa iyi:
Önce etnik bir kimlik sayıldıktan sonra, yanına başka etnik kimlikler de cilalanıp, kazınıp onun yanına konuluyor..
Ne oluyor o zaman?
Bir Millet, millet olma sürecinde, ortak değerler etrafında birleşerek, ulus üstü bir düzeye doğru yürümekte iken; tutuluyor, daha alt bir seviyeye çekilmiş oluyor…
Bu nedenle de millet gerçeği reddediliyor.
Millet, Türk Milleti, milliyetçilik ve milli devlet gibi kavramlar “ayaklar altına” (!) alınmış oluyor.
Bu, Türk Milleti’ne karşı vurulan en büyük darbedir.
O’nun milli kimliğini, etnik boyuta indirgeyerek, sıradanlaştırmaktır.
Böyle olduğu zaman, farklı kimlikler güçlendirilip cilalandığında, ulusal değerlerde de buluşamayacaklarına göre, onları bir arada tutacak ortak bağ ne?
Küçük küçük federal devletler ve bunları birleştirecek başkanlık sistemi…
Olası mı?
Gerçekçi mi?
Türkiye gibi, uluslaşma sürecini yaşayamamış, etnik ve mezhepsel temelde birbirine girmeye pek yatkın bir coğrafyada, Türk Milleti’nin gelişmişlik düzeyini ve olgunluğunu aşağıya çekecek bu yapı, Türk Milleti’nin eylemli ve kuramsal olarak da parçalanma sürecini yanında getirecektir.
Üstelik de etnik kimlik tanımı ve yaklaşımı son derece yanlış ve yanıltıcıdır.
Kim Kürt? Kim Boşnak? Kim Gürcü ya da başkası?
Neye ve kime göre? Ölçüsü ne?
Kan bağı mı?
Kemik yapısı mı?
Hangi Kürt’ün, Boşnak’ın ya da başka bir etnik kimliğin kanında, öteki kanların zerreleri yok ve hangi etnik kültüre, öteki kültürler şırınga edilmemiş?
Bir soru daha:
Bu tür ayrıştırmalar, aynı zamanda iflah olmaz bir ırkçılık anlamına gelmiyor mu?
O nedenle şunu diyoruz:
Bugün bize etnik kimliklerin cilalanması biçiminde yutturulmaya çalışılan yaklaşımlar, ırkçıdır ve kafatasçıdır. Üstelik bu yönden de bir ölçüsü yoktur.
Bütün ırkçılıkları reddediyor ve yalnız Türk Milleti gerçeğini kabul ediyoruz.
Bütün sağduyulu insanlar gibi…
Çünkü gerçek demokrasi, ancak ortak değerlerde bütünleşmek, oradan demokratik değerlere yürümekle olur.
Ayrışarak ve ayrışanları birbirine düşürerek değil…
Ulusal bilincimiz ve birlik duygumuzun, bu kadar basit bir gerçeği algılayacak kadar olgunlaştığını düşünüyoruz.
Yoksa birileri bu coğrafyadaki herkese, en büyük felaketlerden birini demokratikleşme diye yutturuyorlar…
Anlamak çok mu zor?

Kemal Arı, 2.4.2015

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. Bir ülkede yaşayan çok çeşitli ırklar olabilir vatandaş olarak sorun bu değil sorun kendi yaşadığı ülkenin menfaatlerini değil de dışardaki…

  2. Doğduğum köyün adı Ocak. Soyadım da buradan geliyor. Onun için “ocak” sözcüğü ve kökeni benim ilgi alanım. Bu nedenle yerdeşim…

  3. KUR’AN yakma, Peygambere hakaret! Suç Kimin?! Kendini-sınırını bilmez bir akılsız yobazın KUR’AN yakma eylemi; inanılan değerlere hakaret, aşağılama evet kötü,…

  4. Artık zenginler Trump veya temsilcisi Macron gibi parti başkanlığı ordan zıpp ülke yönetiminde.. çağımız iklim gibi kuralsızlıklara anomik çeşitliliği var…

  5. İki dil öğrenen insanların ileri yaşlarında bilişsel gerileme veya demans geliştirmesini geciktirici etkisi vardır.ayrıca ağır sanayi kurulurken Rusların çok yardımı…

  • DÜKLÜK ve DÜDÜKLÜK

    DÜKLÜK ve DÜDÜKLÜK

    Kimse dillendirmese de ben söylemiş olayım; eğer ‘Millet İttifakı’ beklenildiği üzere hem cumhurbaşkanlığını ve hem de Meclis’teki çoğunluğu sağlayabilirse, buna, Türkiye’nin yeni ‘Kurucu Meclis’i diyebileceğiz. Şimdi ‘aklıevvel’ kimi hukukçu ve siyasetçinin ‘Kurucu Meclis’ başka şeydir, o daha çok ‘Anayasa’ yapmak için kurulan meclistir diyecekleri beklenebilir. Diyebilirler. Nitekim bu tip ‘hukukçu’lar Dr […]


  • YÜZÜKLE BAŞLADI YATLARLA KATLARLA DEVAM EDİYOR!

    YÜZÜKLE BAŞLADI YATLARLA KATLARLA DEVAM EDİYOR!

    VEKİL ADAYI GENÇCAN: YÜZÜKLE BAŞLADI YATLARLA KATLARLA DEVAM EDİYOR! Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sakarya Milletvekili Aday Adayı Kadir Gündüz Gençcan, CHP Grubu’nun “Cumhurbaşkanlığı harcamalarının hukuksal çerçevesinin araştırılması” amacıyla TBMM Başkanlığı’na verdiği Meclis Araştırma önergesinin, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilmesine ilişkin eleştiride bulundu. Vekil Adayı Gençcan: “Tok, açın halinden tabii […]


  • Köy Enstitüleri 27 Ocak 1954 tarihinde yıkılmıştı!

    Köy Enstitüleri 27 Ocak 1954 tarihinde yıkılmıştı!

    KÖY ENSTİTÜLERİNİ, 1946’DA CHP’NİN VURDUĞU İLK DARBEDEN SONRA 27 OCAK 1954 TARİHİNDE İKİNCİSİNİ VURAN DP (Demokrat parti) YIKMIŞTI! 2. Cihan Savaşı sürecinde Genç Türkiye Cumhuriyet, Batı’nın batağına giden yola adım adım sokulur. Geleceğin meçhul aydınlanmacılarına ışık götürecek ilkokul öğretmeni yetiştiren Köy Enstitüsü tasarımına (proje) ilk darbe bu kurumlara yaşam veren CHP’den […]


  • EKONOMİ ve TÜRKİYE

    EKONOMİ ve TÜRKİYE

    Haftaya encamımızı görerek başlayalım dedik…  Seçim yılı 2023’te yüksek enflasyon, faiz politikası, değer kaybeden TL ve büyüyen cari açık, ekonomideki belirsizlikleri artırıyor . Yoksulluk hızla artmaya devam ediyor..  Geride bıraktığımız 2022 yılı, sene başındaki umutların aksine küresel ve bölgesel çapta siyasi ve ekonomik krizlerin yaşandığı bir yıl oldu. Dünya genelinde […]


  • Uğursuz 24 Ocak

    Uğursuz 24 Ocak

    1980,1993 VE 2001 YILLARININ EN UĞURSUZ GÜNÜ 24 OCAK’TIR • 24 Ocak 1980’de İktisadi İstikrar Kararları Milli Cephe oyları ile TBMM yasalaşmıştı.   Böylece AB(D)’nin haremine kapatılan Türkiye için bu karalar iktisadi kapilasyondur. • 24 Ocak 1993’de gazeteci Uğur MUMCU, • 24 Ocak 2001’de Diyarbakır Emniyet Md. Gaffar Okkan ve beş polisimiz […]



Posted

in

by