Anzac Gününde Turkish Forum Standı

svzqdMrvVk397DooSyvSCwoUXRzPK5daNpkH2Q4c1kA3QFIp8M6WEJTDmEgos-kLj-YCd1dX2CW2edAGOW1BZGF82_chC8M9GFrYb_ftl_mB4NhSusPOPVL38_JyBBhqalo3q9IEpT_vnhZCKlrvR8DIH5hWj3WhjmIqdF81LdGnpKmAT-gKxMx-h3Mg3rqmr0YggOgVsegOvbiWQ3V3zHkR78lZE

Turkish Forum – Dünya Türkleri Birliğinin Değerli Üyeleri, Dostları  ve İzleyicileri​

​ Turkish Forum kurulduğu 1993 yılından bugüne kadar yaptığı atılımlarla her zaman bir adım önde olmasını başarmış ve Türk Dünyasına yaptığı hizmetlerle sizlerin gözü kulağı olmayı başarmıştır.

Her verdiği hizmet kuruluş amacı ile örtüşen Turkish Forum-Dünya Türkleri Birliği, yine bir ilke imza atarak 2015 yılının ilk projesi olarak gündemine aldığı Sosyal Bilimler Elektronik Dergisini 18 Mart 2015 tarihinde çıkarmayı ​başarmış ve ilk sayısını ÇANAKKALE ZAFERİNİN 100. YILINA armağan etmiştir. Dergiye https://www.turkishnews.com/e-dergi/ adresinden ulasabilirsiniz.

Aldığı kararlar ve yaptığı uygulamalar ile hem savaşın hemde milletin kaderini belirleyen Mustafa Kemal’in başarısının ardında iki temel etmen vardır: Askeri ve araziyi çok iyi tanıması.  Savaşan askerin psikolojisini ve emrindeki bütün subayların, önemli anlardaki davranışlarını tek tek biliyor ve tahmin edebiliyordu. Orduda bulunan hiçbir subayla kıyaslanmayacak arazi bilgisine sahipti.  Karşı taraf komutanlarının zekâsini küçümsemiyor, kendini onların yerine koyarak ne yapabileceklerini önceden kestirebiliyordu. Vatanını ve milletini çok seven Mustafa Kemal bildikleri doğrultusunda kararlı ve disiplinli bir şekilde görevini yaptığı yer olan Çanakkale, Mustafa Kemal (Atatürk)’un doğduğu yerdir.

Çanakkale Zaferinden tam 19 yıl sonra, Atatürk bütün dünyaya şu eşi olmayan barış, hoşgörü ve uygarlık mesajını vermiştir: ”Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanının toprağındasınız Huzur ve şükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, köyün koyunasiniz. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarımızı dindiriniz! Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır”

Tüm bu nedenlerden dolayı tarihimizde altın harflerle yazılan ÇANAKKALE sadece bizler için değil ANZAC’lar içinde ayrı bir önem taşımakta ve bu yıl 100. yılı dolayısıyla düzenlenecek törenlerde bulunacaklardır.

Biz de TURKİSH FORUM ailesi olarak bu anlamlı törende bir stand alarak dergimiizn CD de toplanmış kopyalarından ve tanıtım broşürlerinden katılımcılara vermeyi duüsnmektedir. Ancak böyle bir projenin elbette bir de BEDELİ vardır. Bu konuda siz Turkish Forum üyelerimizden, dostlarımızdan, izleyicilerimizden destek beklemekteyiz.

https://www.indiegogo.com/projects/anzac-gununde-turkish-forum-standi/x/9932156#home

En küçük bir katkının bile amacımıza ulaşmada ve son derece titizlikle hazırlanıp seçilmiş yazılardan oluşan Çanakkale zaferi ile ilgili yazıların bulunduğu bu CD seti ANZAC’lar ve gelen diğer konuklarla  genelde Türk’ün gücünü özelde Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha anlatmamıza fırsat verecektir.

Her zaman olduğu gibi birlikten kuvvet doğar diyoruz ve desteğinizle bu projemizide başaracağımıza inanıyoruz.

Saygılarımızla

Türklsh Forum – Dünya Türkleri Birliği adına
Dr. Kayaalp BÜYÜKATAMAN
Başkan-CEO

 

 

1 yorum

  1. 257-NABZA GÖRE ŞERBET
    Beykoz Artvinliler Derneği, Çanakkale Şehitliği’ne bir gezi düzenler. Topluca Şehitlikler, Cepheler ve müzeler gezilmeye başlanır, rehberleri de açıklamalarda bulunur. Ancak rehberin anlatmalarında Mustafa Kemal’den fazla söz etmemesi ve konuları hurafelere dayandırarak anlatması dikkati çeker. Hele bir İngiliz birliğini sisin yutması, bir İngiliz esirin kendileri ile cüppeli, kalpaklı yalın kılıçlı ölmeyen varlıkların savaştığını söylemesi üzerine Fevzi Durmuşun kafası iyice atar, söz alarak:
    -Peki Kardeşim!.. Bu cüppeli, sarıklı, yalınkılıç ölmez kişiler; Balkanlar’da Filistin’de, Sarıkamış’ta niçin yoktular? Burada çarpışan askerler Türk ve Müslüman da oradakiler değil miydi? Diye sorar. Rehber duraklar, sonra:
    -Bize böyle öğrettiler, öğrendiğimizi anlatıyoruz der. Dernek Başkanı Hayrı Yüksel de:
    -O zaman hurafeleri değil gerçekleri anlatın, der. Oradan başka alana giderken rehber Fevzi Durmuş’un yanına gelir, koluna girer, kulağına:
    -Halkımız toptan, tüfekten ziyade bunları ilgiyle dinliyor. Arasına da gerçekleri sıkıştırıyoruz, deyince Fevzi Durmuş da:
    -Nabza göre şerbet veriyorsunuz, yani, der.
    ARTVİN FIKRALARI

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.