“PKK,Kürdistan halkının savunma gücüdür…”

NECDET BULUZ

Hükümet ile terör örgütü PKK arasında başlatılan “Çözüm Süreci” neredeyse iki yılı aşıyor. Bu süre içinde taraflar çeşitli biçimlerde görüşmeler yaptı. Hükümet kanadı, “PKK silah bırakmalı, kamu güvenliği sağlanmalı” diyor. Barış ve kardeşlik için biz de bunu doğru bir adım olarak görüyor ve destekliyoruz.
Bakıyoruz, PKK ne silah bırakıyor, ne de kamu güvenliğinin sağlanması yolunda olumlu adımlar atıyor. Tam tersi daha da azgınlaşıyor. Ortada tam çelişkili bir durum var ve çözüm çok uzaklarda görünüyor.
Ancak, geçen süre içinde yapılan tüm görüşmeler karşısında Kandil’de üstlenen PKK’nın elebaşları “PKK’nın silah bırakmasını kimse beklemesin. PKK, Kürt halkının silahlı gücüdür” şeklinde açıklamalar yapıyor. Silahların bırakılmasını da Hükümet kanadının atacağı adımlara bağlıyor.
Ortada sanki bir kör dövüşü var ve her iki taraf da zaman zaman ortaya çıkıp birbirini suçluyor. Bugüne kadar somut bir sonuç da ortaya çıkmadı.
Dikkat edilecek olursa sürecin başlaması ile birlikte bizi yönetenler kamuoyuna açıklama yapmış, PKK’nın birkaç ay içinde silah bırakacağını, güçlerini de sınır dışına taşıyacağını söylemişlerdi. Görülüyor ki, geçen iki yıl içinde PKK silah bırakmadı, güçlerini de sınır dışına taşımadı. Tam tersi şehirlere de indiler, silahlandılar, güçlendiler.
Ortadoğu’daki olaylar ve IŞİD tehlikesi Kuzey Irak’taki Kürt grupları güçlendirdi, silahlandırdı. Kobani’deki gelişmeler bizdeki PKK’ya hem güç, hem moral verdi. Kandil’deki PKK’lılar var oluş nedenlerin silah gücüne dayalı olduğunu bir kez daha gördü.
Bugünlerde Hükümet kanadından yetkili ağızlar yine açıklamalar yapıyor, PKK’nın silah bırakacağını söylüyor. Bu açıklamaların ardından Kandil’den anında yanıt geliyor. Kandil’den KCK elebaşısı Cemil Bayık, yaptığı açıklamada “Bizden silah bırakmayı hiç kimse beklemesin. Biz, Kürt halkının silahlı gücüyüz. Silah bırakmıyoruz ve Kürdistan’ın 4 parçasında da etkiliyor” diyor.
Görüldüğü gibi ortada silah bırakma diye bir konu yok. İmralı’dan Öcalan’ın “PKK silah bırakacak “açıklaması bile yanlış okunuyor ve değerlendiriliyor. Açıklamanın içeriğinde PKK’nın silah bırakmasının koşullara bağlı olduğu zaten söyleniyor. Bu içerikte Hükümet kanadından istekler var. Bunların öncelikle yerine getirilmesi, daha sonra da silah bırakmanın konuşulmaya geçilebileceğine vurgu yapılıyor.
Birbirimizi kandırmayalım, gerçekçi olalım. Kamuoyunu da yanıltmayalım. Doğrular neyse bunları ortaya koyalım. Her zaman söylediğimiz gibi, bölünmez bütünlüğümüz ve terörle mücadelede biz Devletimizden, Hükümetimizden yanayız ve bu açıklamaların da inandıklarımız tarafından yapılması gerektiği görüşündeyiz.
Cemil Bayık, son açıklamasında durumlarını ve bundan sonra yapacaklarını da sıralıyor. Kendisini dinleyelim:

“Gerilla, Kürdistan halkının savunma gücü olarak nerede, hangi parçada halkımızın ihtiyacı olursa tereddütsüz biçimde orada olacak, görev ve sorumluluklarını fedai bir ruh ve kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir. Halkımızın varlığı, özgürlüğü ve kazanımlarına karşı tehdit ve tehlike sürdükçe gerillanın Kürdistan’ın dört parçasında mücadele etmesini, halkımıza karşı tarihsel bir sorumluluk olarak görüp bu onurlu görevi laikiyle yerine getirmenin kararlılığı içinde olduğumuzu belirtiyoruz. Gerilla, Kürdistan halkının savunma gücü olarak nerede, hangi parçada halkımızın ihtiyacı olursa tereddütsüz biçimde orada olacak, görev ve sorumluluklarını fedai bir ruh ve kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir. Biz sadece bir parçanın hareketi değiliz. Biz tüm Kürdistan içiniz, tüm Kürdistan parçaları için varız.”
Burada dikkat edilecek olursa, önemli olan terör örgütünün silah bırakması, silahları gömmesi, etkisiz hale gelmesidir. Bu sağlanamadığı takdirde yapılmak istenilenler bekleneni vermez ve “çözüm süreci” de olduğu yerde kalır.
Defalarca terör örgütünden, siyasi uzantısı HDP’den, KCK’ dan ve Kandil’den bu konuda mesajlar net geldi. Örgüt “Silah bırakmayız” diyor başka bir şey demiyor. Bu durumda artık daha neyin pazarlığı yapılıyor?
Terör örgütünün gençlik yapılanması halen yol kesiyor, kimlik kontrolü yapıyor, güvenlik güçlerimiz ile çatışıyor, terör estiriyor. Bu anlayış içinde barış sağlanabilir mi? Beklenen huzur ortamı gelir mi?
Güneydoğu’daki olaylara güvenlik güçlerimiz misli ile karşılık vermiş olsa, meydan savaşı çıkacak. “Süreç zarar görmesin” anlayış içinde hareket edildiğinde de terör örgütlerin gövde gösterileri ve yasa dışı eylemleri ile karşı karşıya kalıyoruz.
Bugüne kadar Hükümet kanadından, süreçle ilgili tatmin edici açıklamalar yapılmadı. Kamuoyu, sürecin nasıl işlediğini de bilmiyor. Yapılan açıklamalar sadece terör örgütü ve yandaşları tarafından oluyor. Hâlbuki biz olup bitenler, doğruları ya da yanlışları Hükümet kanadından öğrenmek istiyoruz. Bizi yönetenlere inanmak istiyoruz. Haber kirliliğinden de ancak bu şekilde kurtulabiliriz.
Görebildiğimiz kadarı ile AK Parti Hükümeti, konuyu seçimlere kadar bu şekilde zaman kazanarak götürmeyi planlıyor. Bu tutar mı, tutsa bile süreç hedefine oturur mu bu da ayrıca tartışılması gereken bir başka konu olarak önümüzde duruyor.
necdetbuluz@gmail.com
necdetes@mynet.com

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.