ULUS DEVLETİN MİADI DOLMUŞ…

ULUS DEVLETİN MİADI DOLMUŞ…(-Ey Yeni CeHePe!... Sizi Gidiler Sizi…!) - 10981615 10153022300177860 1509728420553830932 n
10981615_10153022300177860_1509728420553830932_n

ULUS DEVLETİN MİADI DOLMUŞ…
(-Ey Yeni CeHePe!… Sizi Gidiler Sizi…!)

Böyle buyurmuş, yeni CHP’li Bekaroğlu…
Demek “Bekara karı boşamak kolay!”
O da CHP’nin kendi tarihiyle özdeleşen, hatta onun tarihinin ve varlığının özünü oluşturan yeni CHP’de artık bu doğrultuda siyaset yapacak…
Ulus’a ve ulus olan bir varlığın sürdürdüğü “ulusçuluk” düşüncesine ve ideolojisine inanmayarak…
Ulusçuluk, ona göre tekçilikmiş…
Bize göre değil…
Ulus farklılıkların, ortak bir duygu ve düşüncede buluşabilmesidir bize göre…
Öyle anlıyor ve bu tezi savunuyoruz…
Ulus olmadığında, kimliksizleşmenin olacağını biliyoruz da ondan…
Ulus yoksa; ulusa dayanan bütün soyut ve somut varlıklar kavramlar, kurumlar ve düşüncelerin de temeli kayar.
Artık ne milli ordudan, ne milli hükümetten, ne milli anayasadan, ne milli kimlikten, ne milli varlıktan; her ne ise, milli olan hiçbir şeyden söz edemezsiniz…
Onun yerine yok “demokratik toplum” şu bu diyerek, elle tutulur hiçbir şey koyamazsınız.
Koymaya çalıştığınız yalan yanlış şeyler de; ulusal devlet olarak kurulmuş bir tarihsel varlığı zayıflatmaktan, önce bölünme, ardından da parçalanma sürecine sokmaktan başka işe yaramaz…
Hep Osmanlı yüceltiliyor ya!
Baksınlar Osmanlı’nın son yüzyılına; sanıldığının tersine devlet aşırı merkeziyetçi bulunduğu için, eyalet sistemine geçilsin, muhtariyetler olsun; adem-i merkeziyetçilik yönetsel yapısına geçilsin diye yapılan tartışmalar damgasını vurdu…
Bu doğrultuda adımlar atıldı; ancak bir türlü gerçekleştirilemedi.
Ortaya çıkan sancılı durum da belli bir siyasi ve kültürel coğrafyanın önce muhtariyetine (bir tür özerklik) ardından da devletten kopmasına neden oldu.
Türkiye ise, ulusal kimliğine sarılarak, onu yücelterek, ona sığınarak var olmaya çalıştı ve üzerine yöneltilen emperyalist dış saldırılara ve içteki ihanet cephelerine ancak bu varlığından güç alarak karşı koyabildi…
Neymiş; ulusçuluk miadını doldurmuş!
Düşünün:
PKK ve ayrılıkçı terör, “Kürt” kimliğine dayalı bir ulus inşa etmeye çalışıyor; bizim aklı evveller de ulus kimliğimizi ve ona dayanan iç ve dış siyasetimizi daha demokratik yapmak için çaba harcayacaklarına, ulus kimliğinden bütünüyle vazgeçmiş bulunuyorlar.
Bu savla birlikte CHP, bir yerde “Biz milliyetçiliği ayaklar altına aldık!” diyen düşünceyle birleşmiş oluyor…
Ulusçuluk yoksa, artık ulustan da söz edilemez.
O halde soyut, içi boş, tabanı kaymış ve bu nedenle adını bile koyamadığınız millet sözcüğünü kullanmaktan da vaz geçin.
Neyse bu yeni düşünceye göre Türkiye sınırları içindeki insanların oluşturduğu topluluk, onu söyleyerek yürüyün yolunuza…
Ancak bu söylem, yine de belirtelim; sosyolojik bir anlam ifade etmiyor.
Çünkü Türk, Türklük, Türk Milleti, Türk Devleti, Milli Devlet ve Milliyetçilik/ Ulusçuluk vardır ve o hep yaşayacak…
Çünkü millet yoksa, yurttaş yoktur; yurttaş yoksa, birey yoktur… Birey yoksa, özgürlükler yoktur… Böyle bir yozlaşma ve arınma, kendi egemenliğini de ortaya koyamayacağına göre; ortaya çıkacak yönetime, milli egemenliğe dayanmadığı için, cumhuriyet de denilemez. Cumhuriyet yoksa demokrasinin varlığı da düşünülemez…
O zaman, yaşasın bize göre eyaletlere bölünmüş Başkanlık sistemi değil mi?
Ey yeni CeHePe!
Sizi gidiler siziii…

Kemal Arı, 01.03.2015

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. Bir ülkede yaşayan çok çeşitli ırklar olabilir vatandaş olarak sorun bu değil sorun kendi yaşadığı ülkenin menfaatlerini değil de dışardaki…

  2. Doğduğum köyün adı Ocak. Soyadım da buradan geliyor. Onun için “ocak” sözcüğü ve kökeni benim ilgi alanım. Bu nedenle yerdeşim…

  3. KUR’AN yakma, Peygambere hakaret! Suç Kimin?! Kendini-sınırını bilmez bir akılsız yobazın KUR’AN yakma eylemi; inanılan değerlere hakaret, aşağılama evet kötü,…

  4. Artık zenginler Trump veya temsilcisi Macron gibi parti başkanlığı ordan zıpp ülke yönetiminde.. çağımız iklim gibi kuralsızlıklara anomik çeşitliliği var…

  5. İki dil öğrenen insanların ileri yaşlarında bilişsel gerileme veya demans geliştirmesini geciktirici etkisi vardır.ayrıca ağır sanayi kurulurken Rusların çok yardımı…

  • DÜKLÜK ve DÜDÜKLÜK

    DÜKLÜK ve DÜDÜKLÜK

    Kimse dillendirmese de ben söylemiş olayım; eğer ‘Millet İttifakı’ beklenildiği üzere hem cumhurbaşkanlığını ve hem de Meclis’teki çoğunluğu sağlayabilirse, buna, Türkiye’nin yeni ‘Kurucu Meclis’i diyebileceğiz. Şimdi ‘aklıevvel’ kimi hukukçu ve siyasetçinin ‘Kurucu Meclis’ başka şeydir, o daha çok ‘Anayasa’ yapmak için kurulan meclistir diyecekleri beklenebilir. Diyebilirler. Nitekim bu tip ‘hukukçu’lar Dr […]


  • YÜZÜKLE BAŞLADI YATLARLA KATLARLA DEVAM EDİYOR!

    YÜZÜKLE BAŞLADI YATLARLA KATLARLA DEVAM EDİYOR!

    VEKİL ADAYI GENÇCAN: YÜZÜKLE BAŞLADI YATLARLA KATLARLA DEVAM EDİYOR! Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sakarya Milletvekili Aday Adayı Kadir Gündüz Gençcan, CHP Grubu’nun “Cumhurbaşkanlığı harcamalarının hukuksal çerçevesinin araştırılması” amacıyla TBMM Başkanlığı’na verdiği Meclis Araştırma önergesinin, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilmesine ilişkin eleştiride bulundu. Vekil Adayı Gençcan: “Tok, açın halinden tabii […]


  • Köy Enstitüleri 27 Ocak 1954 tarihinde yıkılmıştı!

    Köy Enstitüleri 27 Ocak 1954 tarihinde yıkılmıştı!

    KÖY ENSTİTÜLERİNİ, 1946’DA CHP’NİN VURDUĞU İLK DARBEDEN SONRA 27 OCAK 1954 TARİHİNDE İKİNCİSİNİ VURAN DP (Demokrat parti) YIKMIŞTI! 2. Cihan Savaşı sürecinde Genç Türkiye Cumhuriyet, Batı’nın batağına giden yola adım adım sokulur. Geleceğin meçhul aydınlanmacılarına ışık götürecek ilkokul öğretmeni yetiştiren Köy Enstitüsü tasarımına (proje) ilk darbe bu kurumlara yaşam veren CHP’den […]


  • EKONOMİ ve TÜRKİYE

    EKONOMİ ve TÜRKİYE

    Haftaya encamımızı görerek başlayalım dedik…  Seçim yılı 2023’te yüksek enflasyon, faiz politikası, değer kaybeden TL ve büyüyen cari açık, ekonomideki belirsizlikleri artırıyor . Yoksulluk hızla artmaya devam ediyor..  Geride bıraktığımız 2022 yılı, sene başındaki umutların aksine küresel ve bölgesel çapta siyasi ve ekonomik krizlerin yaşandığı bir yıl oldu. Dünya genelinde […]


  • Uğursuz 24 Ocak

    Uğursuz 24 Ocak

    1980,1993 VE 2001 YILLARININ EN UĞURSUZ GÜNÜ 24 OCAK’TIR • 24 Ocak 1980’de İktisadi İstikrar Kararları Milli Cephe oyları ile TBMM yasalaşmıştı.   Böylece AB(D)’nin haremine kapatılan Türkiye için bu karalar iktisadi kapilasyondur. • 24 Ocak 1993’de gazeteci Uğur MUMCU, • 24 Ocak 2001’de Diyarbakır Emniyet Md. Gaffar Okkan ve beş polisimiz […]



Posted

in

by