KIRIM’I HATIRLADINIZ MI?

KIRIM’I HATIRLADINIZ MI?

HÜSEYİN MÜMTAZ

 

Akmescit, Akyar, Kerç, Gözleve, Kefe, Bahçesaray’ı unuttunuz mu?

Ya Gaspıra’yı, Gaspıralı İsmail Bey’i?

Bir asır önce dile getirdiği “Dilde, Fikirde, İşde Birlik” düsturu ve bütün Türk dünyasına dil birliği için önerdiği “İstanbul Türkçesi” ile daha Osmanlı yıkılmadan, harbe filan girmeden Türkçülük-Turancılık yaptığını da mı hatırlamadınız?

Bazıları Türkçülüğün, Osmanlı’nın düşüşünün başlangıcı olduğu öne sürülen Balkan Harbi ile doğduğunu iddia ederler de.. Memleketi kurtarmak için Türk Ocakları kurulmuş, Türk Yurdu yayın hayatına başlamış, Türkçülük de; “bir tarz-ı siyaset” olarak tarih sahnesine çıkmış falan, filan.

Yok Soğuk Savaş’a meraklıysanız bari Yalta’yı hatırlayın..

Sivastopol Marşı’nı da mı dinlemediniz?

“Sivastopol önünde yatar gemiler,

Atar da Nizam topunu, yerle gök inler.

Yardımcıdır bize kırklar yediler,

Sılasına kavuşmaz aslan yiğitler,

Aman da kaptan paşa emir ver bize,

Sılada nişanlımız duacı size…”

Hiç birini yapmadıysanız, bir zahmet Sinop’a gidin..

En yüksek tepesine çıkın, Sovyetler yıkılana kadar Amerikan üssünün olduğu yere.. Kuzeyden esen  VE Kırım Tatarlarından selâm getiren rüzgâra bağrınızı açarken ayak parmaklarınızın ucunda yükselin..

Bulutlara, bulutların ötesine Kırım’a bakın..

Göreceksiniz..

Gönül gözüyle bakmayı deneyin..

Hissedeceksiniz.

Sonra Sinop’a inin.

Sinop’un, Karadeniz’in üç limanından biri olduğunu biliyor muydunuz? Temmuz-Ağustos ve Sinop…

Sinop’un orta yerinde bir “Deniz Şehitleri Anıtı” vardır.

Çoğu “entellektüel”, GATA Haydarpaşa Hastahanesi bahçesindeki Kırım Savaşında ölen İngilizlerin yattığı İngiliz Mezarlığı’nda bulunan Florence Nightingale anıtını bilir de Sinop Deniz Savaşı şehitleri anıtını hiç duymamıştır.

Vakti zamanında Karadeniz’de Batum Limanına yapılan askeri nakliyatı korumakla görevli Osman Paşa Komutasındaki Osmanlı filosu bir fırtına nedeni ile Sinop Limanına demirler. (Temmuz-Ağustos-Sinop ya) 30 Kasım 1853’te kuvvetli bir tipiden faydalanan Rus filosu bir baskın ile Sinop limanına girer ve kuvvetli bir çatışma başlar. Daha üstün bir filoya sahip olan Ruslar Türk filosunu yakar, Türk denizcileri bu büyük çatışmada 2700 şehit, 550 ağır yaralı ve 150 esir verir. Ruslar daha sonra Sinop şehrine de büyük zarar verirler.

Bu baskın, Kırım Savaşı’nın sebebi/bahanesi olur.

Sinop’taki bugünkü şehitliğin temeli Temmuz 1923‘te, daha Cumhuriyet ilan edilmeden atılmıştır. Şehitlik Anıtı ise, Cumhuriyetimizin onuncu yılı olan 1933 yılında törenle açılmış, anıtın altında bulunan odaya da şehitlerimizin kemikleri konulmuştur.

“Şehitlik”e bugün “kolay” giremezsiniz.. Kapısında kocaman bir asma kilit bulunur. Ziyaret edebilmek için üç sokak ötedeki Sinop Arkeoloji Müzesi’nin bahçe kapısını bulmalısınız. Böylece Türk Şehitlerini ziyaret etmeden önce de “mecburen” Bizans ikonaları, Roma mezar taşları, lahit, lahit kapakları ve Helenistik çağın Serapis Mabed kalıntılarının arasından geçmek zorunda kalacaksınız..

Kırım Savaşı 1853’deki bu Sinop baskını ile başlar ve 1856’da sona erer. Osmanlı-Rus Savaşıdır. Birleşik Krallık, Fransa ve Piyemote-Sardinya’nın Osmanlı tarafında savaşa dâhil olmasıyla savaş, Avrupalı devletlerin Rusya’yı Avrupa ve Akdeniz dışında tutmak amacıyla verdiği bir savaş halini almış ve müttefik güçlerinin zaferiyle sonuçlanmıştır.

Nilgün Cerrahoğlu, Sivastopol’daki “Kırım Savaşı Müzesi”nde Osmanlı’nın adının hiç geçmediğini, İngiliz ve Fransızlarla, Rusların savaşı olarak takdim edildiğini yazıyor.

Ukrayna için Batı ile Rusya arasında baş gösteren son kriz şaşırtıcı bir biçimde 160 yıl öncesinin güç dengesini-güçler birliğini çağrıştırıyor.

Çağrıştırıyor da, NATO üyesi Türkiye bu sefer; kabul edilmek için bu kadar yıl bekletildiği AB-Batı tarafında mı yer alacak yoksa girebilmeyi en yetkili ağızlardan dillendirdiği Şangay Beşlisi tarafında mı?

Peki Kırım’ın yasal statüsü ne?

Kırım, 1996 Anayası’na göre Ukrayna içinde özerk bir cumhuriyet statüsüne sahip ama yasal olarak Ukrayna’nın parçası. Kendi parlamentosunu seçiyor. Bu parlamento, tarım, altyapı ve turizm politikalarını belirleme yetkisine sahip. Ancak 1995’te, Rusya yanlısı ayrılıkçı bir adayın seçimleri ezici çoğunlukla kazanması sonrası Kırım başkanlığı makamı kaldırıldı. Şu an bölgenin başkanlık temsilcisi ve başbakanı Kiev tarafından atanıyor.

Sivastopol ise, Kiev’le birlikte Ukrayna’da ‘özel statü’ taşıyan iki kentten biri. Sovyet döneminden bu yana Rusya’nın Karadeniz Filosu’na ev sahipliği yapıyor. Rusya, Sovyetler’in çöktüğü 1991’de Kiev’le uzun müzakereleden sonra buradaki üssünü 2017’ye kadar tutma hakkını kazandı. Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç’in 2010’da yeniden iktidara gelmesinden sonra da, Rus doğalgazının yüzde 30 oranında daha ucuza alınması karşılığında bu süre 25 yıl uzatıldı; 2047’ye kadar yeniden uzatılması ‘opsiyonu’ da tanındı.

Yani Kırım, yani Sivastopol şimdi Rus Karadeniz donanması için hayati öneme sahip.

Peki Türkler, Kırım Tatarları?

1917’de Kırım Türkleri bağımsızlıklarını ilân edip devlet kurdularsa da 1920 sonlarında ihtilâl kuvvetleri gelince durum değişmiş, ilk dünya savaşından sonra 19 Ekim 1921’de muhtar Sovyet cumhuriyetleri arasına katılmıştır. Son dünya savaşında bazı Kırımlıların Alman kuvvetlerine katıldığı ileri sürülerek bütün Kırım halkı önce Sibirya’ya, sonra Orta Asya steplerine sürgün edilmiştir.

Yalçın Küçük; “Kırım dediğimiz zaman, biz Kırım Tatarları’nı kastediyoruz. Ama aslında bilimsel ve tarihsel olarak orada üç halktan bahsedebiliriz. Bir tanesi Karain, ikincisi Kırımskiye Tatarı, üçüncüsü de Kırımçaklar. Demek ki, Türkçede genel olarak Kırım Tatarı dediğimizde, etnik açıdan ve zaman zaman din açısından da birbirinden farklı üç halktan söz ediyoruz” diyor.

Kırım bağımsızlık ilan etsin mi?

Etnik durumu şu şekilde ise;

“Ruslar: %58,32; Ukraynalılar: %24,32; Kırım Tatarları: %12,1; Beyaz Ruslar: %1,44; diğer Tatarlar: %0,54; Ermeniler: %0,43; ve Yahudiler: %0,22.

Diğer azınlık grupları: Polonyalılar, Moldovalılar, Azeriler, Özbekler, Koreliler, Yunanlar ve Karadeniz Almanları, Çuvaşlar, Romanlar, Bulgarlar ve Gürcüler”...

http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1r%C4%B1m_%C3%96zerk_Cumhuriyeti

…etmesin…..

Çünkü Rus ve Rusya yanlısı Ukraynalılar çoğunlukta ise muhtemel bir “bağımsızlık ilanı” Tatarlara değil, Rusya’ya yarayacaktır.

40 yıldır; tarih ve coğrafyanın Türkiye’nin paçalarına yapıştığını söyleyip dururuz, yazar ve çizeriz.

40 yıldır “4 K” derdik; Karabağ, Kerkük, Kıbrıs ve Karasu (Batı Trakya-Mesta).

Şimdi anlaşılıyor ki bunlara bir beşincisi de ekleniyor, KIRIM..

Türkiye eninde sonunda bir “mahalli seçim” girdabında kaset-kutularla boğuşurken..

Güneydoğusunda “özerklik inşa” ediliyor.

Güneyinde “iki yeni devlet” kuruluyor.

Kıbrıs “elden gidiyor”.

Amerika, Afganistan ve Irak’tan asker çekerken, Suriye’ye hiç bulaşmazken;

AB, Afrika için Türkiye’den asker istiyor..

Kırım alev alev yanıyor..

Biz…. seçimle uğraşıyoruz..

Acaba saat yönünde kuzeyden güneye hal böyleyken, her yer alev alev yanarken…

Bütün bunları gözden kaçırmak için mi gayet normal bir süreç olması gereken, “hem de” mahalli seçimle bu kadar ger(dir)iliyoruz?

Yahut Rusya, Batı dünyasından Suriye krizinin rövanşını mı alıyor? 3 Mart 2014

 

57’İNCİ ALAY HER YERDE

HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ

 

 

 

 

 

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.