Ana sayfa Yazarlar Prof. Dr. Rıdvan Karluk

Türk Diye Bir Irk Yoksa Biz Neyiz?

Bayburt Üniversitesi Düşünce Akademisi Kulübü tarafından  Kasım ayı sonunda düzenlenen  bir konferansta konuşmacı olarak katılan Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay “Türk dediğin bir sentezdir zaten. Türk diye bir ırk yok” demiştir.

Ben de kendisine  bu köşede 25 Kasım 2013 tarihinde yayınlanan Ne Mutlu Türkiyelim Diyene Dersek Olur mu?” başlıklı yazımı  4 Kasım’da e posta ile gönderdim. Ama, henüz kendisinden bir geri dönüş almadım. Sanırım söylediği sözün ne anlama geldiğini daha sonra öğrenmiş olsa gerek.

TDK’na göre ırk, “kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğudur.” Türkiye’de, Hitler’den farklı olarak  hiç kimse  Türk ırkını “biyolojik ırk” olarak tanımlamamaktadır.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu üyesi Aktay’ın sözlerini şöyle eleştirmiştir“Bunu bir hüküm cümlesi olarak söylediyse son derece yanlıştır. Asla kabul edilemez.”

Sayın Çiçek, söz konusu ifadelerin tarihi ve sosyolojik gerçeklere aykırı olduğunu da vurgulamıştır.

 

Türk toplumunda Türklük, “biyolojik” anlamda değil, ‘kültürel’ anlamda bir kimliktir. 

 

Bu sebeple ancak soy, ortak ata, dil, tarih, mitos, inanç, duygu, keder, kıvanç gibi kültürel referanslar üzerinden Türklüğün varlığı ya da yokluğu tartışılabilir.  Birkaç nesil öncesinde soy olarak Türklükle bağı olmasa bile Türkçe konuşan ve kendini  “Türk hisseden” herkese “sen Türk değilsin” demek mümkün mü?

 

Aktay’a göre eğer Türk diye bir ırk yoksa, Türk bayrağı da yoktur.

 

BDP Gençlik Kongresinde Türk bayrağının indirilmesine tepki gösteren Başbakan, “Bayrağımıza tahammül edemeyen bir anlayış, bu ülkede politika yapabilir mi?” demiş  ve konuşmasında dört defa  “Türk bayrağı”  (millet bayrağı değil) demiştir.

 

Sayın Aktay’a Kur’an-ı Kerim’in  Hucurat Suresi ayet  13’ü hatırlatmakta yarar vardır: “Ey insanlar! muhakkakki biz, sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışıp anlaşmanız için sizi milletlere (şuûben : Arap, Yahudi, vb.) ve kabilelere (kabaile) ayırdık. Allah katında sizin en üstün olanınız Allah’tan en çok korkanınızdır. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilen ve her şeyden hakkıyla haberdar olandır.”

 

Demek ki, millet diye bir kavram vardır ve her milletin de bir adı vardır: Tıpkı Arap milleti gibi. Araplara sadece “millet” denmemektedir. Adı sanı olmayan millet de tarihte yoktur.

 

Her millet bir soya ve bir  ırka dayanır. Belki bunun tek istisnası, Amerikan milletidir. Çünkü Amerikan milleti bir soya veya ırka dayanmaz. Avrupalı, Asyalı ve Latin milletlerinden (ırklarından) oluşmuş bir karmadır.

 

Benim soyadım Karluk’tur. Ama ben Karluk Türkü olduğumu iddia etmiyorum. Babam bu soyadını almış. Ben Kırım kökenliyim ama kendimi Türk olarak kabul ediyorum ve Türk milleti kavramı  ile de hiçbir sorunum yok. Tıpkı tüm Kırım Türkleri gibi.

 

Türkiye’de bazılarına göre Kürt ırkı  vardır, Türkiye Kürdistanı da vardır ama Türk ırkı yoktur.  

Bu nasıl bir çelişkidir?

Hayatını Güney Afrika’da uygulanan biyolojik  “ırk ayrımcılığına” karşı mücadeleye adayan  ve bu uğurda 27 yılını hapiste geçiren efsane lider Nelson Mandela geçen hafta hayatın kaybetmiştir.

Şimdi  Sayın Aktay’a sormak gerekir. Acaba Mandela hangi ırktandı?

 

Kürtçe Resmi Dil Olamaz

 

Başbakan  Erdoğan’ın Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ile Diyarbakır buluşmasına katılan Kürt sanatçı Şivan Perver, Rudaw Televizyonu’nda ziyaretini anlatmış ve şunları söylemiştir:

“Kendisinden beklentilerimizi anlattım. Kürtçe’nin resmi dil olması talebimi ilettim. Kürt varsa, dili varsa haklarını diğer milletler gibi özgürce kullanmalı dedim. Erdoğan, Kürtçe’nin resmi dil olması konusunda, ‘Vakti var’ dedi. Bazı şeyleri çözmenin kendileri için çok zor olduğunu söyledi.”

1982 Anayasası değişmediği sürece Kürtçe resmi dil olamaz. Kürtçenin resmi dil olması ile anadili Kürtçe olan Türk vatandaşlarının ana dillerini öğrenmeleri ve bu dili her yerde kullanmaları farklıdır.

Kürtçe resmi dil olursa, Türkiye bugünkü Belçika’nın durumuna düşer. Ayrıca Şivan Perver Almanya’da yaşadığına göre neden Almanya’da Türkçenin ikinci resmi dil olması için çaba göstermiyor?

Çünkü Almanya  4.5  milyon Türkçe konuşan Türk ve Alman vatandaşı var.