Rum Kesimini AB kamuoyu nezdinde teşhir etme zamanı

    AB ülkelerinde vatandaşların en sevmediği olay bir AB ülkesi yüzünden “huzurlarının kaçmasıdır”.

    Yunanistan örneğinde olduğu gibi “beceriksizliğin danışkasını” gerçekleştirip “bir ülke batırmak” AB genelinde vergi ödeyen milyonlarca insanın haklı olarak çok kızmasına neden oldu.

    Ama mesele “paranın da ötesine” vardığında emin olun AB vatandaşı buna hiç tahammül edemez.

    İşte bu konuda AB genelinde kamuoyunu bilgilendirmek lehimize olacaktır.

    Elbette bir yandan “adil bir çözüm” için elimizden geleni yapalım ama öte taraftan da AB üyesi bir ülke olan Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin (GKRK) nasıl “boyundan büyük işlere kalkıştığını” ve sonuçta AB Güvenliğini tehdit edici rizikolu adımlar atıp durduğunu anlatmalıyız.

    AB üyesi ülkeler için askeri işbirlikleri söz konusu olduğunda NATO tek adres iken GKRK’nin bu alanda yaptığı işbirliklerinin hiç birinin AB onayı olmadığını hatırlatmak yanlış olmaz.

    Rus Akdeniz Filosu’nun kullandığı GKRK limanları sonuçta AB limanları.

    Acaba hangi AB Zirvesi ya da Savunma Bakanları Toplantısı’nda AB, GKRK tarafından detaylı bilgilendirildi?

    AB Savunma Bakanları Rus savaş gemilerinin AB limanlarını üs olarak kullanmasını AB Güvenlik Politikaları açısından uygun mu bulmaktalar?

    Limasol’u logistik üs olarak kullanan bir Rus savaş gemisi Suriye ile bağlantılı bir gelişmede NATO üyesi ülkenin gemisi ya da uçağı ile her hangi sıcak gelişmenin içine giriverse AB ne gibi bir durumla karşı karşıya olacak?

    Baf’taki hava üssünden kalkan Rus uçakları NATO ve AB ülkeleri için sorun olmayacak mı?

    Ya da AB’den aldıkları yardımları ile gemilerini yüzdürebilen Yunanistan ve GKRK ikisi de AB üyesi ülkeler olarak bulunduğu coğrafyada “kavgayı üstüne çekmesiyle tanınan” İsrail ile birlikte manevra yaptıklarında şu an her şeyin yaşanabileceği Doğu Akdeniz’de sıcak bir gelişmenin içine dalıverirlerse AB’nin durumu nedir?

    Bu örnek ve soruları çoğaltabiliriz!

    Emin olun hiç bir Almanya vatandaşı bu örnek ve soruları duyduğunda GKRK yöneticilerini alkışlamayacaktır.

    KKTC Dışişleri Bakanı Kutlay Erk’in dün yaptığı , Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Yunanistan ve İsrail ile Doğu Akdeniz’de ortak bir hava tatbikatı yapma hazırlığı içerisinde olduğunu işaret ederek, bu ülkelere, tatbikatın iptal edilmesi çağrısını kelimesi, kelimesine Almanca’ya çevirip dağıtsak inanın okuyanlar ne Yunanistan’a ne de GKRK’ne “bir cent” daha vermek istemezler.

    AB’den aldıkları yardımları “maceraperest” askeri manevralarda “çarçur ettiklerini” anlatmamız emin olun şu anda en etkili propagandadır.

    Dilerim KKTC’de göreve başlayacak yeni hükümet bu konuda tüm olanakları değerlendirir.