Ana sayfa Yazarlar Taner Ertunç

Başörtüsü Meselesi

Başörtüsü meselesi de, kürt meselesi gibi yıllarca olmadığı varsayılmış bir mesele. Kadınlarının %75’i örtülü bir toplumda, bu insanlara özgüvenlerini ve haklarını kazandırmak üzere siyaset yapan tek partinin oylarını arttırması beni şaşırtmıyor. Artık bu yaklaşımı din istismarcılığı ile suçlamak veya direnen insanların arasına bir tane başörtülü koyup “bak işte birlikte yaşıyoruz, aynı şeyleri istiyoruz” demek olanları yeterince açıklamaz ve kendi kendimizi kandırmak olur.

İyi kötü geldiğimiz durum kabul edilebilir, hatta daha da ileri gideceğini kabul etmek zorundayız. Peki ama düşünmemiz gereken yakın geleceğe dair bir başka tehlike var.

Avrupa ülkelerindeki sağcı partiler programlarında genelde başörtülü insanlarla birlikte yaşamak istemediklerini belirtirler. Onlara marjinal partiler diyebilirsiniz, ancak kitle partilerine oy verenlere de sorduğunuz zaman başörtülülerle birlikte yaşamak istemediklerini söyleyeceklerdir veya hazmetme kapasitesi, entegrasyon gibi konular gündeme gelir. Bin kişilik bir okulda bir tane başörtülü Avrupa özgürlüklerine referans verebilir ama sayıları 100’e çıkarsa eminim ki kıyafet yönetmelikleri ortaya dökülmeye başlayacaktır ve Avrupa insan hakları mahkemesinden de dönmeyebilir.

O zaman şunu soruyorum, Avrupalı, başörtülülerle birlikte yaşamak istemiyorum derken, başbakanın ilk sinyallerini verdiği gibi, Türk insanı başı açıklarla birlikte yaşamak istemiyorum derse ne olacak?