Kategoriler
Prof. Dr. Rıdvan Karluk

Cumhurbaşkanı Gül: Türkiye Avrupa’nın Tartışılmaz Bir Parçası

Türk kamuoyu, Türkiye’de henüz Avrupa Günü olarak bilinen bir günün varlığından haberdar değildir. Avrupa’da Mayıs ayının ilk 10 günü önemli günler olarak kabul edilmiştir.

 

Avrupa Günü olarak Avrupa’da kutlanan gün aslında 5 Mayıs‘tır. 5 Mayıs 1949 tarihinde  Avrupa Konseyi kurulmuştur. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü ve parlamenter demokrasi gibi ilkeleri savunduğu ve yerleştirmeyi amaçlamıştır.

 

5 Mayıs, 1964 yılından bu yana bazı Avrupa ülkelerinde Avrupa Günü olarak kutlanmaktadır.

 

Bugünkü Avrupa Birliği’nin oluşumuna yol açan, geniş kapsamlı bir Birliğin kurulmasının ardındaki fikirler ilk defa  9 Mayıs 1950 tarihinde Paris’te dile getirilmiştir.  Avrupa Birliği ise ( o zamanki ismiyle Avrupa Ekonomik Topluluğu )  9 Mayıs‘ı “Avrupa Günü” ilan etmiştir.

Zamanın Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman, istikrarsızlığın ve parçalanmanın eşiğine gelmiş olan Avrupa’nın birleştirilmesi amacıyla kaleme aldığı ve kendi adıyla anılan Schuman Bildirisi’ni uluslararası basın kuruluşlarının önünde  9 Mayıs 1950 tarihinde okumuştur.

Fransa, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerine hitaben, kömür ve çelik üretimlerini tek bir çatı altında birleştirme çağrısı yapan Schuman, o zamanlar tüm askeri gücün temelini oluşturan kömür ve çelik sanayinin yönetiminden yükümlü olacak uluslarüstü bir Avrupa Kurumu’nun oluşturulmasını önermiştir.

 

Schuman’ın bu teklifinin ardındaki düşünce, savaş sanayinin ana maddeleri olan kömür ve çeliğin üretim ve kullanım yetkisinin bütün olarak ortak bir Avrupa Yüksek Mercii’nin altında buluşturulması, Avrupa’nın birleşmesinde başarıya ulaşması ve gelecekteki olası bir Fransa-Almanya çatışmasının önlenmesi için yeni bir ekonomik ve politik çerçevenin gerekliliğine olan inancı idi.

 

Bu inanç, daha sonraları Avrupa Birliği’ne üye olacak ülkelerin siyasi ve ekonomik açıdan büyük bir güç olmasına önemli katkılarda bulunmuştur. 1985 yılında Milano Zirvesi’nde bir araya gelen AB liderleri, 9 Mayıs’ın her yıl Avrupa Günü olarak kutlanmasına karar vermiştir.

9 Mayıs Avrupa Günü, tek para birimi Euro, mavi zemin üzerindeki 12 sarı yıldızdan oluşan bayrağı ve Avrupa Marşı (Beethoven’in Dokuzuncu Senfonisi) ile birlikte Avrupa Birliği’nin simgelerinden biri olmuştur.

Avrupa Günü, ‘Farklılıkta Birleştik’ ilkesi  doğrultusunda bütünleşen farklı Avrupa ülkelerinden insanları ve kültürleri bir araya getiren etkinliklerin düzenlenmesi için bir fırsattır.

 

Bu fırsatı Türkiye iyi kullanmalıdır. Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkanlar Schuman’ın bundan 63  yıl önce kaleme aldığı bildiriyi mutlaka iyi okumalıdırlar.

Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman  Mayıs 1950’de  “Avrupa uluslarının bir araya gelmeleri, Fransa ile Almanya arasında çok uzun bir süreden beri var olan karşıtlığın ortadan kaldırılmasını gerektirir. Yapılacak her türlü girişim ilk önce bu iki ülkeyle ilgili olmalıdır” demiştir.

 

Avrupa Günü, 1999 Helsinki Zirvesi’nde Türkiye’ye aday ülke statüsünün resmen verilmesiyle 2000 yılından bu yana ülkemizde de kutlanmaktadır.

 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 9 Mayıs Avrupa Günü’ne ilişkin  olarak  tüm Avrupa haklarını  tebrik ederek, Avrupa’nın içinde bulunduğu kriz ortamında ve bölgesel politikada yaşanan sıkıntılarda Avrupa projesinin daha önemli hale geldiğini belirtmiştir.

 

Avrupa’nın bu gelişmelerde kabuğuna çekilmek  yerine, kabuğunu yırtmak hedefiyle iç politikada ve bölgesel politikada daha etkin olabileceğini  açıklamış, Avrupa’nın geleceğinde Türkiye’nin üyeliğinin de önemli olduğuna dikkati çekmiştir.

 

Avrupa’nın tartışılmaz bir parçası olan Türkiye’nin AB üyeliğinin pek çok konuda AB’ye önemli artılar getireceğini açıklamıştır.

 

 

                       

 

Başbakan Erdoğan mesajında “AB’nin, kurucu liderlerinin cesur vizyonunu yeniden hayata geçirerek Türkiye’yi tam üye olarak Birliğe dahil etme kararlılığını göstermesini bekliyoruz. Türkiye’yi içine alacak bir AB, bölgesel ve küresel sınamalar karşısında şüphesiz çok daha donanımlı olacaktır” derken, “1963 yılında ortaya koyduğumuz AB’ne tam üyelik perspektifimiz stratejik bir tercihimiz olmaya devam etmektedir” diyen Dışişleri Bakanı Davutoğlu “Avrupa ailesinin doğal bir parçası olan Türkiye AB ile ortak değerleri paylaşmaktadır” ifadesini kullanmıştır.

 

9. Cumhurbaşkanı  Süleyman Demirel ilk defa 9 Mayıs 2000 tarihinde  Cumhurbaşkanı köşkünde  bir tören düzenleyerek Avrupa Günü’nü kutlamıştır.

 

Demirel’in  davetine katılmış, Türk bürokrasindeki ilk yapılanma olan DPT AET Dairesi’ni  kurmuş,   uzun yıllardır  AB konularında yazan ve fikir  üreten, 10 baskı yapmış olan Avrupa Birliği ve Türkiye kitabının  yazarı olarak   tüm okurlarımın Avrupa Günü’nü kutluyorum.

 

 

 

 

Yazar Prof. Dr. Sadık Rıdvan Karluk

1948 yılında Eskişehir’de doğdum .1970’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdim. Kısa bir süre Maliye Bakanlığı ve Sayıştay’da çalıştıktan sonra 1972 yılında Eskişehir İTİA İktisat Bölümü’nde akademik kariyere başladım. 1975’te doktor, 1979’da doçent oldum. 1975 – 1976’da İngiltere Sussex Üniversitesi’nde doktora üstü çalışmalar yaptım.

1982 yılında Devlet Planlama Teşkilatı Başbakan Turgut Özal’ın direktifleri doğrultusunda kurulan AET Genel Müdürlüğü’nün (şimdiki AB Bakanlığı) başkanlığını yaptım. 1984 – 1985 döneminde İktisadi Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundum, 1982 – 1985 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı’na (Nuh Kuşçulu) danışmanlık yaptım. Bu dönemde Türkiye’de Yabancı Sermaye Yatırımları konusunda iki kitabım (biri İngilizce) ile İhracatta Vergi İadesi kitabım İTO tarafından yayınlandı.

1985 yılında Paris’te OECD nezdinde Türkiye Büyükelçiliği’ne Planlama Müşaviri sıfatıyla tayin edildim. Görev yaptığım dönemde Türkiye’yi 4 Komite’de temsil ederek, Türkiye’de kalkınmakta olan bölgeler konusunda OECD’nin önemli bir araştırmasının (Regional Problems and Policies in Turkey) basılmasına katkıda bulundum. 1990 yılında yurda dönüşümde DPT Müsteşar Müşavirliği’ne getirildim. Daha sonra Başbakanlık Başmüşavirliğinde Türkiye ile Türk Cumhuriyetlerinin ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde bir model olan “Türk Ödemeler Birliği” kurulması için bir proje geliştirdim.

1991 yılında profesörlüğe atanarak Anadolu Üniversitesi’ne geçtim. Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye Ekonomisi, Uluslararası İktisat, Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Türkiye İlişkileri , Dış Ticaret Teorisi ve Politikası, Uluslararası Entegrasyonlar derslerini kendi eserlerimi esas alarak yürüttüm. Akademik kariyerimde 23 yüksek lisans, 16 doktora tezi yönettim. Bu öğrencilerim arasında çeşitli üniversitelerde görev yapan çok sayıda profesör, doçent ve yardımcı doçent bulunmaktadır. Üniversite Senato ve Yönetim Kurulu üyeliği yaptım, İktisat Fakültesi Dekanlığım döneminde AÖF kapsamında bulunan tüm iktisat kitaplarının yeni formata göre yazılmasına yazar ve editör olarak katkıda bulundum.

İkinci (1981), Üçüncü (1992) ve Dördüncü (2004) Türkiye İktisat Kongrelerine bildiri sunarak katılan tek öğretim üyesiyim. Dördüncü Türkiye İktisat Kongresi Bilim Komisyonu üyeliği yaparak Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Bilim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundum. 1996 yılında TOBB Milletlerarası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce: ICC) Uluslararası Ticaret ve Yatırım Politikaları Komisyonu’nda (Commission on Trade and Invesment Policy) ICC Türkiye Temsilciliğine getirildim. Son 10 yıldır TOBB ICC IFO World Economic Survey kapsamında her üç ayda Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ile ilgili olarak gönderilen sualnameleri cevaplandıran 12 uzmandan biriyim.

“Uluslararası Ekonomi: Teori ve Politika”, “Türkiye Ekonomisi: Cumhuriyetin İlanından Günümüze Yapısal Değişim”, “Avrupa Birliği”, “Türkiye Avrupa İlişkileri: Bir Çıkmaz Sokak” ve “Uluslararası Kuruluşlar” başlıklı temel ders kitaplarım dahil yayınlanmış 24 kitabım, 300’den fazla makalem, 12 ortak ve 3 çeviri eserim vardır. Beş ders kitabım (642-908 sayfa aralığında) 42 baskı yapmıştır. Tüm üniversitelerde ders kitabı ve yardımcı kitap olarak okutulmaktadır.

Ortak yazarlı bir ders kitabım TÜBA üniversite ders kitapları 2012 yılı telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere 6 “bilimsel araştırma ödülüne” sahibim. Diğer araştırma ödüllerim şunlardır: 1984: Enka Vakfı, “Türk Ekonomisinin Dünya Ekonomisine Entegrasyonu,” Bilimsel Araştırma Yarışması Üçüncülük Ödülü, 1982: Türkiye Milli Kültür Vakfı: Teşvik Armağanı, Dal: İktisat, 1981: İktisadi Kalkınma Vakfı, “AET ile İlişkilerimizin Atatürkçü Ekonomik Politika Açısından Değerlendirilmesi,” Behçet Osmanağaoğlu İnceleme Yarışması Birincilik Ödülü, 1979: Pamukbank, “Dışsatımın Özendirilmesinde Ticari Bankalarımızın Yeri” Bilimsel Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü.

ABD ABI Enstitüsü’nün Yılın Eğitimcisi (Man of the Year 2011) ödülü sahibiyim. Özgeçmişim WHO’s WHO Dünya, Asya ve Türkiye baskılarında yer almıştır. (Who's Who in Asia 2012, Asya’da Kim Kimdir 2’nci baskı, 01/11/2011, Who's Who in the World 2011, Dünyada Kim Kimdir, 28’nci baskısı, 03/12/2010, Günümüz Türkiyesi'nde Kim Kimdir, 01/05/2005). Özgeçmişim Turkischer Biographiscer Index/Turkish Biographical Index’te (2004, s.563) yer almıştır. Google Akademik’te 1.070 (05.02.2018) atıfım vardır.

Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Kayseri Sanayi Odası, İşveren Dergisi, İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi gibi oda dergilerinde yazılarım yer almıştır. Türkiye’de yayınlanan çok sayıda bilimsel derginin hakem heyetinde yer almaktayım. Ders kitaplarım: 42 baskı yapmış olup 3.884 sayfadır.