ALDIRMA GİRESUNLU

ALDIRMA GİRESUNLU

HÜSEYİN MÜMTAZ

 

               Aldırma..

               Vız gelsin tırıs gitsin.. Hem bu sefer dizginleri biraz gevşet ki, rahvan gitsin.

               Bırak dingildeyen tencere kendi kapağını bulsun.

               Derme çatma terazinin dirhemi de kendine benzemez mi?

               Senin ey Giresunlu, emanet tarihlerle işin yok. Yamyam kostümlü düzme senaryolarla sahnelenmiş çakma prodüksiyonlara hiç itibar etme.

               Senin, başkalarının gıpta ettiği kendi tarihin var.

               Uzanamadıkları için “koruk” diyorlar. Eğreti kıyafetleri beş numara bol geliyor, üstlerinden sarkıyor.

               Sen kendine dön.. “Övün, çalış, güven”.

               Hatırla..

               15 Mayıs 1919’da İzmir Yunanlılarca işgal edilir. Bunun, Milli Mücadeleyi ateşleyen ilk kıvılcım olduğu kabul edilir.

               Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkar, 25 Mayıs’ta Havza’ya geçer. 28 Mayıs’ta da Komutanlara ve Valilere hitaben yazılmış “Havza Genelgesi”ni yayınlar.

               Buna göre; “İşgallere karşı protestolar ve mitingler yapılacak, mitingler sırasında Hristiyan halka zarar ve rahatsızlık verilmeyecek, İtilaf Devletleri ve diğer büyük devletlere işgalleri kınayan telgraflar çekilecek, İstanbul Hükümetine işgaller karşında uyarı telgrafları çekilecek”ti.

               Genelge’nin tarihi 28 Mayıs’tır Giresunlu.

Fakat Giresun’da; daha bu genelge yayınlanmadan, daha Mustafa Kemal Paşa Samsun’a bile çıkmadan “kendiliğinden” “İLK MİTİNG” yapılmıştır bile.

“İLK MİTİNG”in tarihi 17 Mayıs’tır..

Sen bunu kutla, eğreti tarihlerin peşine düşme.

Her 17 Mayıs’ta “İstiklâl ve Milli Hâkimiyet” Mitingi yap 1919’un 17 Mayıs’ı anısına..

Övün, Çalış, Güven..

(Bu arada Mustafa Kemal Paşa’nın, Osman Ağa’yı Havza’ya çağırtıp “görüşmediği” safsatalarına da itibar etme. Teşkilât-ı Mahsusa’nın Reisi’ne mi inanacaksın, Nahiye Yazı İşleri Müdürü’ne mi?)

Hatırla ey Giresunlu..

5 Haziran 1919 günü Taşkışla ’daki Rum Okulu’na 20 metrelik Pontus bayrağı asılmıştı.

Asılmıştı da Osman Ağa, Giresun Uşakları ile Karahisar’dan inmiş, paçavrayı indirmiş, asan Aristisdi’yi de “uygun şekilde” cezalandırmıştı.

Her 5 Haziran’da o okulun bayrak direğine ay-yıldızlı al bayrağı yine ve yeniden as, “Bayrak Günü”nü kutla.

Övün, Çalış, Güven..

Sen bunları kutla, eğreti tarihlerin peşine düşme..

Bunlar çok yakın tarihler mi diyorsun?

Öyleyse eskiye gidelim..

1204 tarihinde Komnenoslar Trabzon’da Pontus Şehir Devleti kurarlar.

1280’de yâni sadece 76 sene sonra “İmparator” Giorgi, “Çepni”lere esir düşer.

Çepni sensin Giresunlu, sen Çepni’sin.

Giresun ve havalisi geçen asırda “Vilayet-i Çepni” idi.

Çepni “nerde yağı görse saldıran” bir Oğuz Boyu’dur.

Sen Karadeniz’de tarihten önce de vardın, tarihten sonra da olacaksın.

Milattan binlerce yıl önce Orta Asya’dan gelen Tibaren, Muski, Halib, Haldi, Kohl’lar;

MÖ 2000-1000 arası gelen Gaslar, Gutiler, Mosklar, Mar’lar..

MÖ 1118-1093’de gelen Kumanlar…

MÖ 700-675’de gelen Kimmer’ler…

Ve MÖ 654-651’de gelen Saka’lar….

Hepsi Turanî kavimlerdi, Oğuz’du, Türkmen’di, Türk’tü, hepsi senin atalarındı..

Öyleyse; “Övün, Çalış, Güven”.

Her sene meselâ Mayıs 7’sinde bu “Giorgi’yi esir almayı” canlandır sembolik olarak.

Eğreti tarihlere itibar etme, kulak asma. Senin kapı gibi kendi tarihin var.

Aşağılık duygusu yaşayanlar çatlasın..

Yabancıların güdük tarihini yaşama, kendi kocaman tarihinin keyfini sür, zevkine var.

“Sakarya Melhame-i kübrasında”, komutanı olduğu 42’inci Giresun gönüllü Alayı ile beraber şehit düşen Binbaşı Hüseyin Avni Alpaslan’ı her yıl büyük bir kadirşinaslıkla Sakarya’da zaten andığın için yukarıdaki listeye eklemedim Giresunlu..

Şimdilik bu kadar yeter..

Ama bana durup da; a) Sanayi Sitesi’ne giderken sağda kahvehanenin masaları/iskemleleri arasına terkedilmiş/kaybolmuş Muhtar Bey Çeşmesi’nin ve b)Gedikkaya’ya sapan yolun başındaki Cami’nin köşesinde duran Nihat Bey Anıtı’nın neden öyle bakımsız, harap bir vaziyette kaldığının hesabını sorma.

Yıkanıp temizlenseler, ne oldukları/neden/hangi amaçla oraya dikildikleri ile ilgili pırıl pırıl “TÜRKÇE” kitabeler asılsa da gelip geçen öğrenciler tarihlerini daha iyi öğrenseler güzel olmaz mı diye de sorma bana..

Cevap veremem.

Bir ilgilisini bulabilirsen, sahibi varsa ona sor..   

Yeter ki sen kendini bil.

Eğreti tarihlere kulak asma..

Bırak “Yağız atlar kişnesin, meşin kırbaç şaklasın”..

Tırıs gitsin.. Hâttâ bu sefer dizginleri biraz gevşet ki rahvan gitsin.

Bırak dingildeyen tencere kapağını bulsun, işleyen demir işkillensin.

Sana, senin yazdığın tarih yeter.

Yeter ki, “Övün, Çalış, Güven”.. 21 Temmuz 2012

 

57′NCİ ALAY HER YERDE

HEPİMİZ 57′İNCİ ALAY’IN NEFERLERİYİZ

 

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.