Fransız Meclisi karıştı

18.12.2011 10:03
“Cezayir’de yaptığımız katliam için yasa çıkarma cesaretiniz var mı?”

VATAN, Fransa ile Türkiye arasında gerilim yaratan soykırım inkar yasasının, Fransız meclisindeki komisyon tutanaklarına ulaştı. Komisyonda yasaya muhalif vekillerin tasarıyı sunanları ‘yeni bir suç icat etmekle’ suçladıkları ve Ruanda ile Cezayir’de işlenen suçlarla ilgili sessiz kalmakla eleştirdikleri görülüyor…

Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin iktidar partisi Halk Hareketi Birliği (UMP) milletvekili Valerie Boyer öncülüğünde hazırlanan ve ‘Ermeni soykırımı’nı inkar edenlerin 1 yıl hapis ve 45 bin euro para cezasıyla cezalandırılmasını savunan yasa teklifi Fransa meclisinin Yasa Komisyonu’nda ezici oy çoğunluğuyla kabul edilmişti. VATAN, Perşembe günü Genel Kurul’da oylanacak olan tasarının komisyon tutanaklarına ulaştı. İşte komisyonda yaşanan tartışma ve vekillerin yorumları:

Biz önce kendi tarihimize bakalım

Dominique Raimbourg:

Şu an kamu düzenini bozan bir durum söz konusu değilken neden yeni bir suç icat ediyoruz, çok mu gerekli? Böyle bir protesto hareketi başlasa ve bir topluluğa karşı nefret uyandıran eylemlere girişse bile şu anki Fransız yasaları bununla baş edebilir. Bu tür fiillere zaten ceza veriyoruz. Dünyaya ders vermeye kalkmadan önce asıl biz tarihimize dönüp bakmalı ve yaşanan acıları daha detaylı bir şekilde incelemeliyiz. Türkiye, Avrupa Birliği ile üyelik ya da imtiyazlı ortaklık için müzakereler yürütüyor. Bu diplomatik çabalara da zarar verecek bir tasarı.

Ruanda’ya niçin sessiz kalıyoruz?

-Noel Memere:

Bunun Türkiye’nin baskısıyla falan alakası yok. Bir propaganda ile karşı karşıya olsak bile demokrasimizin bunu bastıracak güçte olduğunu düşünüyorum. Ancak neden seçici davrandığımızı anlamakta güçlük çekiyorum. Eğer Ermeniler için böyle bir yasa çıkarıyorsak neden Ruanda için de aynısını yapmıyoruz? Orada da 800 bin Tutsi öldürülmedi mi? Burundi’de Hutular öldürülmedi mi? Ermeni soykırımı konusunda Fransa’da siyasilerin çeşitli görüşleri var, insanlar bunu sorgulayan kitaplar yazıyorlar. Bu insanlar eğer meclisten böyle bir yasa çıkarsa yargılanacaklar. Küresel bir bakışa ihtiyacımız var. Hem iktidarın hem de muhalefetin, Ruanda’daki soykırım konusunda da bir yasa çıkarmaya cesareti olmalı. Peki 17 Ekim 1961’de Cezayir’de gerçekleşen katliamda Fransa’nın rolünü ortaya koyan bir yasaya ne dersiniz?

Bu, meclisin değil tarihçilerin işi

Rene Dosiere:

Tarihçiler bize defalarca meclisin kendi işlerine karışmaması konusunda uyarıda bulundu. Şu anki yaşanan tartışmanın da bu kurumun imajı için çok iyi olduğunu düşünmüyorum. Bu tasarının Cumhurbaşkanı’nın verdiği bir sözün gereği olarak geldiği belirtiliyor. Ermeni seçmenin sandıkta önemli bir ağırlığı olduğunu da düşündüğümüzde, önümüzde birçok sorun varken neden seçim öncesinde bu yasanın gündeme geldiğini anlamak zor değil…

3 yıl önce anayasaya aykırı bulunmuştu

Fransa’da ne zaman seçim olsa, siyasetçiler Ermeni seçmenlerin oylarını alabilmek için hemen Türkiye aleyhtarı ve soykırım iddialarını destekleyen söylemlere başvurur. Bu kez de 2012 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde aynı senaryo tekrarlanıyor. Hem de Fransız meclisi, daha 3 yıl önce alınan kararı tamamen gözardı ederek ‘soykırım inkar tasarısı’nı yasalaştırmak istiyor. Oysa ki 2008 yılının Mayıs ayında aynı tasarı senato gündemine gelmiş ve 74’e karşı 196 hayır oyuyla ezici bir şekilde reddedilmişti. Senatodan bu kararın çıkmasının asıl sebebi ise bu tür bir yasanın Fransız hukukuna uygunluğu ve diplomatik sonuçlarının incelenmesi için kurulan komisyonun raporuydu. Senatonun raportör olarak atadığı Sarkozy’nin partisi UMP’li senatör Hyest, hazırladığı ve komisyonda oybirliği ile kabul edilen raporunda özetle şu ifadeleri kullanmıştı:

İnkar, düşünce özgürlüğü

– Fransa Medeni Kanunu soykırımın reddini yargıya taşıma imkânı vermektedir.

– Parlamentonun tarihi olaylarla ilgili yasal düzenleme yapması uygun değildir. Yasalar tarihi araştırmalar için engel oluşturmaktadır.

– Yasanın Fransa-Türkiye ve Türkiye-Ermenistan ilişkilerine olumsuz etkileri olacaktır.

– Cezai yaptırım suç ve cezanın yasallığı konusunda anayasal ilkeye aykırıdır. Yasa, düşünce ve ifade özgürlüğünü meşru olmayan bir şekilde kısıtlayacaktır. Bu özgürlük ancak nefret ve ayrımcılığı desteklediği anda kısıtlanabilir.

13 YILLIK KAVGA

– 1998: Fransız meclisi, Sosyalist Parti tarafından verilen tasarıyı oybirliğiyle kabul ederek Ermeni olaylarını ‘soykırım’ olarak tanıdı. Türkiye’de Fransız mallarına boykot başladı. Tepkiler üzerine yasa senatonun gündemine alınmadı.

– 2000: Fransız senatosu soykırım yasasını kabul etti. Ankara, Paris Büyükelçisi’ni geri çekti.

-2001: Senatonun kabul ettiği tasarıyı meclis de onayladı ve yasa haline geldi. Böylece Fransa, Ermeni olaylarını ‘soykırım’ olarak tanıyan ilk Avrupa ülkesi oldu. Yasada, bunu inkar edenlere herhangi bir yaptırım öngörülmüyordu.

-2006: Sosyalist Parti, ‘Ermeni soykırımını inkar’ tasarısını meclise getirdi. Tasarı 19’a karşı 106 oyla kabul edildi. Türkiye’den yine Fransız şirketlerine yaptırım ve elçinin geri çağrılması tepkileri geldi.

-2007: WikiLeaks belgelerinde Sarkozy’nin 29 Mayıs’taki Ankara ziyaretinde Erdoğan’a, “Tasarı hiçbir zaman Senato’da kabul edilmeyecek” sözü verdiği ortaya çıktı.

-2008: Meclis’te kabul edilen tasarı yasalaşması için senatoya geldi. Ancak Sarkozy’nin partisinden vekillerin oyları ile reddedildi.

-2011: Genel seçimlerde Sarkozy gerilere düştünce bu kez kendi partisi aynı tasarıyı meclis gündemine getirdi. UMP’li Valerie Boyer tarafından önerilen tasarıya Sosyalist Parti de destek veriyor. Perşembe günü yapılacak oylamada kabul edilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

VATAN

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.