KIŞ GECESİ SOĞUK ODADA RÜYA GÖRMEK

Hüseyin MÜMTAZ

 

Bir de yorgan üzerinizden kaydıysa durum felâkettir kıymetli okuyucu.

Türkiye’ye 1995 Çiller’li Gümrük Birliği yıllarından bu yana bir AB rüyası gördüğü zannettiriliyor..

Gözleri açık görülen bir rüya, gündüz vakti gördürülen bir rüya..

Adamlar bir taraftan açık açık almayacaklarını söylemekle birlikte diğer taraftan da “ucu açık” ve sivri bir sopa ile bizi hem de “zincirle” “AB değerlerine bağlı” tuttular.

Bu suretle Türkiye’de kurumlar, kuruluşlar, bireyler törpülendi; konulduğu her kalıbın şeklini alan elastiki, mıncık mıncık bir kişiliğe büründü.

Aynı süreçte AB de gelişti, serpildi, yenilendi.

Son yenilenme en kapsamlısı oldu. Birliği saran ekonomik çöküntüden çıkış yolları arayan üye ülkeler radikal kararlar aldılar. 27 ülkenin 17’si “yeni” anlaşmayı “zirve”de kabul etti, 10’u ise parlamentolarına götürme kararı aldı.

Fakat “krize” İngiltere’nin tavrı damgasını vurdu.

Anlaşmayı imzalamayan Cameron; “İngiltere’nin çıkarlarını gözettim. Alınan karar bağımsızlığımızı zedeliyordu” dedi ve ülkesinde kahramanlar gibi karşılandı.

Bence ülkemizde kimsenin anlamadığı ve önemini kavramadığı; çokbilmiş siyaset bilimcilerimizin ve burunlarından kıl aldırmayan ekonomistlerimizin görmezden geldiği, hiç üzerinde durmadığı en can alıcı nokta Avrupa Konseyi Başkanı Herman van Rompuy’un şu sözlerinde gizlidir;

Üye ülkelerin “dengeli bütçe hedeflemeye yöneltecek daha sıkı mali sınırlamalar üzerinde uzlaşmış olmalarının önemini” vurgulayan Rompuy, “Aşırı bütçe açıkları konusundaki kurallarımızı, bunları otomatik hale getirerek sıkılaştıracağız. Bu demektir ki üye ülkeler, taslak bütçe planlarını Avrupa Komisyonu’na gösterecekler” dedi.

Zurnanın zart dediği yer işte burasıdır kıymetli okuyucu.

Rompuy’un açıkladığı bu son husus; Türkiye’nin AB’ye alınmayacağının değil ama artık bizzat Türkiye’nin kendisinin AB’ye girmek istemeyeceğinin en yüksek çözünürlüklü ve gümüş çerçeveli resmidir.

Ne diyor Rompuy; “Üye ülkeler, taslak bütçe planlarını Avrupa Komisyonu’na gösterecekler”.

Nokta..

“Bütçe dışı gelirler-giderler” ve “çeşitli” başlığı altındaki harcama kalemleri ile “müteferrik” ve “görünmeyen kalemler” başlıklarına pek meraklı Türkiye’nin siz, bütçe taslağını Avrupa Komisyonu’na gönderecek şeffaflığı kaldırabileceğini mi zannediyorsunuz?

Hele Cameron bile bunun bir “bağımsızlık” meselesi olduğunu dillendiriyorsa!

Bu noktadan itibaren bütün etkili yetkililerimizin “En kahraman Rıdvan” pozunda “AB’ye hayır” kampanyasının bayraktarlığını yapacağına emin olun.

Hele LE MONDE‘a konuşan Sarkozy’nin, geçen hafta borç krizi konusunda alınan kararlar sonrasında artık iki Avrupa’nın olduğunu söylemekle birlikte, “ne yeni ne de 27’ler AB’sinde Türkiye’nin yerinin olmadığı” görüşünü savunmasından sonra..

Türkiye konusundaki düşüncelerinin “değişmediğini” söyleyen Sarkozy sözlerinin devamında, “AB her şeyden önce Avrupa kıtası içindir. Bildiğim kadarıyla, büyük güç, büyük ulus olan Türk dostlarımız esasen Küçük Asya’dalar” demişti.

Anlaşılan tabuta son çiviyi Sarkozy çakıyor.

Bize de cenazeyi “sessiz sedasız” kaldırmak düşüyor. 13 Aralık 2011

 

57’inci ALAY HER YERDE

HEPİMİZ 57’inci ALAY’IN NEFERİYİZ

[email protected]

 

 

 

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.