Dünyanın önemli ekonomi dergilerinden biri olan Forbes’in analisti Daniel Fisher’in, Madagaskar’ın ardından dünyanın ikinci en kötü ekonomisi olarak yazdığı Ermenistan’ın sıkıntıdan kurtuluşu, Türkiye’nin sınırı açmasına bağlı gibi görünüyor.

Ülkeye Ermenice’de Hayastan deniyor. Ülkede Ağrı vadisi ve Aras kıyıları dışında pek düzlük yok gibi. Öyle ki ülkenin yüzde 90’ının rakımı 900 metreyi aşıyor.

Tarıma uygun çok az alan var. Ülkenin en büyük sorunlarından biri de bu. Nitekim, Ermenistan, süt ve süt ürünleri ihtiyacının sadece üçte birini karşılayabiliyor. Ama buna rağmen ülke hala bir tarım ülkesi konumunda. Tarımın payı ekonomide yüzde 22,5’i buluyor.

Taş işçiliğinde tartışılmaz bir üne sahip olan Ermenilerin, Anadolu’daki çok sayıda yapının da mimarı oldukları biliniyor.

Ermenistan’da yabancılık çekmiyorsunuz

Ermenistan’da Anadolulu bir Türk olarak pek de fazla yabancılık çekmiyorsunuz. Ülkenin yer şekilleri, iklimi, bitki örtüsü, insanların giyim tarzları, yemekleri, müziği, gıda ürünleri, ekmeği size Anadolu izlenimi veriyor.

Zaten örneğin başkent Erivan’da Sivas, Malatya, Maraş, Arapkir semtleri sizi karşılıyor. İnsanlarla konuştuğunuzda dedem, anneannem, babaannem Vanlı, Iğdırlı, Harputlu, Sivaslı, Kayserili, Çorumlu, Diyarbakırlı, Bolulu, Eskişehirli dediğini duyuyorsunuz.

İnsanlardan hikayeler dinliyorsunuz. Ama konu ekonomiye geldiğinde ülkede büyük bir sıkıntının yaşandığını anlıyorsunuz.

Bağımsızlığın ardından, Azerbaycan’la yaşanan savaşa rağmen, 1992-2008 döneminde kişi başına milli 31 dolardan 3 bin 606 dolara çıkaran Ermenistan, dünya ekonomik krizinin kurbanlarından biri olarak hala ekonomisi iyileştirememiş durumda.

2009’da ekonomi dünya krizinin yansımasıyla yüzde 14,5 küçülmüş. 2010’da baz etkisinden yararlanması gerektiği halde ekonomideki büyüme yüzde 2,6’da kalmış. Bu yıl ise yüzde 4,6’lık bir büyüme bekleniyor. Bu büyüme olsa bile ülke ekonomisi 2008 yılının yüzde 8,2 gerisinde kalmış olacak. Mevcut büyüme hızıyla (yüzde 4,6) 2008 yılını 2013 yılında ancak yakalayabilecek.

Ülke, Sovyetler Birliği döneminde, sentetik kauçuk ve bilgisayar ve bilişim sektörlerinde ön sırada yer alıyormuş. Sovyetler Birliği dağılınca, 300 milyon bir iç pazar da kaybedilmiş. Ülkedeki temel sıkıntı da bu gibi… Dağılma ülke için felaket olmuş.

Asgari ücret 140 TL

Pek de yasal olmayan yollarla zenginleşmiş kişiler olsa da halk geçim sıkıntısı çekiyor. Yollarda lüks cip ve otomobillere karşın, araçların çoğu eski ve bakımsız. Asgari ücret 32 bin 500 dram, yaklaşık 140 lira düzeyinde.

Ekonomi borç kıskacı altında… 10 milyar dolar düzeyinde bir ekonomisi bulunan ülkenin 3,5 milyar dolarlık dış, 0,5 milyar dolarlık da iç borcu bulunuyor. IMF-Dünya Bankası, AB, Rusya, ABD ve diaspora Ermenilerinin desteğiyle borçlar çevrilebiliyor.

Ülkede bir IMF programı uygulanıyor. Cari açığın milli gelire oranı yüzde 12,43 gibi dış destek olmadan sürdürülemez bir noktada bulunuyor.

Resmi rakamlarda yüzde 7 görülse de toprağı olan herkes çalışan sayıldığı için gerçek işsizlik rakamı yüzde 27’yi buluyor. Ülke için iyi şeylerden biri 500 bin turist çekiyor olması.

Ermenistan’ın ekonomisini rayına oturtması için daha uzun bir süreye ihtiyacı var gibi görünüyor. Tabii ekonomik istikrar için ülkenin sınır sorunlarını halletmesi, siyasi istikrara da ulaşması bir zorunluluk gibi ortada duruyor.

Dünya’ya açılabilecek tek kapısı Türkiye olan Ermenistan’ın kurtuluşu ilişkilerin normalleşmesine sıkı sıkıya bağlı. Türkiye’nin kapıları açması sadece karşılıklı ticareti değil, Batı ile bütünleşmeyi de hızlandıracak bir süreci başlatacak. Dünya’ya açılan bir Ermenistan ekonomisini büyütebilir ve gelecekte patlama nedeni olabilecek işsizliğin önünü alabilir.(tourexpi)

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.