Ana sayfa Güney Asya Afganistan

MÜSLÜMAN AKP’NİN YAHUDİ SİYASETİ, SURİYE YANACAK

ERDAL SARIZEYBEK

Bu İsrail yazmış, ta 1982’de yazmış, Müslüman coğrafyayı “etnik köken ve dini mezhep ayrılıkları” temelinde parçalayacağını yazmış… Şimdi yaptığı bu, otuz yıl önceki planı uyguluyor bu İsrail…

Peki, İsrail’in amacı ne?

 Müslüman ülkeleri parçalayıp Hıristiyan unsurları güç yapmak, devlet yapmak…

Başka?

Irak kuzeyinde Yahudi bir Kürt devleti kurup kendine, Araplara karşı müttefik bir devlet yaratmak…

Başka?

Suriye ve Ürdün’ü parçalayıp İsrail- Yahudi Kürdistan-Yahudi Ermenistan’la Karadeniz’e açılmak, oradan da Hazar’a, yani dünyanın en zengin ikinci enerji havzasına…

Peki ya Türkiye?

Türkiye’deki siyaset zaten Yahudi siyaseti, neden parçalamaya çalışsın Türkiye’yi… Diyeceksiniz ki çok iddialı bir yaklaşım bu, ama doğru, bakınız Siyonist Plan ne diyor:
“…İsrail’in doğusundaki tüm Arap devletleri Mağrip’teki devletlerden bile daha fazla iç çatışmalar yüzünden parçalanmaktadır. Suriye temelde Lübnan’dan çok farklı değildir sadece güçlü bir askeri rejim tarafından idare ediliyor olması farkını taşır. Ancak  bugünlerde Sünni çoğunluk ve yönetimdeki Şii Alevi azınlık (nüfusun sadece %12’si) arasında yaşanan gerçek iç savaş içerdeki problemlerin göstergesidir…”

Etnik-dini ayrıştırma ve çatıştırma stratejisinin dramatik bir örneğidir Libya, Mısır ve Suriye… Peki, Türkiye’deki siyasetin yaptığı nedir? Aynısı yani, ayrıştırma: TÜRK- KÜRT, ALEVİ-SÜNNİ…

İsrail bu, iyi çalışmış dersine ve planı açık ve net, iyi araştırmış Müslüman coğrafyayı, isterseniz bir daha okuyun:

“…Fas’tan Hindistan’a  ve Somali’den Türkiye’ye uzanan ulusal etnik azınlık resmi, istikrarın yokluğuna ve tüm bölgenin hızlı bir şekilde dejenere olmasına işaret eder.  Bu tablo  ekonomik tabloya eklendiğinde tüm bölgenin nasıl ciddi problemlere karşı koyamayacak kâğıttan bir kule şeklinde inşa edildiğini görebiliriz. Bu dev bölünmüş dünyada bir kaç varlıklı grup ve büyük çoğunlukta fakir insan vardır. Arap’ların çoğunun ortalama yıllık geliri 300 Dolar’dır. Mısır’da da durum aynıdır, Libya hariç Mağrip ülkelerinin çoğunda ve Irak’ta da. Lübnan parçalanmıştır ve ekonomisi de parçalanmaktadır.

Devlette merkezi bir güç yoktur, sadece 5 fiili egemen otorite vardır: ( kuzeyde Suriye tarafından desteklenen ve  Franjieh aşireti tarafından yönetilen  Hıristiyan bölge, doğuda Suriye tarafından işgal edilmiş bölge,  merkezde Phalangistler tarafından kontrol edilen Hıristiyan kuşatma bölgesi,  güneyde ve Litani ırmağına kadar Filistin Kurtuluş Örgütü tarafından kontrol edilen Filistin bölgesi ve Binbaşı Haddad’a ait Hıristiyan bölge ve yarım milyon Şii). Suriye çok daha vahim bir durumdadır ve ileride Libya ile birleşmesinden sonra alacağı yardım bile varoluşun basit problemleri ile başa çıkması ve büyük bir ordunun idamesi için yeterli olamayacaktır. Mısır en kötü durumda olan ülkedir; milyonlar açlık sınırındadır, işgücünün yarısı işsizdir ve dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip bu bölgede konut çok seyrektir. Ordu dışında verimli olarak çalışan bir bölüm yoktur ve devlet sürekli iflas halindedir ve barıştan bu yana verilen Amerikan yardımına muhtaçtır…”

Olay belli, plan belli, siyaset belli, bugün Ortadoğu’da yaşadıklarımız demokrasi savaşı değil, insan hakları değil, İsrail’in otuz yıl önce hazırladığı planın hayata geçirilişinden başka bir şey değildir. Ve Suriye’nin başına gelecekler şimdiden bellidir, parçalanacak, isterseniz bir daha okuyun:

“…Suriye etnik ve dini yapısına istinaden tıpkı bugün Lübnan’da olduğu gibi birkaç eyalete bölünecek ve kıyıda Şii-Alevi bir eyalet, Halep bölgesinde Sünni bir eyalet, Şam’da Kuzey komşusuna düşman olan bir diğer Sünni eyalet olacak ve Dürziler de belki bize ait olan Golan’da, mutlaka Havran’da Kuzey Ürdün’de  başka eyaletler kuracaklardır. Bu gelişmeler uzun vadede barış ve güvenlik için garantör olacaktır ve bu hedef bugün bile erişebileceğimiz bir noktadadır…”

 Bu plana göre Suriye beşe bölünecektir, kısa vadede değil uzun vadede… Önce “demokrasi” denilip iç savaş çıkartılacak, sonra Libya’da yapıldığı gibi “demokrasi aşığı hükümetler” kurulacak, ardından “özgürlük ve insan hakları”, ardından ise “özelleştirme denilip kaynak yönetimi” batılı sömürgecilerin eline geçecek… Kaynaklar ele geçirildikten sonra etnik ve dini unsurlar güçlendirilip ayrıştırılacak, sonrasında ise parçalanacak, Suriye yanacak, yanacak…

Peki ya Türkiye?

Bize zaten ileri demokrasi geldi ve demokrasi aşığı bir hükümetimiz var, ülkemizin kaynak yönetimi zaten sömürgecilere verildi, özelleştirme denilerek… Bakın işte yollar satılıyor, köprüler, barajlar, derken göller ve sular… Yani biz demokrasi sınavını geçtik ve kaynaklarımızı yabancılara verdik… Şimdi sıra etnik ayrıştırmada, bakın Kürt kökenli kardeşlerimize, bizi bizden saymıyor artık… Peki ya dinsel ayrıştırma, onu da başardık, yer gök ALEVİ-SÜNNİ diye çınlıyor… Yani biz zaten kendi AKP’mimiz sayesinde İsrail ya da Siyonist planı adım adım uyguladık, o halde neden saldırsın ABD, neden saldırsın İsrail, neden Türkiye’de iç savaş çıksın?

Endişe etmeyin, Türkiye’de iç savaş çıkmaz!

Endişe etmeyin, Türkiye önümüzde bir yüzyılda bölünmez!

Türkiye serbest bölge oluyor, serbest bölge, “OBAMA’nın MODEL ÜLKESİ”, her şey serbest! Din serbest, bayrak serbest, dil serbest, vatan serbest, özgürlükler ülkesi Türkiye, her şey serbest!

Ama serbest olmayan tek bir şey var: KAYNAKLARIMIZ, YER ALTI VE YER ÜSTÜ KAYNAKLARIMIZ… Yönetimi biz de olmayan bir şey daha var: GENÇ BEYİNLER, ÜLKEMİZİN EN ZEKİ ÇOCUKLARI…

İşte Türkiye’nin ileri demokrasisi budur, AKP siyaseti budur: “kaynak ve beyin yönetimi yabancıda, geri kalan bizde”…

Sorarım şimdi size, ekonomik kaynaklarını yönetemeyen bir ülkenin vatanı olur mu, devleti olur mu?

Şimdi soruyorum size, gelecek neslini yabancının yönettiği bir ülkenin geleceği olur mu?

Müslüman AKP’nin Müslüman oy verenleri, izlenen siyaset YAHUDİ, ama siyaseti izleyen MÜSLÜMAN, bu nasıl bir iş? Libya yanıyor… Mısır yanıyor… Suriye yanacak… Ürdün, İran, Pakistan, Afganistan, Pakistan, Lübnan, ortalık yangına dönüyor, yangına, görmüyor musunuz?

Müslüman coğrafyayı yakan, yıkan, yok eden, kül eden bu yangının vebali AKP siyaseti üzerindedir… Çünkü MÜSLÜMAN AKP’nin izlediği siyaset YAHUDİ siyasetidir… Bunu Ergün Poyraz yazmıştı, şu an kendileri Silivri’de ve dört yıldır sorgusuz sualsiz yatıyor… Zalime hizmet eden zulmedendir ve onlar, biz Müslümanlara göre, kafirdir…

www.erdalsarizeybek.com.tr, 26.08.2011

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here