Bakın ANF Haber Ajansı adındaki kuruluş, askerlerimizin şehit olduğu çatışmayı ne şekilde duyuruyor.

AMED – Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı Dolapdere Köyü kırsalında 13 asker ve 2 HPG gerillasının hayatını kaybettiği çatışmaya yakından tanık olan bir korucu olayın iç içe geçen asker ve gerilla mevzilerinin iki Türk uçağının bombardımanı sonucu yaşandığını anlattı.

ANF’ye konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen korucu, “Çatışma iki ayrı yerde çıktı. Şelıma’ya yakın yerde bir asker öldü. Daha sonra birlikler sevk edildi. Öğleden sonra 3-4 sıralarında ise iki savaş uçağı mevzileri içiçe geçen gerillaları ve askerleri bombaladı, büyük yangın çıktı. Yanan yeri gidin görün, el bombası böyle yangın çıkarmaz” dedi.

Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada Diyarbakır’ın Silvan ilçesi Bayrambaşı beldesi Dolapdere köyü kırsalında HPG gerillaları ile çıkan çatışmada, gerillaların el bombası atması sonucu ormanlık alanda çıkan yangında 13 askerin öldüğü, 7 askerin de yaralandığı, yaşanan çatışma sırasında 7 gerillanın da yaşamını yitirdiği bildirildi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın ölen 13 askerin el bombasının atılması sonucu çıkan yangın sonucu öldüğünü açıklamasına rağmen, ANF’ye bilgi veren ve isminin açıklanmasını istemeyen bir korucu, iki ayrı çatışma çıktığını ve ikinci çatışma bölgesinde gerilla ile askerlerin mevzilerinin iç içe geçtiğini söyledi. İlk çatışma ardından bölgeye askeri birliklerin sevk edildiğini belirten korucu şunları anlattı:

“Operasyonlar zaten 3-4 gündür devam ediyordu. Öğlen saatlerinde Şelıma’ya yakın bir yerde çatışma çıktığını telsizden duyduk. Ancak biz çatışma bölgesine gitmedik. Olay zaten pusu falan değildi. Dışarıdakiler öğlen saatlerinde ya da gündüz pusu atmazlar, risklidir. İlk çatışmadan sonra bölgeye komandolar ve diğer askeri birlikler sevk edildi, köy yollarına askerler yerleştirerek kimsenin bölgeye girmesine izin vermediler. 15-20 kilometrelik bir alan. Telsizlerden iki grup ve 20’den fazla kişiden falan bahsediyorlardı.”

İlk çatışmadan yaklaşık 2, 2.5 saat sonra savaş uçaklarının bölgeye geldiğini belirten korucu, “Şelıma’daki çatışma ardından bölgeye giden komandolar ile diğer askerler çatışmaya girdi. Silah sesleri her yerden duyuluyordu. Helikopterle bölgeye atılan askerler de oldu. Gerillalar ile askerlerin mevzileri iç içe geçmişti. Daha sonra iki savaş uçağı bölge üzerinden bir tur attı. Silvan üzerine doğru tur attıktan sonra tekrar geri dönüp alanı bombaladıktan sonra geri döndüler. Bombalamanın ardından telsiz konuşmalarında rütbeliler küfürlü konuşuyordu. Daha sonra büyük yangın çıktığını gördük” dedi.

13 askerin el bombası ile ölmesi için, 13 askerin de aynı yerde bulunmaları gerektiğini kaydeden korucu, “Operasyonlarda askerler ya da korucular yan yana yürümez. En az 20 metre aralıkla yürürler. El bombasının bırakın yangın çıkarmasını, 13 askeri öldürmesi mümkün değil” şeklinde konuştu.

Ölen askerlerin otopsilerinin ve olay anındaki rütbelilerin telsiz konuşmalarının yayınlanmasını isteyen korucu ölen askerlerin ailelerine çağrıda bulunarak, “Onların da anne babaları var, sevdikleri var, çocukları var belki. Çatışmadan değil, bombalama sonucu öldüler. Sorumluları kimse yargılansın. Gerekirse bizler ve diğer korucular da ifade veririz” dedi.

Korucunun açıklamalarını Silvan Devlet Hastanesinde bulunan iki HPG gerillasının cenazesinin tamamen yanmış olması da destekliyor.

2 GERİLLA CENAZESİ TAMAMEN YANMIŞ DURUMDA

Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, 30-32 yaşlarında ve erkek olan iki HPG’ linin cenazelerin tanınmayacak şekilde yanmış durumda olduğu öğrenildi.

Gerilla cenazelerinden birinde hiçbir kurşun izi bulunmuyor. Diğer cenazede ise otopsi sonucunda bir şarapnel parçası izinin bulunduğu haber verildi. Cenazelerden birinin üstünde hiçbir elbise bulunmadığı diğerinin üzerinde ise parça parça yanık elbiseler bulunduğu bildiriliyor.

Genelkurmay açıklamasındaki akıl dışılıklar

Türkiye Genelkurmayı Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde bir askeri birliğe PKK gerillalarının saldırısında 13 askerin, PKKlilerin attığı el bombalarının neden olduğu bir yangın sonucu öldüğünü duyurdu.

Şu anda Silvan Devlet Hastanesi morgunda da iki gerillanın cenazesi var. Gerillaların her ikisinin de vücutları tanınmayacak derecede yanmış.

Yani muhtemelen aynı yangında 13 asker ile 2 HPG gerillası hayatını kaybetmiş. Bu durum yangın anında Türk ordusu ile HPG gerillaları arasında iç içe bir çatışmanın yaşandığını gösteriyor.

İçiçe bir çatışma sırasında operasyon düzeninde ve mevzi içinde olmayan askeri bir birlikten bir anda 13 askerin sadece el bombalarıyla öldürülmesi çok mümkün gözükmüyor. Zira operasyon düzenindeki askerler birbirleri arasında güvenli bir mesafe bırakarak kollar halinde hareket eder. Kolların da öncüleri vardır. Bunlar ile kendilerini takip eden askerler arasında da bayağı bir mesafe olur.

El bombalarının patlaması sonucunda çıkacak bir yangının 13 askeri öldürmesinin ne kadar mümkün olduğu da tartışmalı. El bombalarının askerlerin yakınına atıldığını varsaymak herhalde çok akıl dışı olmaz. Operasyon düzenindeki bir askeri birliğe yönelik el bombalı saldırı, etki alanı düşünüldüğünde 2 ya da en fazla 3 askeri hedefe koyabilir. Doğal refleks el bombalarının patladığı noktalardan hedef olan askerlerin uzaklaşması olacaktır. Yine muhtemelen bu hareket de geriye doğru olacaktır. Dolayısıyla el bombaları nedeniyle bir yangın yaşanmış olsa dahi bunun 13 askeri birden çember içine aldığına inanmak oldukça zor.

Tekrarlamak lazım bu büyüklükte bir yangını el bombaları çıkarmaz. Haydi çıkardı diyelim el bombalı saldırıyı düzenleyen iki PKKli nasıl yanarak hayatını kaybeder?

Çatışma sırasında görgü tanıkları iki savaş uçağı ve çok sayıda helikopterin bölgeyi bombaladığını ifade ediyor. Bu tür bombardımanların ardından kırsal alanda büyük yangınlar çıktığını çok duyduk. Ama 30 senelik savaş süresinde el bombasının patlaması sonucu bu kadar asker ve gerillanın ölümüne neden olacak büyüklükte bir yangın çıktığı ne duyulmuş ne de görülmüş bir şey.

İşin en tuhaf yanı da Türk basınında askerlerin yemek molası verdiği sırada PKKlilerin lav silahları ve el bombalarıyla askerlere saldırdığının iddia edilmesi.

Eğer bu doğruysa ortada büyük bir ahmaklık var.

Birincisi operasyon halindeki askerler bulundukları noktaya hakim tepeyi tutmadan nasıl yemek molası verir? Operasyon halindeki askeri birlikler haydi yemek yiyoruz diyip aynı sofraya diz çöküp oturmazlar. Hepsi güvenli mesafelerini koruyarak yemeklerini yer.

İkincisi diyelim ki hadi askerler yemek molası verdi. Neden 15-20 metre ötede ne olup bittiğini bilmedikleri ormanlık alanda hepsi bir araya toplanarak yemek yediler? Ormanlık alanda operasyon güçleri kendilerini emniyete almadan mola falan vermezler.

Üçüncüsü ormanlık arazide yaklaşık 40 derece sıcakta her ağaç, ot parçasının bir anda tutuşacağı bir noktada gerillalar nasıl lav silahlarıyla askerlerin üstüne saldırır? Ormanlık arazide başlayan yangın saldıranları etkilemez mi?

Bunlar cevaba muhtaç sorular. Demokratik Toplum Kongresinin özerkliği ilan ettiği, PKK lideri Abdullah Öcalan ile devleti temsil eden bir heyet arasında görüşmelerin gerçekleştiği, BDP ile Türk hükümetinin yemin krizini aşmak için temaslara başladığı bir dönemde böyle bir olayın gerçekleşmesi de pek tesadüflerle açıklanabilecek bir durum olmasa gerek.

Kaynak: ANF NEWS AGENCY

Sohbete katılın

2 yorum

  1. İlk haber “hava araçlarına talimat verme” eğitimi. Bir el telsizi ile kuleden uzakta ve sanırım havaalanını, yaklaşan uçakları görebilen bir noktadan (belki de internet üzerinden sivil hava trafiğini izleme olanağı veren bir siteden, görerek) yapılan eğitim çalışması…
    İkinci haberim ana olay. Yani Türk askerinin bizzat Türk jetleri tarafından vurulması.. İşte ilk haberdeki eğitim bu olayı nasıl yapabileceklerini öğretti bu tezgahı yapanlara… Olayda kullanılan jetler Hava bandından mı haberleşiyorlar, yoksa onların ayrı bir frekansları mı var orasını bilmiyorum. Böylesine profesyonel bir olay tesgahlayanlar onu da biliyordur..

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.