Kategoriler
Hüseyin Mümtaz Türkiye

AVRUPA BİRLİĞİNE GİRELİM Mİ?


Egemen Bağış’ın hiçbir söylediğine katılmıyorum..

Fakat fikirlerine saygı duyuyorum..

Meselâ geçtiğimiz birkaç ay içinde yaptığı konuşmalarda çok kısa ve özet olarak diyordu ki;

”İstanbul’dan Atina’ya uçmak, Antalya’ya uçmaktan daha kolay oldu..Türkiye’nin AB üyeliği bir kazan-kazan durumu..Sorunun değil çözümün bir parçası olmak istiyoruz”. (Atina’daki Uluslararası Karadeniz Etüdleri Merkezi’nde verdiği -Türkiye’nin üyeliği: Daha güçlü AB- başlıklı konferans)

“Halkın projesi olarak gördüğümüz AB projesi sivil toplum olmadan tamamlanamaz. Yürüme modundan çıkıp koşmaya geçmek zorundayız…Türkiye Cumhuriyeti devleti ya da hükümeti değil, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, bireyler olarak AB’ye hızla ilerliyoruz..AB’nin zihnini ve gönlünü kazanmamız gerekmektedir… Türkiye’de askeri, sivili, genci,yaşlısı, Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Türkü, Çerkezi, Lazı, Ermenisi, Musevisi, Müslümanı hep beraber bir ortak hedef seçmek istersek, AB, birçoğumuzun ortak heyecanı haline gelmiş durumda..” (AB üyelik sürecine katkıda bulunabilecek sivil toplum örgütleri temsilcileriyle MEB Şura Salonunda yaptığı toplantı)

“Avrupa Birliğini (AB) Türkiye’nin -diyetisyeni- olarak algılıyorum. 22 ülke, AB kriterlerini uygulayarak, daha demokratik, daha müreffeh, insan haklarına daha saygılı olabilmişlerdir.” (Kadın Girişimciler Derneğinin (KAGİDER) BİZ Kadın Gelişim Merkezi’ndeki aylık toplantısında yaptığı, ”AB ve Türkiye’nin üyeliği” konulu konuşma).

Peki Bağış’ın bu niyetlerine karşılık ya “O”nlar ne diyor?

”Türkiye’nin AB üyeliği için onlarca yıl gerek”

“Avrupa Parlamentosu Başkanı Jerzy Buzek, Türkiye’nin katılım kriterlerini tamamlaması için onlarca yıl gerektiğini söyledi”. (AA.. 20:02 TSİ 14 Kasım. 2009 Cumartesi)

“MADRİD – İspanya’nın El Pais gazetesinde yayımlanan röportajında Buzek, AB’nin genişleme sürecinde -Türkiye’nin farklı bir yeri- bulunduğunu belirterek, -Türkiye’nin katılım kriterlerini tamamlaması için onlarca yıl gerektiğini- ifade etti. Türkiye’nin önemli tarihi bulunan büyük bir ülke olduğunu söyleyen Buzek, -Ama kültürel mirası, Türkiye’nin AB sürecini zora sokuyor- dedi”.

Almanya’da koalisyon ortakları Angela Merkel, Horst Seehofer Ve Guido Westerwelle’nin birlikte açıkladıkları “Kalkınma, Eğitim Ve Birlikteliği Korumak” başlıklı protokolde, Türkiye’nin AB ile müzakerelerinin “Ucu Açık” olarak sürdürülmesi öngörülüyor. Protokolde, Almanya’nın, Türkiye ile ilişkilerini karşılıklı olarak derinleştirilmesine ve Türkiye’nin AB’ye yakınlaştırılmasına özel bir ilgi gösterdiği belirtilerek şöyle deniliyor. “3 Ekim 2005 tarihinde üyelik hedefiyle başlayan müzakereler ucu açık bir süreçtir ve otomatikman tam üyeliğe götürme anlamına gelmediği gibi, sonucun ne olacağını şimdiden garanti etmek mümkün değildir.” (24.10.2009)

Daha ne söylesinler, nasıl söylesinler?

AP Başkanı; “Türkiye’nin katılım kriterlerini tamamlaması için onlarca yıl gerekmektedir”; Almanya Başbakanı da “Sürecin ucu açıktır, otomatik tam üyelik anlamına gelmemektedir ve sonucun ne olacağını garanti etmek mümkün değildir” diyor.

Bağış’ın bıkıp usanmayan çabalarını takdir ediyor fakat yukarıdaki söylenenlerden sonra kendisi için fena halde üzülüyorum..

Siz üzülmüyor musunuz? 19/11/09

57’İNCİ ALAY HER YERDE

HEPİMİZ 57’İNCİ ALAY’IN NEFERLERİYİZ

mumtazbay@hotmail.com

Hüseyin MÜMTAZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.