Erdoğan devreye girmeli


Okuma Süresi: 2 Dakika

Haftalardır gümrüklerde yaşanan sorunların aşılması için sabırla bekliyoruz. Ama iş iyiye değil, daha da kötüye gidiyor. Zaten enerji bağımlılığı yüzünden dış ticaret açığı Türkiye aleyhinde hızla artarken bir de üstüne üstlük Türkiye’nin ihracatının önünün fiilen kesilmesi anlaşılır şey değil. Temennimiz bunun Moskova cephesinde yeni bir “devlet politikası” değil, uygulamanın abartılıp “vur” denilince öldürülen bir bürokrasi sorunu olması. Öbür türlüsü, hele de jeopolitik taşların yerinden oynadığı bir dönemde hayra alamet olmaz… Neden?
Türkiye ile Rusya, her alanda işbirliğini daha da geliştirmeye, “çok boyutlu stratejik ortaklık” yolunda hızlı adımlarla yürümeye namzet iki ülke. Bugüne dek dostluk ve işbirliğini pekiştirecek çok güzel, çok önemli adımlar atıldı. Değişen dünya dengeleri de, iki ülkenin birbirlerine daha da yaklaşması beklentilerini körüklüyor. Tam da böyle bir ortamda, Rus gümrüklerinden sadece Türkiye’den gelen mallara özel ve sıkı bir denetim uygulanması kafaları karıştırıyor.

Rusya egemen bir ülke olarak elbette gümrük denetimlerini arttırıyor, kaçakları önlemek için uğraşıyor, çifte faturaya karşı savaş açıyor. Bunda sonuna kadar haklı. Ama uygulamanın genel olması, tek bir ülkeyi hedef almaması gerekir. Aksi durum, kafaları karıştırır.

Sorunun geldiği nokta, uygulama için direktif nereden geldiyse normale dönülmesi için de yine oradan ikinci bir emir gelmesi gerektiği kanısını güçlendiriyor. Alt kademelerde yürütülen çabaların sonuçsuz kalması, bizzat Başbakan Erdoğan’ın devreye girmesini gerektirecek bir durum olduğunu gösteriyor. Belki geçen hafta  “Kafkas İtifakı”nı  Medvedev ve Putin’e anlatmak için gelen Erdoğan bu konuya bir parantez açsa daha fazla yol alınmış olabilirdi. Ama o günün “mühim” gündemi içine bu konunun girmediği anlaşılıyor. Zamanında domates yasağı ve bavul ticareti gibi daha önemsiz mevzular için açılan telefonunun, bu sorun için çoktan açılması gerekirdi.

Türkiye ile Rusya’nın konuşarak halledemeyecekleri hiçbir sorun yok. Ama bu susukunluk uzadıkça herkes kaybediyor. Tahribat büyüyor. Türk şirketlerinin dayanma gücü kalmıyor. 

Yeni dengelerin kurulduğu bir dönemde, iki komşunun birbirini daha iyi anlaması ve destek olması beklenir. Bu sorun, konuşarak, anlaşarak, gerekli önlemler alınarak, istenen taahhütler verilerek, gün geçmeden çözülmelidir. Türkiye ve Rusya’nın ortak menfaati bunu gerektiriyor. Yoksa verilen bu kadar emeğe yazık olacak… 

22.8.2008

http://www.turkrus.com/content/view/9518/160/

,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Editöre mesaj gönder ya da yazıya yorum yap.
Bugün Gündem

Son Gelen Mesajlar

Son Yazılar

  • FEYM GRUBU BÜLTENİ
    Okuma Süresi: 4 Dakika Ermeni Faaliyetleri ( 05 Ekim 2022 ) 1..Jake Sullivan 17 Ermeni savaş esirinin dönüşünü memnuniyetle karşılıyor…Beyaz […]
  • Sansür yasasına direnmemek ölümü kabul etmektir. Sefa Yürükel
    Okuma Süresi: 1 Dakika Zalimliğin ayan beyan ayyuka çıkması olan ifade ve düşünce özgürlüğünün bir ülkede bir kanunla iktidar ve […]
  • “Şiddet topumu olduk…”
    Okuma Süresi: 2 Dakika Toplumda özellikle son günlerde şiddet olaylar, kadın cinayetleri ve ölümcül kavgalar sıklıkla gündeme geliyor. Söz konusu […]
  • İngiliz turist olmazsa olmazımız…
    Okuma Süresi: 2 Dakika Bu sezon belki istediğimiz oranda İngiliz turist konuk edemedik. Havalarındaki grev ve sıkışıklık bunun nedenleri arasında. […]
  • Çin Zindanlarında TC Vatandaşları ve Diplomatik Himaye
    Türkiye’nin yaklaşık 3 katı büyüklüğündeki Doğu Türkistan’ı Çinlileştirme projesi, bilinen Çin işkenceleri yanında en son teknolojik imkanlarla desteklenmektedir. On milyonlarca Müslümana yönelik zulüm ve tecavüzlerde milyonlarca Çinli görevlendirilmiştir. Kamplardakiler gibi evlerindekiler de izlenmekte, uygun görülen seçilmekte, kirli amaçlarla kullanılmaktadır. Fotoğraflar, videolar, resmi belgelerin önemli bir kısmının dijital tekonoloji sayesinde dünya ile paylaşılabilmesi, Müslümanları sessizce yok etmek isteyenlerin aşamadıkları bir ironi haline gelmiştir. Bu gerçekleri inkar eden yönetim için tek yol vardır: Başta Doğu Türkistan’da yakınları olanlar olmak üzere isteyen herkes Kaşgar’dan, Aksu’ya, Beşbalık Urumçi’ye, Tarım’a, Turfan’a, Hoten’e… köyleri, mahalleleri, evleri polis olmadan ziyaret edebilmeli, istediği kişilerle görüşebilmeli, kamplardakilerle gözetleme olmadan dertleşebilmeli, camilerin yıkılmadıklarını, ayakta kalanların eğlence mekanlarına dönüşmediklerini gözleriyle görebilmeli, gelerek herkese anlatabilmelidir. Sadece çıkar ilişkisi olan Çin işbirlikçileri değil milyonlar rahatlıkla bunu yapabilmelidir. Tıpkı Türkiye’nin Doğu, Güney Doğu dahil her kentine, köyüne herkesin gidebildiği gibi.

Message Turkish Forum on WhatsApp

https://wa.me/message/2RSZA7ULJ4EXD1

Turkish Forum, içeriklerin arşivlenmesi, yazarların yazılarının sizlere ulaştırılması için bilgisayar altyapısına yatırım yapmaktadır. Bu hizmetlerimizden memnun iseniz QR kodunu kullanarak bağış yapabilirsiniz.