Hayır öyle değil. Yarılan cephe 8. ordu cephesidir.
Komutanı İsmail Cevat Çobanlı Paşadır.
Bu ordu denize en yakın konuşlanmış ordudur.
Ortada 7. ordu vardır.
Komutanı Mustafa Kemal Atatürkdür.
Cephe komutanı Liman Von Sandersdir.
En içeride olan 4. ordunun komutanı Mersinli Cevat Paşadır.
4. Ordu ile 7. ordu arasında arızalı arazi vardır.
8. ordu ise İngiliz deniz topçusunun menzili içindedir.
savaş 18 Eylül günü başlamış ve şekillenmiştir.

Bir gün önce İngilizler 4. ordu cephesine bir aldatma saldırısı yapmıştır.
Cephe komutanı Liman Von Sanders de buna bakarak ihtiyatları 4. Ordunun arkasına yerleştirmiştir.
İngilizler ise sıklet merkezini sahildeki 8. ordu üzerine yöneltmiştir.
Yapılan harekat tarihte ilk kez yapılan Yıldırım HArekatı örneğidir.
2. Dünya Savaşı sırasında Blitzkrieg olarak Almanların uyguladığı stratejinin temelleri burada atılmıştır.
Aynı şekilde cephe yarıldıktan sonra yeni cephe tutmak üzere harcanan çabalar HATTI MÜDAFA YOKTUR SATHI MÜDAFA VARDIR taktiğinin temellerini oluşturur.
Savaş 1915’in sonbaharından beri devam eden 1918 sonbaharına kadar süren bir dizi savaşın sonuncusudur.
Bu esnada bazı muharebelerde başarılar olduysa da, genel olarak cephe hattı sürekli olarak geriye kaymıştır.
İnglizler kaybettiklerinin yerine sürekli asker ve mühimmat ikmali yaparak birliklerini taze ve diri tutmaya başarmıştır.
Türk orduları ise bu savaşlar serisinde sürekli azalarak, tükenerek Megiddo savaşına gelmiştir.
İngilizler ilk kez hafif yarım zırhlı half track denilen araçları burada kullanmıştır.
Yine aynı şekilde ilk kez uçaklar topluca yer desteği, bombardman yapacak şekilde kullanılmıştır.
Savaşın ilk anında ağır deniz topçusunun atışları altında 8. ordu hayli hırpalanmıştır.
Sıklet merkezi de üzerinde olduğundan, asker, namlu, ağır silah sayısı açısından ciddi zaaf ortaya çıkmıştır.
İhtiyatların ise bir gün önceden 4. Ordu arkasına konuşlandırılması, ilerleyen zamanda cephe hattının korunmasını imkansız kılmıştır.
Sonradan 4. Ordu dağılarak, askerleri ise düzensiz olarak sahil boyunca geriye doğru kaçmıştır.
Bu ordunun askerlerinin önemli bölümü esir edilmiştir.
Sonraki safhalarda bu orduya ait askerleri yeniden kurulan cephelere yerleştirme imkanı olmamıştır.
İngilizlerin sahilden başlattıkları harekat bir kuşatma harekatına dönüşmüş ve kullanılan hafif zırhlı araçların hızı sayesinde 7. Ordu da kuşatılmak ve imha olmak tehdidi altına girmiştir.
Öyle ki, cephe komutanlığı da kuşatma içinde kalmak ve ele geçirilmek tehdidini hissetmiştir.
8. Ordunu pek az askeri, komuta heyeti, ve cephe komutanlığı 7. Ordunun himayesine girmiştir.
En içeride kalan 4. ordu ve onun arkasına yerleştirilmiş ihtiyatlar ise arızalı arazi nedeniyle 8. ve 7. ordulara yardım etme imkanı bulamamıştır.
4. Ordunu o meşhur hain söylencelerinde anlatılan atlı Arap süvari birliklerinin de desteğiyle dağılmış, ve bir bölüm askeri doğuya, çöle doğru kaçmıştır.
Bir bölüm askeri ve komuta heyeti de, elde kalan son ordu olan 7. ordunun kuşatmadan kurtulmak üzere geriye ve doğuya doğru çekildiği noktaya ulaşarak, 7. orduya katılmıştır.
Böylece bu yenilgiden sonra İngilizler sürekli olarak kuşatma manevraları yapmış, elde olan birlikler ise sürekli olarak daha doğu ve kuzeye doğru çekilerek yeni cephe oluşturmaya çabalamıştır.
Bu hengamede, Kudüs, Şam yitirilmiştir.
Irak ve Basra körfezinde de dağılmış olan orduların askerleri ancak Kilisin güneyi Halep’in kuzeyinde kurulan cephede bir araya getirilebilmiştir ve İngiliz ilerleyişi burada durdurulabilmiştir.
Dönemin hükumeti ve saray bu savaşta yararlılıklarından dolayı Kemal Atatürk’ü Megiddo savaşının sonrasında yeni cephe komutanı olarak atamıştır.
Liman Von Sanders ise görevden alınmıştır.
Savaşın başında 18 Eylülden önce İngiliz aldatma saldırısı üzerine ihtiyatların 4. ordunun ardına yerleştirilmesi Atatürk ile Limon Von Sander arasındaki en büyük uyuşmazlık ortaya çıkmıştır.
Askerlerimiz ve komutanları yiğitçe savaşmış, kanlarını ve terlerini dökmüşlerdir.
Ancak, yenilgiye mani olamamışlardır.
Her kaybedilen savaş, her imha olan ordu devletin, milletin ve vatanın azalması, küçülmesiyle sonuçlanır.
Osmanlı’nın üç yüz yıllık çoğu yenilgiyle sonuçlanan savaşlarının sonucu elbette hükümran olduğu topraklarda yeni devletlerin kurulması, bu devletlerde kalan Türk nüfusun katledilmesi, göç ettirilmesi, mübadil edilmesiyle sonuçlanmıştır.
Bu gün koca Osmanlı topraklarının Anadolu dışında kalan bölümünde Türk nüfusu yok edilmiştir.
Bozgunculuk yapanlar bilmeli ki, Osmanlı’nın son günlerinde de bozguncular vardır.
Ve her yenilgide ortaya çıkan bozgundan adeta keyif almışlardır.
18 Eylülden sonrasında olup bitenler elbette çok acıklıdır.
Dağılan iki ordu ve sürekli olarak yeni cephe tutmaya, reorganize olmaya çalışan eldeki tek ordunun umutsuz bir çabasıdır.
28 eylül günü Megiddo ovasında yapılan bu savaşta gösterdiği başarılar ve gayretler nedeniyle yaşanan yenilgiye rağmen Mustafa Kemal Atatürk dönemin Osmanlı hükumeti ve sarayı tarafından yeni cephe komutanı olarak atanmıştır.
Von Sanders ise görevden alınmıştır.
Demek ki, neymiş, Osmanlı hükumeti ve saray Mustafa Kemal Atatürk’ü bu savaşta başarılı bulmuştur.
https://erkin.cc/Murtecilerin_Pesine_Takildiklari_Mustafa_Kemal_Filistin_Cephesinden_Kacti_Safsatasina_Bir_Bakalim/index.html



Bir yanıt yazın