YARSAV (Yargıçlar ve Savcılar Birliği), Adalet Bakanı Sadullah Ergin hakkında suç duyurusunda bulundu

YARSAV, Sadullah Ergin hakkında soruşturma açılmasını, tutuklanmasını ya da yurtdışına çıkış yasağı getirilmesini istedi. İşte o suç duyurusunun ayrıntıları…

ANKARA CUMHURİYET BAŞ SAVCILIĞI
CMK 250.madde ile yetkili bölümüne

YAKINAN (SUÇ İHBARINDA BULUNAN ) : YARSAV Yönetim Kurulu Adına
YARSAV Yönetim Kurulu Başkanı
Emine Ülker TARHAN
Atatürk Bulvarı, No: 143/17, Bakanlıklar/ Ankara

ŞÜPHELİ :Sadullah ERGİN-Adalet Bakanlığı Ankara

SUÇ :TC.Anayasasını İhlal

SUÇ TARİHİ :26.03.2010

SUÇ KONUSU : Suç tarihinde Adalet Bakanlığınca yapılan ve ayrıca HSYK’nun değil bakanlığın internet sitesi ile basın yayın organlarında yer alan 26. 3.2010 tarihli basın açıklamasında; “ …HSYK üyelerinin bekleyen sorunları bir an önce çözmek gibi bir amaç ve gayretleri bulunmamaktadır. Bu konuda Bakanlığa yönelik eleştirileri de gerçekçi ve tutarlı değildir. HSYK üyelerinin Kurul dışında belirlenen bazı stratejileri uygulamak, sürpriz kararlar almak suretiyle Anayasa değişikliği öncesi gerginlik ortamı oluşturmak istemeleri yüzünden Kurul çalışmalarına ara verilmiştir.” denilmek suretiyle Anayasal bir kurum olan HSYK’nın çalışmalarının Adalet Bakanlığınca süresi belirsiz olarak tatil edildiği kamu oyuna duyurulmuştur. Yargıç ve cumhuriyet savcılarının mesleki sorunlarının çözümünde bir odak olmak fikrinden hareketle kurulan bir sivil toplum örgütü olan ve ülkemizde yargı bağımsızlığı, yargıç güvencesinin sağlanmasını hedefleyen YARSAV, bu bağlamda yargı bağımsızlığının anayasal güvencesi olan Yüksek Kurulun çalışamaz hale getirilmesinden doğan ağır mağduriyetin tarafıdır.

YÖNTEME YÖNELİK AÇIKLAMALAR;

HSYK Ankara’da bulunan Adalet Bakanlığı ek binasında Anayasa ve yasalar tarafından kendisine verilen görevleri yerine getirmekte olup süresi belirsiz olarak olarak tatil edilerek işlevsiz kılınması eylemi açısından suç yeri Ankara’dır. Bu nedenle Baş savcılığınız yer yönünden yetkilidir.
CMK 250. ve 251. maddeleri gereği baş savcılığınızın görevi yakınmaya konu suç açısından irdelendiğinde ; CMK 250/3 maddesinde, göreviniz dahilindeki suçları işleyen kişilerin makam ve sıfatları gözetilerek Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay’ın yargılayacağı kişiler ayrık tutulmuş ise de; anılan maddenin hiçbir biçimde katılmasak ve onaylamasak da, CMK 250. maddesi ile yetkili Cumhuriyet savcılarının, Yargıtay’ın yargılayacağı kişilerden olan birinci sınıf yargıç ve savcılar hakkında soruşturma yapması, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Çetin ŞEN’in (şüpheli tarafından Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne terfi ettirilmiştir.) birinci sınıf yargıç ve savcıların soruşturmalarının CMK 250.maddesinde sayılan suçlarla yetkili Cumhuriyet savcılarının yapacaklarına dair emri gözetildiğinde şüphelinin Adalet Bakanı sıfatı nedeniyle Anayasa Mahkemesi tarafından yargılanacak kişilerden olması atılı suçun soruşturmasının savcılığınızca yapılmasına engel teşkil etmediğinin kabul edildiği, Erzincan Başsavcısı sayın İlhan Cihaner hakkında yapılan soruşturma ve kovuşturma sürecinin de buna işaret ettiği anlaşılmaktadır..

ESASA YÖNELİK AÇIKLAMALAR;

HSYK Anayasanın 159. maddesine göre; mahkemelerin bağımsızlığı ve yargıçlık güvencesi esaslarına göre kurulur ve görev yapar. HSYK yargıç ve savcıların mesleğe kabulü, atanması yetkilendirilmesi yükselmesi disiplin cezası verilmesi, bir mahkemenin veya bir yargıcın veya savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi gibi işlemler ile Anayasa ve yasalarla verilen diğer görevleri yerine getiren yargı erkinin en temel ve vazgeçilmez organıdır.
Adalet Bakanlığı ise Anayasanın 113.maddesi gereği yasa ile kurulan ve yürütmenin bir organındır. Adalet Bakanına, Anayasa ve yasalar tarafından verilmiş HSYK’yı tatil etme yetkisi sözkonusu değildir.
Şüphelinin yukarıda belirtilen basın açıklamasıyla kamu oyuna duyurduğu HSYK’nın çalışmalarına süresiz ara verme eylemi TCK 309.maddesinde yer alan TC Anayasasını ihlal suçunu oluşturmaktadır.

Bu suçun ,maddi ögeleri, Anayasa’yı nın cebir veya tehditle ihlale kalkışmaktır.

Şüpheli, suç ihbarımıza konu eylemiyle TC Anayasasını ihlal ederek Türkiye Cumhuriyeti devletinin en temel niteliği olan hukuk devleti ilkesini kaldırmaya kalkışmıştır.

Şüpheli elinde bulundurduğu kamu gücünü kullanarak, yani cebir kullanarak Anayasal bir kurumu tatil etmiştir. Hiçbir yetkisi bulunmadığı halde gerçekleştirdiği bu eyleminin 12 eylül askeri darbesi ile TBMM ve siyasi partilerin ikinci bir emre kadar kapatılması arasında nitelik olarak her hangi bir fark yoktur.
Bugün yaşadığımız şudur: Yürütme organının bir temsilcisi yargıya kilit vurmuş ve Anayasal bir kurulu işlevsiz bırakmış, bırakmakla da kalmayıp, bunu kamuoyuna bir darbe bildirisi gibi duyurmuştur.
Eylem cebir kullanarak gerçekleştirmiştir. Şüpheli, yürütme gücünü elinde bulunduran hükümetin Adalet Bakanıdır ve bu gücü kullanarak eylemi gerçekleştirmiştir. Zira kamu gücünü yasalara aykırı olarak kullanmak cebirdir. Ayrıca şiddet, zor kullanımına gerek yoktur, çünkü, kamu gücü de aynı sonucu ve etkiyi doğurabilir.

Öte yandan şüphelinin yürütmenin organlarından biri olan hükümet içerisinde yer aldığı halde TC Anayasasının 175. maddesinde yer alan değiştirilme yöntemini ve TBMM’nin yetkilerini hiçe sayarak içerik olarak Anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif bile edilemez başlangıç hükümlerinde yer alan kuvvetler ayrılığı ilkesini, ikinci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesini yok etmeyi hedefleyen çalışmalar yaptığı, yabancı basın mensupları da dahil olmak üzere elinde bulundurduğu değişiklik taslağına destek çalışmaları yaptığı, ayrıca HSYK,Yüksek Mahkemeleri hedef alan ve kararlarını tanımaz açıklamalarda bulunduğu, müsteşarının kurul toplantılarına katılmamasını sağlayarak Yüksek Kurulu işlevsiz hale getirmeye çalıştığı kamuoyunun malumudur. Bütün bunlar da niyetini ortaya koymakta, Anayasanın 159. maddesini askıya almayı hedeflediği anlaşılmaktadır.
Öğretide; anayasaları öngörülen değiştirilme yöntemine uymaksızın değiştirmeye kalkışmanın da darbe niteliğinde olduğu ve anayasayı ihlal suç oluşturacağının geniş olarak kabul gördüğü yadsınamaz bir gerçektir.

SONUÇ ;
Yukarıda usul ve esasa ilişkin açıklamalarımızda belirtiğimiz üzere; şüpheli atılı TCK 309.maddesiyle suç olarak tanımlanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngören eylemi gerçekleştirmiştir. Eylemle, TC Anayasasının 159. maddesi askıya alınmıştır.

İSTEM;
1-Şüpheli hakkında atılı suçtan soruşturma yapılmasını.
2-Şüphelinin atılı suçu işlediğini gösteren ve kuvvetli suç şüphesini oluşturan deliler bulunması, atılı suçun CMK 100/3. maddesinde belirtilen suçlardan olması, şüphelinin elinde bulundurduğu kamu gücü gözetildiğinde delilleri karartma ihtimalinin bulunması nedenleriyle tutuklama tedbirine baş vurulması, tutuklama tedbirine karar verilmediği taktirde şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri talep edilmesi,
3-Şüphelinin lehine ve aleyhine olan tüm yasal kanıtlar toplanarak, şüpheli hakkında TCK 309. maddesi gereği cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasını, talep ederim. 30.03.2010

YAKINAN
Emine Ülker TARHAN
YARSAV Yönetim Kurulu Başkanı”

Odatv.com

http://www.gazeteusak.com/Siyaset/413-YARSAV-dan-Sok-Suc-Duyurusu….html