Gelemeyen Demokrasi

“Yöneticiler, iktidara saltanat sürmek için değil, millete hizmet için getirilmişlerdir. Ulusa karşı olan görevlerini kötüye kullandıkları taktirde, şu ya da bu biçimde ulusal iradenin kendi haklarında vereceği kararla karşılaşırlar. Ulus tarafından, ulus adına devleti yönetmeye yetkili kılınanlar, gerektiğinde ulusa hesap vermek zorunda olduklarını bilmelidirler.” Mustafa Kemal Atatürk Demokrasinin temel ilkesi, halkın egemenliğidir. Toplumsal barış ve eşitliktir. […]

İÇ GÜVENLİK PARANOYASI VE PUSUDAKİ İHANET

İç Güvenlik Paranoyası ve Pusudaki İhanet Mustafa Nevruz SINACI Önce ‘iç güvenlik’ nedir ona bakalım. Sonra, sözde muhalefetin Mecliste kıyametler kopardığı “gündemdeki” paketi inceler, irdeler ve değerlendiririz. Dahası, bu paket, Türkiye Cumhuriyeti devleti ile Devletin iyi, onurlu, sorumlu, namuslu insan ve dürüst vatandaşlarının ‘iç güvenlik ihtiyacının’ ne kadarını karşılamaktadır. Teklif sahiplerine bilhassa bunu sormak gerekir. […]

ÇÖZÜM SÜRECİ İSYANLARI; AKP VAHŞETİ VE MİSAK-I MİLLİ ZAMANI

Çözüm süreci isyanları, AKP vahşeti ve Misak-ı Milli zamanı Mustafa Nevruz SINACI Büyük bölümü, ABD deniz piyadeleri gibi çok özel komando eğitimli, asimetrik savaş /NBC diplomalı, tıpkı Hasan Sabbah’ın Alamut Kalesi haşhaşileri misal terör / tedhişte uzman robotik varlıklar Türkiye ve Orta Doğuda bozgunculuk yapmayı sürdürüyor. Çok yönlü ve dış destekli anarşi karşısında devletler aciz, […]

ADALET; İRADE VE ÜSTÜNLÜK!…

Adalet (barış), Millet İradesi ve Üstünlük  Mustafa Nevruz SINACI Adı “Adalet ve Kalkınma” olan partinin olağanüstü büyük kongresinde, hatipler adeta haykırıyor, başta Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) olmak üzere, Cumhuriyet Baş Savcıları dâhil bütün adalet ve hukuk cihazı camiasına telkin, tembih ve tehdit dolu mesajlar göndermekte birbirleri ile yarışıyorlardı!.. (Ankara, 27 Ağustos 2014) Onlara […]

ADLİ YIL AÇILIŞ MESAJI

  Türkiye Cumhuriyeti Devleti; var olan anayasasına göre anayasal bir devlettir. Anayasa devletin kuvvetler ayrılığı ilkesine sahip olduğunu belirtir. Yasama, yürütme ve yargı erkleri’nin görev yetki ve sorumlulukları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.   Türkiye; Hukuk devletini, yargı bağımsızlığını, savcıyı, hakimi, polisi tartışıyor. Türkiye; Yolsuzluğu, hırsızlığı, soygunu, talanı, ayakkabı kutularını tartışıyor. Türkiye; kasetleri, pazarlıkları, vurgunu zenginleşenleri tartışıyor. […]

MÜCADELE BAŞLIYOR… İLK ADIM CUMHURBAŞKANLIĞI!…

MÜCADELE BAŞLIYOR. İLK ADIM CUMHURBAŞKANLIĞI Mustafa Nevruz SINACI Geçtiğimiz hafta, 09 Nisan 2014, Çarşamba günü, ABEM (Ankara Barosu Eğitim Merkezi) salonlarında tarihi önemi haiz; Katılanlar ile kamuoyunda adeta bir uyanış, Türkçe duruş, diriliş ve yeni bir doğuş imajı yaratan bir Panel düzenlendi. (*) “İhanete hayır, Türk Milleti ve Devleti Bölünemez” konulu paneli; 14.,15. ve 20. […]

Mahkeme-i Kübra ve Meclis

İsminin önünde milletvekili titresi var, elinde keğıtlar meclis kürsüsünde konuşma yapıyor. “….ama merak etmeyin, öbür tarafta Mahkeme-i Kübra, büyük mahkeme var, orada bunların hepsi hesap verecek“ Gülelimmi ağlayalımmı. Eh be güzel kardeşim demokrasi öyle bir sistem değilki, temsil ettiğin kürsüye hakaret ediyorsun!, madem hesapları Mahkeme-i Kübra’da vereceğiz, kapatın mahkemeleri, hakime ne gerek var, ne diye […]

Ön Seçim yapmayan partiye oy vermek gaflet, dalâlet ve hıyanettir!..

Eğer bir hafta önce İçişleri Bakanlığı’na kuruluş bildirimini veren “Partiya Demokrata Kürdistane Turkiya, PDK-T/Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi”ni saymazsanız; Ocak 2014 ayı itibarıyla Türkiye’de kurulu 78 siyasi parti var. Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı, 02 Ocak 2014 günü bunlardan 25 adedinin, 30 Mart 2014 tarihli yerel seçimlere fiilen katılma ve aday gösterme hakkının bulunduğunu, kalan 53 partininse böyle […]

Örfi ve Şer’i Hukuk ile devlet krizini çözme…

Tarikatların devlet içindeki örgütlü varlığı; dinin devlet içinde ki varlığıdır. Tarih boyunca, her ne kadar din ve devlet işlerini bir birinden ayırmaya çalışmış olsak da, gerçek budur. Osmanlı sultanları Halifeliği, bünyesinde toplayarak (1517) dinden gelen etkiyi; kendi isteğine göre kullanmayı sağlamışlardır. Böylece örfi ve şer’i hukuk merkezi otoritenin eline geçmiştir. İstedikleri zaman Örfi kurallardan yola […]