Site icon Turkish Forum

“ARABİSTANLI Şİ” VE ‘PETROYUAN’IN AYAK SESLERİ

Pepe Escobar yazdı. - komur termik santral cevre kirliligi cin

Pepe Escobar yazdı.

Xi Jinping, Arap Yarımadası’na görmezden gelmesi zor bir teklifte bulundu: Çin, petrol ve gazınızın garanti alıcısı olacak, ancak biz yuan ile ödeyeceğiz.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in bir hafta önce Riyad’a kraliyet ihtişamıyla inişini, Arabistanlı Xi’nin (Xi of Arabia diyerek Lawrence of Arabia çağrışımı yapmış. HV) petroyuan çağının şafağını ilan etmesi olarak nitelendirmek çok cazip olurdu.

Ama işler bundan daha karmaşık.

Petroyuan hareketinin ima ettiği sismik değişim ne kadar geçerli olursa olsun, Çin diplomasisi, özellikle yaralı, gaddar bir İmparatorluk ile doğrudan karşı karşıya gelmek için fazla sofistike.

Yani burada (Avrasya’da) gözün gördüğünden çok daha fazlası var.

Arabistanlı Xi’nin duyurusu dahice bir incelikti: Yuan’ın uluslararasılaşması olarak paketlendi.

Xi, bundan böyle Çin’in Şangay Petrol ve Ulusal Gaz Borsası aracılığıyla petrol ticareti için yuanı kullanacağını söyledi ve Basra Körfezi monarşilerini gemiye davet etti.

Küresel petrol piyasasındaki ticaretin yaklaşık yüzde 80’i hala ABD doları üzerinden fiyatlandırılmaya devam ediyor.

Görünüşte, Arabistanlı Xi ve onun büyük Çin yetkilileri ve iş liderlerinden oluşan heyeti, ticareti artırmak için Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) liderleriyle bir araya geldi. Pekin, “Körfez İşbirliği Konseyi’nden tutarlı bir şekilde ve büyük miktarlarda ham petrol ithal etme” sözü verdi. Aynı şey doğal gaz için de geçerli.

Çin, beş yıldır gezegendeki en büyük ham petrol ithalatçısı oldu – bunun yarısı Arap yarımadasından ve dörtte birinden fazlası Suudi Arabistan’dan.

Bu nedenle, Arabistan Kralı Xi’nin Riyad’da cömert karşılamasının, ticaret kapsamını genişleten ve KİK genelinde artan stratejik/ticari ortaklıkları öven, “5G iletişimi, yeni enerji, uzay ve dijital ekonomi” işbirliğinin başlangıcı ile tamamlanması şaşırtıcı değil.

Dışişleri Bakanı Wang Yi, Çin’in ve daha geniş Arabistan’ın “stratejik tercihi” konusundaki bahisleri ikiye katladı.

30 milyar doların üzerinde ticaret anlaşması, usulüne uygun olarak imzalandı – pek azı Çin’in iddialı Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) projeleriyle bağlantılı.

Bu da bizi Arabistanlı Xi tarafından kurulan iki kilit bağlantıya getiriyor: BRI ve Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ).

Arabistan İpek Yolları

BRI, Kuşak ve Yol Forumu’nun geri dönüşüyle 2023’te Pekin tarafından ciddi bir destek alacak. İki yılda bir düzenlenen ilk iki forum 2017 ve 2019’da gerçekleşti. 2021’de Çin’in katı sıfır Covid politikası nedeniyle forum yapılmadı.

BRI ilk kez 10 yıl önce Xi tarafından Orta Asya’da (2013 Astana) ve ardından Güneydoğu Asya’da (Jakarta) başlatıldığı için 2023 yılı anlam yüklü.

BRI yalnızca karmaşık, çok kanallı bir Avrasya ötesi ticaret/bağlantı güdüsünü somutlaştırmakla kalmaz, aynı zamanda en azından 21. yüzyılın ortalarına kadar kapsayıcı Çin dış politikası konseptidir.

Dolayısıyla 2023 forumunun, Kovid sonrası ve borç sıkıntısı çeken bir dünyaya ve en önemlisi Atlantikçiliğe karşı Avrasyacılığa karşı yüklü jeopolitik ve jeoekonomik alana uyarlanmış bir dizi yeni ve yeniden tasarlanmış projeyi ön plana çıkarması bekleniyor.

Ayrıca önemli bir şekilde, Aralık ayındaki Arabistanlı Xi, Eylül’de İran’ın resmi tam üye olarak katıldığı ŞİÖ zirvesini Semerkandlı Xi olarak izledi. (Kovid-19 sonrası ilk denizaşırı gezisiydi)

2021’de Çin ve İran, potansiyel 400 milyar dolarlık yatırım değerinde 25 yıllık stratejik ortaklık anlaşmasını perçinledi.

Bu, Çin’in iki yönlü Batı Asya stratejisinin diğer bir düğüm noktası.

Dokuz daimi ŞİÖ üyesi artık dünya nüfusunun yüzde 40’ını temsil ediyor.

Semerkand’daki kilit kararlarından biri, ikili ve ortak ticareti kendi para birimleriyle artırmaktı.

Bu da bizi Riyad ile eşzamanlı olarak Kırgızistan’ın Bişkek kentinde olup bitenlere daha da bağlıyor: Avrasya Ekonomik Birliği’nin (EAEU) politika uygulama kolu olan Yüksek Avrasya Ekonomik Konseyi toplantısı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırgızistan’da daha açık sözlü olamazdı: “Karşılıklı mutabakatlarda ulusal para birimlerine geçişte çalışmalar hızlandı… Ortak bir ödeme altyapısı oluşturma ve finansal bilgilerin iletimi için ulusal sistemleri entegre etme süreci başladı. ”

Bir sonraki Yüksek Avrasya Ekonomik Konseyi, Kuşak ve Yol Forumu’ndan önce Mayıs 2023’te Rusya’da yapılacak. Bunları bir araya getirin ve önümüze jeoekonomik yol haritasının ana hatları çıkıyor: “ortak bir ödeme altyapısı” ve hepsinden önemlisi, ABD dolarını baypas eden yeni alternatif para birimine doğru gidişe paralel olarak ilerleyen bir petroyuan’a doğru ilerleme.

EAEU’nun makroekonomik politikası başkanı Sergey Glazyev’in Çinli uzmanlarla yan yana tasarladığı şey tam olarak buydu.

Toplam Mali Savaş

Petroyuan’a doğru hareket büyük tehlikelerle dolu olacak.

Her ciddi jeoekonomik oyun senaryosunda, zayıflamış bir petrodoların, elli yılı aşkın bir süredir yürürlükte olan emperyal “beleş yemeğin” sonu olarak tercüme edildiği yazar.

Kısaca, 1971’de, dönemin ABD Başkanı Richard “Tricky Dick” Nixon, ABD’yi altın standardından çıkardı; üç yıl sonra, 1973’teki petrol şokunun ardından Washington, Suudi petrol bakanı, kötü şöhretli Şeyh Yamani ile görüştü.

Meşhur reddedemeyeceğiniz teklif: biz sizin petrolünüzü ABD doları olarak satın alıyoruz ve karşılığında siz de bizim Hazine bonolarımızı, bir sürü silahı satın alıyor ve paranızı bankalarımızda tutuyorsunuz.

İşin sırrı buydu, Washington artık istediği kadar dolar dağıtabilirdi – hiçbir karşılığı olmayan ve sonsuza kadar!

İşte Washington’un tek taraflı olarak empoze ettiği “kurallara dayalı uluslararası düzenine” itaatsizlik etmeye cesaret eden 30 ülkeye bir dizi yaptırım uygulaması da nihai hegemonik silah olarak ABD dolarına işaret eder.

Bu imparatorluk tezgahını devirmek kesin aforoz sebebidir.

Pekin ve Körfez İşbirliği Konseyi, petroyuanı yavaş ama emin adımlarla ve kesinlikle sıfır tantanayla benimseyecek.

Meselenin özü, bir kez daha, Batı finans kumarhanesine ikisinin de maruz kalmalarıdır.

Çin örneğinde, örneğin, 1 trilyon dolar değerindeki ABD Hazine tahvilleriyle ne yapacaklar?

Suudi örneğinde, petrodolar Batı finansal sisteminin temel unsuruyken, İran’ın ağır bir maliyetle sahip olduğu “stratejik özerklik”in Riyad’ı da kapsayacağını düşünmek zor.

Muhtemel emperyal tepkiler menüsü, yumuşak bir darbe/rejim değişikliğinden, Riyad’a yönelik Şok ve Dehşete ve ardından rejim değişikliğine kadar her şeyi içeriyor.

Yine de Çinlilerin – ve Rusların – hedeflediği şey, Suudi (ve Birleşik Arap Emirlikleri) açmazının çok ötesine geçiyor.

Pekin ve Moskova, petrol piyasası, küresel emtia piyasaları gibi her şeyin ABD dolarının rezerv para birimi rolüne nasıl bağlı olduğunu açıkça belirledi.

Ve ABD tam olarak, EAEU; ŞİÖ, bundan böyle BRICS+ ve Pekin’in Batı Asya’daki iki yönlü stratejisini baltalamaya odaklanmış durumda.

Pekin ve Moskova, BRICS çerçevesinde ve dahası ŞİÖ ve EAEU içinde, Rusya’ya Maidan 2014 sonrası uygulanan ilk yaptırımlardan ve 2018’de Çin’e karşı fiili ticaret savaşının başlamasından bu yana stratejilerini yakından koordine ediyor.

Şimdi, Moskova tarafından Ukrayna’da başlatılan Şubat 2022 Özel Askeri Operasyonu ve NATO’nun tüm pratik amaçlarla Rusya’ya karşı savaşa dönüşmesinin ardından, Hibrit Savaş bölgesinin ötesine geçtik ve Topyekun Mali Savaş’ın derinliklerine girdik.

HIZLI (SWIFTLY) bir şekilde uzaklaşıyor

Küresel Güney’in tamamı, kolektif (kurumsal) batının, bir G20 (Rusya) üyesinin ve üstüne bir de nükleer süper gücün yabancı rezervlerinin çalınmasına ilişkin “dersi” özümsedi.

Bu Rusya’nın başına geldiyse, herkesin başına gelebilir. Artık “kural mural” yok.

Rusya, 2014’ten beri SPFS ödeme sistemini Çin’in CIPS’ine paralel olarak geliştiriyor, hem batı liderliğindeki SWIFT bankacılık mesajlaşma sistemini atlıyor, hem de bu sistem Orta Asya, İran ve Hindistan’daki Merkez Bankaları tarafından giderek daha fazla kullanılıyor.

Avrasya’nın tamamında daha fazla insan Visa ve Mastercard’ı bırakıp UnionPay ve/veya Mir kartlarını kullanıyor; her ikisi de Güneydoğu Asya’da son derece popüler olan Alipay ve WeChat Pay’den bahsetmiyorum bile.

Tabii ki petrodolar – ve hala küresel döviz rezervlerinin yüzde 60’ından azını temsil eden ABD doları – bir gecede unutulmayacak.

Arabistanlı Xi, artık eski “hiper güç” tarafından değil, Küresel Güney’deki seçilmiş bir grup tarafından yönlendirilen sismik değişimin en son kısmıdır.

Güney Amerika’dan Kuzey Afrika ve Batı Asya’ya kadar BRICS+ veya ŞİÖ’ye (bazen birine, bazen ikisine birden) katılmaya can atan ve oldukça az sayıda ulusun kendi para birimleriyle ve yeni, küresel bir alternatif para birimiyle ticaret yapmaları, önceliklerinin en başında yer alıyor.

Bahisler daha yüksek olamazdı.

Ve her şey boyun eğdirmek veya tam egemenliği uygulamakla ilgili.

O halde, uluslararası “Bağımsızlık için Avrasya Seçeneği” (Eurasian Choice As a Base for Sovereignty) isimli konferansta konuşan “sıkıntılı zamanların önde gelen diplomatı” Rusya’dan Sergey Lavrov’a son ve önemli sözleri bırakalım:

“Günümüzde artan gerilimlerin ana nedeni, kolektif Batı’nın uluslararası arenada tarihsel olarak azalan egemenliğini elinden gelen her şekilde sürdürme konusundaki inatçı çabasıdır… Bağımsız ekonomik büyüme, mali güç ve siyasi etki merkezlerinin güçlenmesini engellemek artık imkansızdır. Ortak kıtamız Avrasya’da, Latin Amerika’da, Orta Doğu’da ve Afrika’da bunlar ortaya çıkıyorlar.”

Herkes atlasın… Bağımsızlık Treni’ne…

KAYNAK:

Exit mobile version