Site icon Turkish Forum

‘KÜRT SEÇMEN’ KAVRAMI EYLEM VE BÖLÜCÜKTÜR

TÜRKİYE’DE BUGÜN YAYGIN OLARAK KULLANILAN ‘KÜRT SEÇMEN’ KAVRAMI: ANAYASAYI İLGA EDEN TC DÜŞMANI BİR SÖYLEM, EYLEM VE BÖLÜCÜKTÜR. Sefa Yürükel - sefa yurukel

TÜRKİYE’DE BUGÜN YAYGIN OLARAK KULLANILAN ‘KÜRT SEÇMEN’ KAVRAMI: ANAYASAYI İLGA EDEN TC DÜŞMANI BİR SÖYLEM, EYLEM VE BÖLÜCÜKTÜR. Sefa Yürükel

Herkesin de malumu olduğu gibi, bir devlette kavram haline dönüştürülmüş bir söylem, halkı ve bireyi, düşünce ve daranışlar olarak biçimlendirdiği en önemli şekillendiricidir.

Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de, her bir birey ve toplum, kavramlar üzerinden ilişki kurar, bir birini anlar, davranır ve geliştirir.

Eğer kavramlar bir ülkede bir milli sorunu oluşturmak için kullanılıyorsa ve bu kavram toplumda zihinleri şekillendiriyorsa, işte orada çok dikkatli olmakta yarar vardır.

Çünkü böyle durumlarda, bir yanlış kavramın, toplumda bilerek belli bir sistem içinde birileri tarafından kanıksatılması, ezberletilmesi ve günlük olarak kullandırıltılması, milli birlik ve bütünlük oluşumunun tehlikeye doğru gitmesini sonuçlandıracak en önemli etkendir.

Çünkü bir kişi yada toplumun beynini, kavramlarla şekillendirdinizmiydi, bireyin yada toplumun bütün yapısınıda tamamen ele geçirdiniz demektir.

Böyle toplumları kullanışlı tıolumlar haline getirdiniz demektir.

Emperyalizm bu konuları toplumsal ve zihinsel bir sisteme dönüştürme anlamında çok beceriklidir.

Emperyalizmin, kendi istediği kavramları, istediği ve uygun gördüğü zaman, kendine piyasa olarak gördüğü toplumun içine sürmesi, ele geçirmek yada bölmek istediği ülkede ki işbirlikçilerine bunu, önce tek tek söyletip, sonrada bireyleri ve toplumu bu kavramlara alıştırıp, onları kendi çıkarı için doğal bir propagandacı haline getirmesi, bir ülkede istediği ortamı yıllar içinde hazırlaması, ve buna o ülkenin insanlarını katması emperyalizminin çok büyük becerisidir.

Yani emperyalizm kendi amaçları için bölmek istediği toplumu, halkı devleti veya milleti bu şekllde kendine hizmet ettirmektedir.

Bu anlamda da, bugün, Türkiye ‘de emperyalizminin son 30 yıldır piyasaya sürdüğü ve bir kavrama dönüşmüş olan ‘kürt seçmen’ söylemi, bugünlerde bu konuda somut olarak verilecek en doğru tehlikeli ve vahim bir örnektir.

Bugün kü Türkiye’de bu konuda ayarlanmış gafil gazetecilerin, araştırma şirketlerinin ve siyasetçilerin, TC’nin en önemli kuruluş ilkelerinden olan vatandaşlık ve seçmen ilkesini hergün unutup, insanları etnik kimlikle yasa dışı olarak ‘kürt seçmen’ adı altında damgalamalamaları buna en iyi örnektir.

Bu ise, Türkiye’de bu yanlış ve yasadışı kavramı kullanmak anlamında, kendi başına bir bölücülük ve yasa dışılıktır.

Bunu kamuoyunda işlemek Anayasanın ilk 4 maddesine ve üniter devlete aykırı bir eylemdir.

Bu;

Suçtur.

Büyük suçtur.

Emperyalizminin maşası olmaktır.

Emperyalizminin kendi ülkeni bölmesi için bizzat ona bedava mikrofonu olmaktır.

Bu yanlış ‘kürt seçmen’ kavramını, her biri birey olan TC vatandaşını toplum üyeliği anlamında parçalamaktır.

Bu kavramı, her bir seçmen üzerinde kullanmak veya coğrafik olarak kullanmak, esasında emperyalizm ve onun kara gücüm dediği PKK ile aynı dili kullanmaktır.

Bu tutum, Emperyalizm ve onun maşası olan PKK’nın erişmek istediği hedefin, istensede istenmesede beyinlerde şekillenmesinde ki elde ettiği büyük başarısına da hizmet etmektir.

Bugün bu konuda, Türkiye’de ki yaygınlaşan bu durum, emperyalizminin ve PKK’nın Türk milleti üzerinde, yaptığı büyük bölücü etkiyi ve bunda da başarılı olduğunu göstermektedir.

Birilerinin ‘ kürt seçmen’ kavramını, günlük olarak kullanarak, konumu ne olursa olsun bir Türk’e bunu söyletmesi ve bununda bir Türk tarafından söylenmesi bir milletin çocuğu olarak utanç vericidir.

Ahlaksızlıktır.
Ayrımcılıktır.
Bölücülüktür.

Bu zaten Anyasal olarakta TC’de yasaktır.

Bugün kü bu durumda, bu yanlış kavramı Türkiye ‘de ki siyasetçilerin, araştırma kurumlarının ve gazetecilerin günlük olarak kullanması, emperyalizminin Türkiye’de işi nasıl büyük bir ustalıkla azıya aldığını da göstermektedir.

Bu konu, kamuoyu içinde, alenen medyada ve siyaset literatüründe zihin, söylem ve eylemlerde ve yasal olarak ta yaptırımlarla durdurulmaz ise, bundan sonra zihinlerde bölünmüş bir Türkiye’nin, bu dan sonra sadece toprak olarak bölünmesine daha kaç adım kaldı demek hiçte yanlış olmayacaktır.

Demedi demeyin!

Her zaman olduğu gibi bağımsızlıkçılar:

Atatürk’le kalın.
Cumhuriyetle kalın.
Hoşçakalın!
Sefa Yürükel

Exit mobile version