Site icon Turkish Forum

ORTADOĞU’NUN İSİMSİZ KAHRAMANI

ORTADOĞU’NUN İSİMSİZ KAHRAMANI

ORTADOĞU'NUN İSİMSİZ KAHRAMANI - teskilat i mahsusanin reisi suleyman askeribey

Süleyman Askeri Bey,

Basra’da bir avuç kahraman Osmanlı askeri ile {sedye üzerinde yaralı bir halde} İngilizler’e karşı vatanını savunmayan bedevilere kahrederek yaşamına (13 Nisan 1915) son verdi…

Komutanları ile birlikte Irak topraklarını İngilizlere dar eden Osmancık Taburu da 255 şehit, 275 gazi vererek tamamen savaş dışı kalmıştı.

Bir tabur Anadolu aslanını, son neferine kadar şehit ve gazi yapacak kadar Irak çöllerini vatan bilme, düşmana çiğnetmeme azmi neden kaynaklanıyordu dersiniz?

Osmancık Taburu’na Irak’ı, Iraklıdan çok savunduracak azim ve şevk nereden geldiğini bir anektod ile anlatalım;

Arap Bedevi kadınları ellerinde defler, yanık sesle türküler söylüyorlardı.

Türkülerin konusu da deve etinin lezzeti üzerineydi.

Bu etin kebabının, haşlamasının, kızartmasının ne kadar lezzetli olduğu yanık yanık, makam içinde anlatılıyordu.

Töreni tertipleyen Osmanlı Teşkilatı Mahsusa Reisi Eşref Sencer Kuşçubaşı Bey bir de gördü ki, hazır ol vaziyetinde olan Anadolu’nun aslan yapılı Osmancık Taburu’nun erlerinden bazılarının, Arapça deve eti kasidesini dinlerken gözyaşları şıpır şıpır damlıyordu.

İyi Arapça bilen Eşref Bey şaşırdı, bir ere:

— “Oğlum neden ağlıyorsun?” diye sordu.

Hazır ol vaziyetindeki Mehmetçik durumunu değiştirmeden cevap verdi:

— “Kumandanım bakınız ne güzel Kur’an okuyor…”

Bu saf, pırıl pırıl yürekli Anadolu çocuğunun duyguları önünde gözleri dolan Eşref Bey dayanamıyor:

— “Oğlum o bedevi kadınları kendilerine dağıtılacak olan deve etinin lezzetini anlatan kasideyi makamla okuyorlar, sil gözyaşlarını bakayım.” dedi.

Görüldüğü üzere Allah için savaştığına inandırılan, dinini kendisine anlatıldığı kadarıyla yaşayabilen Anadolu’nun saf ve bir o kadar da mert, cefakâr, vefakâr Türk evlatları Arabı peygamber soyu, Arapçayı da kutsal addediyordu.

Kendisini tanımasa da Arabın vatanını savunmak için çöllere koşuyor, anlamını bilmese de Arapça ile ağlayabiliyordu.

Anadolu’nun bu mert evlatları Cihan Harbi boyunca Arap çöllerinde, acı gerçekleri; İhaneti göre göre, hainliklerle öle öle öğrendi…

Ondandır ki garip Türklüğüne sarıldı ve özüne döndü.

 Sağlıcakla kalın…

Exit mobile version