Site icon Turkish Forum

DALKAVUKLUK VE RİYAKARLIKTA MENZİL OLMAZ

(Yaşanmış gerçek bir hikaye)
Adnan Menderesin Başbakan olduğu Demokrat parti dönemi ironik bir şekilde üzerine kopya kağıdı konulmuş ve çizilmiş gibi günümüzle bire bir aynıdır... Tıpkı bu gün olduğu gibi Liyakatin hiç bir değer taşımadığı dalkavuk ve yalakaların meclis başta olmak üzere devletin tüm önemli görevlerini gasp ettiği, yobaz takımının vatandaşı Allah, Peygamber,Kuran, din, iman söylemleri ile aldatarak soyup soğana çevirdiği o zamana hep birlikte kısa bir yolculuk yapmaya var mısınız?
**
Tarih: 13 Ağustos 1957
Makam araçlarının sadece Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlara tahsis edilebildiği, özel otomobillere ise ancak çok zengin ve çok itibarlı insanların sahip olabildiği yıllar... Şehirler arası ulaşımda genellikle kara tren tercih edilirdi. Arkasında kömür karası vagonları çeken şimendiferler istasyon garına yaklaştıklarında  kendisini bekleyen kalabalığa merhaba der gibi uzun uzun düdük çalardı.  Bu düdük garda onu bekleyen bir kısım insan için sevinç ve mutluluk dolu kavuşmaların coşkusu, bir kısım insan içinse acı ve özlem dolu ayrılıkların acı bir çığlığı olurdu. Şehir içi ulaşımda ise içinde 4 kişinin oturduğu tek körük, dört teker ve iki at tarafından çekilen faytonlar kullanılırdı. Arnavut kaldırımı caddelerde yol alan atların nal sesleri yolculuğa tempo veren bir müzik resitali gibi yolculuk boyunca kulaklarda yankılanırdı. İşte o günlerin birinde Demokrat Parti Genel Merkezinden Erzurum Demokrat Parti İl Başkanlığına bir telgraf mesajı gelir. "Başbakanımız Erzurum'a yeni bir vali atadı... stop
Vali Nurettin Aynuksa Genel Başkanımızın çok değer verdiği bir insandır... stop
13 Ağustosta şehriniz de olacaktır... stop
Gerektiği şekilde karşılansın... stop" Hemen hazırlıklar başlar.
Şehrin el gösterişli faytonuna sahip olan kişi Kel lakaplı Tayyip amcadır.
Halk onu"kel teyip" bilir ve öyle hitap eder.
Kurban edilmek üzere irice bir koyun satın alınır ve Kel Teyiple anlaşma yapılır. Plan ve program yeni atanan Valiyi Erzurum'un girişinde yer alan Ilıca kazasın da karşılamaktır.
Demokrat parti İl ve ilçe başkanları faytona biner Ilıcaya doğru yola çıkarlar.
Ilıcaya vardıklarında onları partili vatandaşlar karşılar ve bu vesileyle valiyi karşılama komitesi biraz daha kalabalıklaşmış olur. Tam bu sırada İlçe başkanı İl başkanına dönerek: "Başkanım Valimizi Aşkale de karşılaşmak daha doğru olur. Beyefendiyi karşılamak üzere Aşkaleye gidelim" der... İl Başkanı faytoncuya emir verir. " Sür atları Teyip Aşkale'ye gidiyoruz." Aşkaleye varırlar. Biraz soluklanmak için yol üzerindeki kahvehanede çay içerler. Aşkale parti teşkilatının katılımı ile kafile çok daha kalabalıklaşır.  İlçe başkanı tekrar İl başkanına döner ve... "Başkanım Valimizi il sınırlarının dışında karşılayalım. Bu daha etkili olur" der... Hep birlikte tekrar faytonlara binerler ve yola çıkarlar. Erzurum İl sınırı arkada kalmış, Erzincan'ın kazası Tercan uzaktan gözükmeye başlamıştır. Atlar yorulmuş ve faytoncu Kel Teyip artık sinirlenmeye başlamıştır. Dayanamaz ve İl Başkanına dönerek sert bir şekilde sorar... "Başkanım daha gidecek miyiz. Menzilimize daha ne kadar kaldı" İşte tam o zaman başkandan bu günü birebir anlatan o cevap gelir.. "Sür Kel Teyip sür. Dalkavukluğun ve riyakarlığın menzili olmaz" Dalkavukluk ve riyakarlıkta menzil tanımıyor olan siyasilere, bürokratlara, yazarlara, şairlere ve onların şak şakçılarına ithaf edilmiştir. Sevgiyle kalın. - PhotoGrid 1564986603261 1

(Yaşanmış gerçek bir hikaye)
Adnan Menderesin Başbakan olduğu Demokrat parti dönemi ironik bir şekilde üzerine kopya kağıdı konulmuş ve çizilmiş gibi günümüzle bire bir aynıdır…
Tıpkı bu gün olduğu gibi Liyakatin hiç bir değer taşımadığı dalkavuk ve yalakaların meclis başta olmak üzere devletin tüm önemli görevlerini gasp ettiği, yobaz takımının vatandaşı Allah, Peygamber,Kuran, din, iman söylemleri ile aldatarak soyup soğana çevirdiği o zamana hep birlikte kısa bir yolculuk yapmaya var mısınız?
**
Tarih: 13 Ağustos 1957
Makam araçlarının sadece Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlara tahsis edilebildiği, özel otomobillere ise ancak çok zengin ve çok itibarlı insanların sahip olabildiği yıllar…
Şehirler arası ulaşımda genellikle kara tren tercih edilirdi. Arkasında kömür karası vagonları çeken şimendiferler istasyon garına yaklaştıklarında  kendisini bekleyen kalabalığa merhaba der gibi uzun uzun düdük çalardı.  Bu düdük garda onu bekleyen bir kısım insan için sevinç ve mutluluk dolu kavuşmaların coşkusu, bir kısım insan içinse acı ve özlem dolu ayrılıkların acı bir çığlığı olurdu.
Şehir içi ulaşımda ise içinde 4 kişinin oturduğu tek körük, dört teker ve iki at tarafından çekilen faytonlar kullanılırdı. Arnavut kaldırımı caddelerde yol alan atların nal sesleri yolculuğa tempo veren bir müzik resitali gibi yolculuk boyunca kulaklarda yankılanırdı.
İşte o günlerin birinde Demokrat Parti Genel Merkezinden Erzurum Demokrat Parti İl Başkanlığına bir telgraf mesajı gelir.
“Başbakanımız Erzurum’a yeni bir vali atadı… stop
Vali Nurettin Aynuksa Genel Başkanımızın çok değer verdiği bir insandır… stop
13 Ağustosta şehriniz de olacaktır… stop
Gerektiği şekilde karşılansın… stop”
Hemen hazırlıklar başlar.
Şehrin el gösterişli faytonuna sahip olan kişi Kel lakaplı Tayyip amcadır.
Halk onu”kel teyip” bilir ve öyle hitap eder.
Kurban edilmek üzere irice bir koyun satın alınır ve Kel Teyiple anlaşma yapılır.
Plan ve program yeni atanan Valiyi Erzurum’un girişinde yer alan Ilıca kazasın da karşılamaktır.
Demokrat parti İl ve ilçe başkanları faytona biner Ilıcaya doğru yola çıkarlar.
Ilıcaya vardıklarında onları partili vatandaşlar karşılar ve bu vesileyle valiyi karşılama komitesi biraz daha kalabalıklaşmış olur.
Tam bu sırada İlçe başkanı İl başkanına dönerek:
“Başkanım Valimizi Aşkale de karşılaşmak daha doğru olur. Beyefendiyi karşılamak üzere Aşkaleye gidelim” der…
İl Başkanı faytoncuya emir verir. ” Sür atları Teyip Aşkale’ye gidiyoruz.”
Aşkaleye varırlar. Biraz soluklanmak için yol üzerindeki kahvehanede çay içerler. Aşkale parti teşkilatının katılımı ile kafile çok daha kalabalıklaşır.  İlçe başkanı tekrar İl başkanına döner ve…
“Başkanım Valimizi il sınırlarının dışında karşılayalım. Bu daha etkili olur” der…
Hep birlikte tekrar faytonlara binerler ve yola çıkarlar. Erzurum İl sınırı arkada kalmış, Erzincan’ın kazası Tercan uzaktan gözükmeye başlamıştır. Atlar yorulmuş ve faytoncu Kel Teyip artık sinirlenmeye başlamıştır. Dayanamaz ve İl Başkanına dönerek sert bir şekilde sorar…
“Başkanım daha gidecek miyiz. Menzilimize daha ne kadar kaldı”
İşte tam o zaman başkandan bu günü birebir anlatan o cevap gelir..
“Sür Kel Teyip sür. Dalkavukluğun ve riyakarlığın menzili olmaz”
Dalkavukluk ve riyakarlıkta menzil tanımıyor olan siyasilere, bürokratlara, yazarlara, şairlere ve onların şak şakçılarına ithaf edilmiştir.
Sevgiyle kalın.
Exit mobile version