Site icon Turkish Forum

“MİTOLOJİK MUHAFIZ” DİGENİS AKRİTAS-Hüseyin MÜMTAZ

“MİTOLOJİK MUHAFIZ” DİGENİS AKRİTAS - 33587

“MİTOLOJİK MUHAFIZ” DİGENİS AKRİTAS - 33587

“MİTOLOJİK MUHAFIZ” DİGENİS AKRİTAS

Hüseyin MÜMTAZ

Şu sıralar Kıbrıs Adası’nın üzerinde bir çift hayalet dolaşıyor.

İlki, her daim (1991’den beri dünyada artık sadece) Trodos’tan Beşparmaklara kadar göklerde vâr olan Marx/Engels’in “komünizm heyülâsı”; diğeri ise aslında hep derinlerde bir yerlerde var olan ama zaman zaman tekrar hortlayıp kendini gösteren ENOSİS hülyâsı…

“Heyülâ” ile “hülyâ” arasındaki kıldan ince kılıçtan keskin ayrıntıyı dirayetli okuyucunun insaflı ferasetine bırakıyorum.

Bir süre önce Anastasiadis kapıyı çarpıp çıkmış, Rum Meclisi “1950 ENOSİS Plebisitini Anma Günü”nü onaylamış; Kıbrıs dururken nedense Newyork-Cenevre arasında mekik dokuyan İsveç malı çakma görüşme masası da devrilmişti.

Şimdi “bizim taraf”ta bir bayram, bir seyran… Rum Meclisi güya geri adım atmış, anma gününü kutlama görevini Meclis’in uhdesinden alıp hükümete, Eğitim Bakanlığına vermiş.

Bu bir “geri adım”mış, masa derhal yeniden kurulmuş, heyetler ve görüşmeciler hiçbir şey olmamış gibi, düzenlenen takvim doğrultusunda yine görüşmeye başlamışlar…

“Bizim taraf” Rum Eğitim Bakanlığı’nın, Kilise’nin himaye ve güdümünde olduğunu bilmez mi?

Neden bilmez?

Yahut neden bilmezden gelir?

74’de ele geçen alfabelerin ilk sayfasındaki papaz resminin altında “O galos papaz mas/Benim iyi papazım” yazdığı bu kadar mı çabuk unutuldu?

Rum tarafı “geri adım” atar, masa da yeniden kurulurken eş zamanlı olarak bir de anma yapılır.

“Birleşik Kıbrıs Partisi, 1965 yılında katledilen Derviş Ali Kavazoğlu ve Kostas Mişaulis’i andı. BKP Genel Başkanı İzzet İzcan başkanlığında bir heyetle törene katılan Birleşik Kıbrıs Partisi, Derviş Ali Kavazoğlu ve Kostas Mişaulis’in mezarlarına çelenk koydu.

Konu ile ilgili açıklama yapan İzcan, Kıbrıs’ta yaşanan en karanlık günlerde etrafa ışık saçan, ortak vatan ve ortak yaşam mücadelesini kararlılıkla sürdüren bu iki yiğit insanı saygı ile andıklarını vurgulayarak ‘Onlar o zor günlerde hayatları pahasına bizlere doğru yolu göstermişler ve bu uğurda yılmadan mücadele etmişlerdir’dedi.

Kıbrıs’ta Taksim ve Enosis politikası peşinde koşanların Kıbrıs’ı kana buladığını belirten İzzet İzcan, ‘Eğer Derviş Ali Kavazoğlu ve Kostas Mişaulis’e kulak verilseydi bugün bu acı trajediler yaşanmayacaktı’ dedi.

Katledilişlerinden 52 yıl sonra görüşme sürecinin halen devam ettiğini, sonuç almak için görüşmecilerin tüm Kıbrıslıların ortak çıkarlarını esas almalarının şart olduğunu dile getiren İzcan, ‘Boş hayaller peşinde koşarak macera aramak bizleri hiçbir yere taşımayacaktır’ dedi. ‘Birleşik Kıbrıs Partisi, askerden ve silahlardan arınmış Kıbrıs’ı tek çıkış yolu olarak görmektedir’ diyen BKP Genel Başkanı İzzet İzcan, ‘Derviş Ali Kavazoğlu ve Kostas Mişaulis’in yaktığı barış meşalesini hedefe ulaştırmak hepimizin boynunun borcudur’ dedi”.

“Ortak vatan, ortak yaşam”, “tüm Kıbrıslıların ortak çıkarları”, “askerden ve silahlardan arınmış Kıbrıs”…

Kilisesi de, komünisti de yüz yıllardır aynı buzuki eşliğinde aynı rembetikoyu çağırmıyor mu?

“Köy okulu sıkı disiplinliydi ve ihlâl edenler kızılcık sopasıyla dayak yemeyi göze almalıydılar, ama Elen tarihinin ihtişamının daima birinci sırada olduğu derslerimi seviyordum. Özellikle İskender’in imparatorluk sınırlarının yarı mitolojik muhafızı Dighenis Akritas’ın efsanelerine kendimi kaptırmıştım. Trikomo’nun fazla uzağında olmayan bir yerde, köyün ihtiyarlarının oraya Dighenis tarafından fırlatıldığını bana temin ettikleri dev bir kaya vardı ve annem sık sık onun kahramanlıklarını anlatan halk şarkıları söylerdi”.

“Onbir yaşımda Pancyprian Lisesi’ne devam ettiğim Lefkoşa’daki akrabalarımla yaşamaya gittim. Orası, Kıbrıs’ın bütün ortaokullarında olduğu gibi Yunanistan’dan gelen ve milliyetçiliğimize yeni bir hararet getiren öğretmenlerle doluydu”.

“Kıbrıs anavatanımdı. Kıbrıs küçük ve zayıftı. Türkiye’nin onu birkaç bin liraya İngiltere’ye sattığı 1878’deki o güne kadar asırlarca uzun bir dizi düşman işgaline uğramıştı. Kıbrıslılar birkaç on yıl önce İngiltere’nin İyon adalarını serbestçe Yunanistan’a geri vermiş olduğunu hatırladıkları için İngilizleri buyur etmişler ve adanın, ilk İngiltere Valisi’ne, Mağusa’da karaya çıkarken yaptığı Enosis ricasına herkes inanıyordu”.

Diyor Diğenis kod adlı; Akritas (TÜRK’Ü İMHA PLANI)’ın mucidi; 1898 doğumlu; 1905-10 arası (Balkan Harbi öncesi) Kıbrıs’ta “Elen” öğretmenleri tarafından “Elen” efsaneleri ile büyütülüp yetiştirilen; 1919’da Yunan Ordusu ile İzmir’e “çıkıp” 22’de tüyen Grivas “HAYATIM” adlı kitapta. (HAYATIM. Khora Yay. Lefkoşa. Eylül 2012)

Onu da mı okumadınız?

Peki ne yaparsınız, ne işe yararsınız siz? 12 Nisan 2017

 

 

https://www.turkishnews.com/tr/content/yazarlar/huseyin-mumtaz/

 

Exit mobile version