Site icon Turkish Forum

GİZLENEN DOĞU GERÇEĞİ…

Çok Önemli, Lütfen bu yazılanları okuyun. Anlatılanların hepsi gerçektir. Resmi olarak tüm sorumluluğu üzerimize alıyoruz.

person-731319_640
Amerikan Petrol şirketi Aladdin Middle East 1997 yılında , Reuterse yaptığı açıklamayla Amerikan Geomark Research İnc. şirketi 1992 de Arap Yarımadasında siluryen yaşlı kaynak kayalar üzerinde petrol rezervi araştırması yapıyordu.
Bu araştırmaya Aladdinde destek verdi. Geomarkın araştırması tam nihayete ereceği sırada, takvimler 1995i gösterirken Mardinin güneyinde paleozoik derin bir basene rastlandı.  Bu basende tıpkı Riyad baseninde olduğu gibi kaynak kaya ve zengin petrol rezervlerinin varlığı tespit edildi.  Geomarkın tespitine göre Güneydoğuda petrol barındıran katmanlar Suudi Arabistandaki petrol dolu yeraltı katmanlarının uzantısı. Katmanın bir ucu Suudi Arabistanda, bir ucu Türkiyede.  Petrol dolu katman aynı çağda ve biçimde oluşmuş.
Güneydoğuda.
Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin üçgenindeki topraklar petrol denizinin üstünde yüzüyor. araştırma şirketi uydudan,bölgede zengin petrol rezervi bulunduğunu tespit etti. Bu güne kadar yeterli derinlikte ve sayıda sondaj yapılmadığı için bu yatağa rastlanmadı. 4 bin metre derinlikteki yeni rezerve inildiğinde, buradan Türkiye ihtiyacının üç katı kadar, günde 1.5 milyon varil ham petrol çıkarılacak.”  Suudi Arabistan petrolün büyük kısmını çölün 4 bin metre altındaki bu tabakadan çıkarıyor.
Türkiye bugüne kadar çoğunlukla yerin 2-3 bin metre altındaki tabakadan petrol araması yapıyordu. 30 Mart 2013 Tarihinde Petrol İşleri Daire başkanı Selami İncedalcı, Güneydoğuda 200 trilyon dolarlık servet yatıyor.Diye resmi açıklama yaptı.. ABD Enerji Enformasyon Dairesinin verilerine göre Türkiyede tahmini olarak 1.8 trilyon metreküp kayagazı rezervi bulunuyor.  Bu rezervin 500 milyar metreküpü Güneydoğu Anadolu Bölgesinde” …
 
Bir diğer önemli kaynak Dicle ve Fırat havzası.. Türkiyenin su havzalarının yüzde 30 undan fazlası bu bölgede.  Önümüzdeki yıllarda su, petrole eş düzeyde önemli hale gelecek..
Ülkemizde 15 Nisan 2005 tarihi itibariyle, 52 bin 818 yabancı uyruklu şahıs tarafından 272 milyon 511 bin 493 metrekare arazi ve gayrimenkul satın alındı.
Bölgede Yabancılar adına Türk vatandaşları ve yerel şirketler aracılığıyla arazi ve maden yataklarının gizlice satın alındığı artık bilinen bir gerçek. Bölge AB üyeliği uğruna alınan kararlarla çiftçi üretim yapamaz duruma getirilmiş , toprağını satmak zorunda bırakılmış yada ekimi yasal olmayan bitkiler yetiştirmeye zorlanmış.
Terör ve kaos nedeniyle insanlar hızla bölgeyi terk ediyor, Terk edilen topaklara laboratuvar dizaynıyla etnik yerleşim yapılıyor. Böylece yabancılar en verimli topraklarımızı, köylüden çiftçiden satın alıyor.  Kendisine bağlı suni bir etnik bir tasarım yapıyor.  GAP bölgesinde hiç toprak satın almadığı söylenir ama biraz kurcalanınca Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü web sitesinin bu bölümüne ulaşmak neredeyse imkansızdır.
İsrailliler bu toprakların çoğunu İşbirlikçi şirketler ve Bölgedeki Ayrılıkçı Aşiretler yoluyla ele geçirmişlerdir.
İsrail Güneydoğudaki GAP bölgesinde 450 bin dönüm arazi satın aldığı iddiaları bir çok bürokrat , vekil, bakan tarafından dile getirildi .
Eski Şanlı Urfa milletvekili ve dönemin TBMM başkanı Uluç Gürkan’ın İsrailli şirketler yüz milyar doları aşan bir yatırım sonrasında sulanabilir hale gelen GAP topraklarında sadece tarım yapmayı mı amaçlıyorlar?sorusu hala zihinlerde.  Gürcistanda gerçekleştirilen kadife devrimin mimarı ve finansörü ünlü para sihirbazı George Sorosun eski ortağı, Jim Rogers internet sitesinde ve International Harold Tribunede yayınlanan bir makalesinde ABDli yahudi yatırımcıları GAP bölgesinde arazi almaya çağırmış olması sizce de manidar değilmidir?
Aynı oyun Irakın kuzeyinde yürütülen Kürt devleti kurma çalışmalarıyla da yakından ilgilidir. İsrailden yaklaşık 150 bin Yahudi “vaadedilmiş topraklar”a göç etmiştir; en büyük göç Irakın kuzeyine yani sözde Kürdistana gerçekleştirilmiştir.  İsrail ve ABDdeki Yahudi lobileri Kuzey Iraktaki Kürt aşiret reislerine büyük destek verdiği artık herkesin bildiği bir gerçektir.
Bölgeye gelen İsrailliler ve diğer bölgelerden gelen yahudiler Erbil – Ankava Mahallesi, Duhok, Süleymaniye, Kerkük ve Selahaddine yerleştirilmiştir. Kerküke yerleşen Yahudiler, eski Yahudi mahallesi ile Arap ve Rahimava mahallelerinde çok sayıda bina ve arazi satın almıştır.
Bir Yahudi organizasyonu ise Irakın kuzeyindeki faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir. Organizasyonun Kerkük, Musul, Duhok, Süleymaniye ve Erbilde büroları vardır.
Bu bürolar aracılığıyla inşaat, arazi satın alma yurt dışına insan gönderme faaliyetleri yürütülmektedir. Barzani, Talabani ve İsrail arasında imzalanan gizli bir protokol çerçevesinde on binlerce Kürt Yahudinin Irakın kuzeyine yerleştirilmesi kararlaştırılmış, o bölgedeki Türkmen ve Arapların ellerindeki gayrimenkullerin satın alınması için Süleymaniyede bulunan Kürdistan Kredi Bankasına para transferleri yapılmıştır.
Bu banka 5 yıl geri ödemesiz 300 milyon dolar kredi kullandırmıştır … Tüm bu bilgilerin ışığında Şimdi Barzani ile Diyarbakırda segilenen Tiyatroyu bir daha düşünün.
2002 Yılından bu yana İktidar Diyarbakıra 19 Katirilyonluk mali kaynak sağlamış.

AB Fonlarından bir yıl içinde Şanlıurfaya 9,5 Milyon Euro, Diyarbakır ve Şanlıurfaya çeşitli nedenlerle 6,5 milyon Euro fon desteği ve 84.4 milyonluk hibe yapılmış. Bahreyn ve BAE ortaklığı olan Vision adlı fon Güneydoğu Anadoluda 6 milyar dolarlık yatırım,2009 yılında ise Suudi sermayeli Planet Food World adlı şirket Kiliste 20 milyar doları gözden çıkarmıştır. 2008 yılı itibarıyla resmi açıklamalara  göre bölgede buraya sığmayacak kadar sayfalar dolusu para akışı vardır.  86 adet yabancı şirket bölgede faaliyet göstermektedir.

Yabancı fonların bölgede ki tarihi ve Kültürel varlıklar,sanat projelerine duydukları yoğun ilgi ve milyarlarca dolarlık yardımları gözlerimizi yaşartacak düzeydedir. Bu şirketlerin büyük bölümü ve yabancı fonların bölgeye yaptığı yatırım ,şirket ortakları ve siyasi ilişkilerine baktığımız zaman çözüm süreci denen Emperyalist oyunu ve ülkedeki ortaklarını çok net görebiliriz.
Örneğin AKP ye Suriye müdahalesi ve kamuoyu adlı raporlar hazırlayan her konuda strateji oluşturan düşünce kuruluşu ve Öcalan arasında ki bağ çok dikkat çekicidir.
Hatırlarsanız Ahmet Türk Öcalanla İmralı da görüşmüş Öcalanın barış görüşmelerinde sürekli Akil adam olarak Osman Kavalayı istediği açıklanmıştı. “Diyalog ve temas grubu”, “barış konseyi” gibi çeşitli isimlerle 2005ten bu yana bir araya gelen yapıların içindeki PKKya yakın ve PKKnın tezlerini neredeyse bire bir savunan, hatta özerkliği isteyen, Anadolu Kültür A.Ş.nin sahibi Osman Kavala,AKP nin fikir babası hayırsever Hanritage isimli kuruluşla beraber milyon dolarlar harcayacak “Kars Osmanlı bölgesi koruma planı” adı verilmiş bir restorasyon!!!. Projesi olusturmustur.
Kavalanın Anadolu Kültür AŞ.nin destekçileri arasında kendi sitelerinde verdikleri bilgilere göre British Council,Goethe Enstitüsü, Sorosun Açık Toplum Enstitüsü, Avrupa Birliğine bağlı Europan Cultural Foundation gibi hayırsever!!! kurumlar bulunmakta,Bu kadar insan Doğuya neyin karşılığında bu kadar yatırım yapıyor oturun bir düşünün.
Bu gün Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyerek sessiz sedasız oturan kardeşim bu ateş hızla sana doğru ilerlemekte.
Güneydoğu Meselesi Memleket meselesidir.
Küresel sermayenin Piyonu olarak kullanılan üç beş eşkiya ile kişisel hırsları, İktidar saltanatları uğruna gözü dönmüş insanlar bir kaç il üzerinden hormonlu büyüme yaparak Türkiyeyi sadece bir kaç ile indirgeyerek Anadolu’yu Satışa çıkarmıştır. İnsan hakkı, Demokrasi, Barış, Anadilde eğitim, şıhlar – şeyhler, sözde dindarlık, bu dolandırıcık tiyatrosunda hırsızların kostümünden başka hiç bir şey değildir.
Terör adı altında yapılan bu hırsızlık 17-25 Ayakkabı kutusundan çok öte. Koca bir milletin yüzlerce yıllık istikbalinin çalınma öyküsüdür..
Kaynak: insan
Exit mobile version