Site icon Turkish Forum

TOLEDO YAPALIM

 

1189847_620x410

 

TOLEDO YAPALIM

HÜSEYİN MÜMTAZ

“Gömlek uyduramadık, pantolon verelim abi”ye döndü bu iş..

Neden yerdeki, gökteki, dağdaki, bayırdaki bütün AMED’leri silip, değiştirip; kocaman kocaman DİYARBAKIR yazamıyoruz?

Demek ki sadece SUR’a bayrak çekince olmuyormuş bu iş.. Bayrak indirilirken neredeydik?

Diyarbakır, Amed olurken; teslim ve işgal edilirken, 11 ton cephane yerleştirilirken neredeydik? Görmeyenler, duymayanlar, söylemeyenler kimlerdi?

Bizim olan, zaten TÜRK olan Diyarbakır şimdi “kurtarılırken” fatih cübbesi giyip beyaz atın üzerinde şehre girmeye meraklı olanlar kim?

Alkışlamamızı mı bekliyorlar?

Neden ısrarla “Diyarbakır’ın Sur ilçesi” deniliyor, sanki şehrin uzağında ücra bir köşedeki ilçeymiş gibi? Sultanahmet’in göbeğinde patlatılan bomba için “Fatih ilçesi” dendiği gibi…

SUR, Suriye’de filan değil, SURUÇ gibi uzak bir ilçe değil; Diyarbakır’ın tam ortasıdır, merkezidir, kentin içidir..

Yâni Diyarbakır’ın merkezine girilememektedir.. Yüreğimiz kan ağlamaktadır. Ateş düşmeyen il/ilçe kalmamıştır. 4 ayda 300 şehit verilmiştir. Her gün Diyarbakır’dan şehitler gelmektedir.. Üç şehit kaldırılmadan, beş şehit habeleri gelmekte ama biz hâlâ hiç alâkasız yerlerde Er Ryan modeli yeni kıyafetlerimizi sergilemekle uğraşmaktayız..

Diyarbakır neden Bakû, Aşkabat, Semerkant, Taşkent yahut Trabzon-Samsun olamamaktadır, yapılamamaktadır da Toledo olmaktadır?

Seneye Diyarbakır’da kastanyet, Flamenko eşliğinde Boğa güreşleri mi yapılacaktır?

Özal döneminden beri bir büyük iflasın stratejik miyopluğunu yaşamaktayız..

O zaman önce “Saddam’ın zulmünden kaçan”, sonra bir kısmı ABD’ye götürülüp eğitilen 800.000 peşmerge’yi “kabul” etmiş, arkasından “36’ıncı Paralel” yutturmacasıyla “Fırat’ın doğusunda” “Kuzey Irak” Özerk Kürt Bölgesinin kurulmasına göz yummuştuk.

20 sene sonra yine ayni oyun oynanıyor.

Bu sefer de “Esat’ın zulmünden kaçan” 4 milyon Suriyeli’yi “kabul” ediyoruz, kaçınılmaz olarak da “Kuzey Suriye”de Rojava Özerk Bölgesi’nin Cizire, Afrin, Kobani kantonları kuruluyor.

Fırat’ın batısında..

Resmen karşı olduğumuzu beyan ediyoruz ama..

Kervan yürüyor..

Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir (Şimdi TBMM’de milletvekilidir) 4 yıl önce ne demişti?

                “Kuzey Irak’da özerk bir Kürdistan kuruldu. Başşehri Erbil’dir. Kuzey Suriye’de özerk bir Kürdistan kuruldu. Başşehri Kamışlı’dır. İran’da da özerk bir Kürdistan kurulacak. Başşehri Mahabad olacak. Türkiye’de de bir özerk Kürdistan kurulacak. Diyarbakır’ın ismi değiştirilerek –Amed- yapılacak. Başşehir Amed olacak. Bu 4 başşehir Avrupa Birliği’nde olduğu gibi yanlarına Ermenistan ve Ürdün’ü de alıp, sınırları da kaldırarak ‘ortak para birimine’ geçecek ve ‘Büyük Kürdistan Birliği’ hayat bulacak”.

                Yâni Erbil ve Kamışlı tamam… Güney sınırımız boyunca Kandil’den başlayıp, Akdeniz’e ulaşıyorlar..

Sırada Amed ve Mahabat var..

Barzani şu dönemde kilit önemdedir. Birbiri ardına söyledikleri dikkatle izlenmelidir..

Guardiana’a; “…Bağımsız Kürdistan’a hiç olunmadığı kadar yakınlaşıldığını, bu gerçeğin artık uluslararası camiada da kabul gördüğünü” söylemesinin ve “Bunu kabul edip etmeyeceklerini Türkiye ile konuşmadık. Karşı çıkacaklarını sanmıyorum. Bu bizim ulusal hakkımız. Kimseye tehdit oluşturmuyoruz ve haklarımızı kullanmak için izin istemiyoruz. Bölgede bu konudaki tutumlar değişmiştir, Size bir örnek vereyim. Türkiye’de Kürdistan ve Kürt ifadelerini kullanmak yasaktı, ama bir ay önce Türkiye’ye gittiğimde, Kürdistan bayrağı cumhurbaşkanlığı sarayında dalgalanıyordu” demesinin üzerinden daha bir hafta bile geçmeden bu sefer Rudaw TV’ye;

                “Referandum en doğal hakkımız ve Kürt milleti bağımsız devletlerini (çoğul ekine dikkat. HM) kurmak için kimseden izin isteyecek değil. Bu kadar kurban verdikten sonra onca mücadelenin ardından artık halkımız kendi geleceğini tayin etmelidir. Vatanına sadık her Kürdistanlı bu tarihi kararın arkasında olmalı ve bu süreci en iyi şekilde değerlendirmek için bizlere destek olmalıdır. Referandum için en uygun zamanı belirlemek ve bunu yapmak için kimseden izin isteyecek durumda değiliz. Kürtler bu bölgede ve dünyada inkâr edilebilecek bir millet değildir. Bu hakikat inkâr edildiği sürece bölgede huzur söz konusu olmayacaktır” demiştir.

Siz bu kadar lâfı Barzani’nin, gece uykusunda rüya görüp sabah kalkınca kendi kendine, kendi özgür iradesiyle sayıklarken söylediğini mi zannediyorsunuz?

Kendi kendine değildir; 1. İNGİLTERE;

İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore; “Cenevre görüşmelerinde, Esad’a karşı kimlerin muhalif olacağı konusunda Birleşik Krallık ile Türkiye arasında bir fikir ayrılığı yok. PYD’nin muhatap olarak bu gruplar içinde olmadığını düşünüyoruz. İkinci yön ise PYD’nin Suriye’deki olaylarda etkili aktör olup olmadığı konusudur. Zannediyorum ki, bu konuda Türkiye ile görüşlerimiz farklı. PYD, Suriye resminde önemli unsurlardan biri. Kuşkusuz, Türkiye’nin PYD’ye karşı hassasiyetleri olduğunu anlıyoruz. Naif değiliz. PYD ile PKK arasında bağlantılar olduğunu da biliyoruz. Ama PYD, DAEŞ ile mücadelede ciddi ve önemli adımlar attı. Biz bu nedenle onlarla görüşüyoruz. ABD de aynı nedenle onlara destek sağlıyor. Bu gerçek göz ardı edilmemelidir” diyor..

Kendi kendine değildir; 2. RUSYA;

“Rusya, Suriyeli Kürt gruplara Moskova’da temsilcilik açmaları için izin verdi. Temsilcilik Kürtlerin Suriye’nin kuzeyinde tek taraflı ilan ettiği Cezire, Kobani ve Afrin kantonlarını kapsayacak.

Rusya’daki Kürt Kültür Otonomisi Başkanı sıfatıyla faaliyet yürüten Ferhat Patiyev, açılışın 10 Şubat tarihinde gerçekleşeceğini söyledi. Interfaks ajansına açıklama yapan Patiyev, ‘Suriye’nin kuzeyindeki üç Kürt kantonu Cezire, Kobani ve Afrin dış dünyaya karşı birleşme kararı aldı. 10 Şubat tarihinde ilki Moskova’da olmak üzere Almanya ve Fransa’da toplam üç temsilcilik açıyoruz. Rusya yasaları yabancı bir ülke içindeki bölgelerin siyasi temsilcilik açmasına izin vermediği için Rusya Adalet Bakanlığı’na -Suriye Kürtleri Toplum Örgütü- adıyla kayıt yapılacak. Ancak fiilen temsilcilik olarak faaliyet gösterecek’ açıklamasını yaptı.

Rusya’daki Kürt temsilci Patiyev, temsilciliğe PYD’nin de dahil olacağını söyledi ancak Türkiye ve Irak’taki Kürtlerin buraya katılıp katılmayacakları konusunda açıklama yapmadı”.

Kendi kendine değildir; 3. AMERİKA;

ABD Başkanı Barack Obama’nın IŞİD’le mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk’ün Kobani’yi ziyaret ettiğinin ortaya çıkmasının ardından ziyaretin detayları açıklandı. McGurk, kişisel Twitter hesabından Kobani’de yaşadıklarını aktardı.  Konuyla ilgili altı tweet atan McGurk şu ifadeleri kullandı:

“Geçen hafta sonu, IŞİD’le mücadeleyi incelemek üzere Suriye’nin kuzeyinde iki gün geçirdim. Ziyaretin bir günü, yerel liderler ve vatandaşlarla, güvenlik ve insani durumu incelemek üzere Kobani’yi içeriyordu”.

DHA ise olayı şöyle gördü;

“Geçtiğimiz hafta sonu Suriye’nin Rojava bölgesinde yer alan Kobani’yi ziyaret eden ABD Başkanı Barack Obama’nın özel temsilcisi Brett McGurk’un ziyaretinde çekilen bir fotoğraf karesi Ankara’yı rahatsız etti. Kobani’de terör örgütü IŞİD ile verilen mücadelede yaşamını yitirenlerin mezarlarını da ziyaret ederek bunları Twitter hesabından paylaşan McGurk’un, Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü YPG’nin sözcülerinden Polat Can’dan plaket aldığı ortaya çıktı. Daha önce PKK içerisinde yer aldığını gösteren fotoğrafları çıkan Polat Can’ın kendi sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraf, Ankara’da tepkilere yol açtı”.

İngiltere, Amerika ve Rusya’nın olaya; PYD’ye bakışları böyle..

Siz halâ Barzani’nin kendi başına, kendi özgür iradesiyle mi konuştuğunu zannediyorsunuz?

Günlerdir SUR’a neden girilemiyor; Cizre, Cudi Mahallesi, Bostancı Sokak 23 numaralı binaya neden 250 metreden fazla yaklaşılamıyor?

Sizi bilmem ama ben “mürşit şehir” Diyarbakır’ın Toledo hâlini, ilk boğa güreşini, Flamenko konserlerini,  kastanyetleri merak ediyorum.. 4 Şubat 2016

57’İNCİ ALAY HER YERDE/HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ

Exit mobile version