Site icon Turkish Forum

KURTULUŞ SAVAŞI’NDA TİMUR’UN KILICI İLE İLGİLİ YENİ ASIR GAZETESİ İLE SÖYLEŞİ

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

10888687_10153003402412860_6701523104551929108_n

KURTULUŞ SAVAŞI’NDA TİMUR’UN KILICI İLE İLGİLİ YENİ ASIR GAZETESİ İLE SÖYLEŞİ

SORU: Bize Kurtuluş Savaşı’nda Buhara’dan gelen kılıçtan söz edebilir misiniz?

YANIT: Kılıç, Büyük Türk İmparatoru Timur’a ait bir kılıçtı. Buhara hazinesinde bulunuyordu. Bu kılıç ulusal bağımsızlık savaşımızda Anadolu’ya gönderildi. Tam da Sakarya Savaşı sonrasında… Ocak 1922… Nedeni ne? Çünkü Buhara, Ankara ile bağlantı kurmaya çalışıyor… Bir diplomatik ilişki başlayacak yani… Ve bunun bir özelliği de var, kılıcın. Kılıç, İzmir ilk kez 1402 tarihinde alındığında Timur’daydı. E, şimdi ulusal bağımsızlık savaşında da İzmir işgal altında. Ve Anadolu’da direnişi örgütleyenler; İzmir’in mutlaka kurtarılacağını söylüyorlardı. Yemin etmişlerdi… Ve işte; tarihle bir bağ kurularak, daha önce nasıl o kılıç İzmir’i fethettiyse, şimdi de yine kurtaracaktır diye bir tarihsel kompozisyon yaratılmak isteniyordu. Söyleme göre, o kılıç, İzmir’e ilk ulaşan zabite verilecekti ve o zabit “İzmir Fatihi” olarak adlandırılacaktı.

SORU: Kılıç Anadolu’ya nasıl geldi?

YANIT: Kılıç Anadolu’ya bir kurul tarafından getirildi. Önce kara yoluyla Batum’a kadar gelindi ve oradan da deniz yoluyla önce İnebolu’ya ulaşıldı. Orada bu heyet, kaymakam ve İstiklal Mahkemesi başkanı Mustafa Necati tarafından karşılandı. Hava karlıydı. Ve yaklaşık bir haftalık bir yolculuktan sonra, yaylı at arabalarıyla elbette, Ankara’ya ulaşıldı.

SORU: 3. Kılıç’ı Yüzbaşı Şerafettin’e Mustafa Kemal Atatürk hediye etmişti. Bildiğiniz üzere Yüzbaşı Şerafettin Hükümet Konağı’na Türk Bayrağı’nı çeken fatihlerden birisidir. Ne oldu da 3. kılıç kayboldu?

YANIT: Şerafettin Bey biliyorsunuz, İzmir’e ilk ulaşan Türk zabiti oldu. Pasaportta yaralandı. Buna karşın, arkadaşlarıyla birlikte Hükümet Konağı’nın balkonuna çıkarak Yunan bayrağını gönderden indirdi ve şanlı bayrağımızı çektiler… Bu olaydan sonra düzenlenen bir törenle Timur’un kılıcı Şerafettin Bey’e verildi. Ancak Şerafettin Bey yaralıydı ve bu yarası onu aktif bir yaşamdan zaman içinde uzaklaştırdı. Sonunda aile İstanbul’a yerleşti. Hastalık yakasını bırakmadı Şerafettin. Gittikçe durumu ağırlaştı. Yoksulluk içinde kaldı. Sonunda bir mektup aldılar İzmir’den… Bir müze kurulacağı söylenerek, bu kılıcın müzeye armağanı isteniyordu. Şerafettin Bey eşi Siret Hanım’ı İstanbul valiliğine gönderdi. Valiliğin kılıcı İzmir’e göndermesini istiyordu. Siret Hanım da bunu yaptı ve valiliğe giderek Timur’un kılıcını teslim etti.

SORU: Dönemin İstanbul Valiliği’ne teslim edilen kılıcın kaybolma ihtimali düşük değil midir? Nasıl oldu da kılıç birden kayboldu? Yoksa böylesine değerli ve paha biçilemez eserin kaybolmasında dış güçlerin parmağı var mıdır?

YANIT: Ben kayıp kılıç diyorum… Umarım yanılıyorumdur. Biri çıksa da şurada, şu envantere geçmiş halde duruyor dese, her halde bizim için bu büyük bir sevinç kaynağı olur. Ama rahmetli Ahmet Priştina’nın belediye başkanlığı zamanında, bu konu gündeme getirilerek, çok yere yazılar yazıldı. Kılıcın bulunması ve bulunursa da haber verilmesi için… Bu yazılara hiç bir olumlu yanıt alınamadı. Bu yazışmaların nüshaları arşivimde bulunuyor.
Bunda kimlerin parmağı var? Ne, nasıl oldu; bu aşamada bunları bilmemiz mümkün değil… Ancak kesin olan şey varsa, bugün kılıcın görselleri elimizde olmakla birlikte, nesne olarak nerede olduğunu bilemiyoruz…

SORU: Üçüncü Kılıcın kaybolduğu nasıl ortaya çıktı? Kılıcın yıllar sonra kaybolduğunun ortaya çıkması Topkapı gibi müzelerde sergilenen eserlerin de sahte olma ihtimalini doğurur mu? Çünkü bildiğiniz üzere Topkapı Sarayı’nı geçmişte soygun girişiminde bulunulmuş ve orada güvenlik zaafiyeti olduğu ortaya çıkmıştı…

YANIT: Benim, çok önemli mekanlar olan müzelerle ilgili bir iddiada bulunmam mümkün değildir; böyle bir bilgim ve düşüncem yok… Billdiğim bu kılıcın kayıp oluşu… Dileriz, umulmadık biçimde bir yerlerden, kılıcın varlığına ilişkin sürpriz bir haber alırız.

Exit mobile version