Site icon Turkish Forum

ILIMLI İLE AŞIRI’NIN AYRIŞTIRILMASI

Ulusal Koalisyonun yapısını oluşturan askeri grupların eğitiminin Diyarbakır'daki 7. Kolordu Komutanlığı'nda, donatım faaliyetinin de İncirlik Üssü'nde yapılmasını kabul ediyor. - gazze gaza


Çarşamba günü Savunma Bakanı C.Hagel,” ABD ordusu teröristlere ve Rusya’nın modern ve yetenekli ordusuna karşı koyması gerekir” açıklamasında bulundu.
Rusya Devlet Başkanı V.Putin yanıtladı, “ABD’nin nükleer silah sahibi ülkelerle çıkan bir anlaşmazlığın nelere gebe olduğunu hatırlayarak,şantaj yapmaktan vazgeçmesini umuyorum” dedi.

*
Dünyanın bu karmaşasında, birkaç gün önce de Başkan Obama ve Başbakan Netenyahu Beyaz Saray’da basın toplantısındaydı.
Obama,Ortadoğu gündemini; İsrail’in güvenliğine yönelik ABD’nin sarsılmaz taahhüdüne yaptığı vurguyla, İsrail ile Filistinliler arasında sağlanacak iki devletli barış anlaşmasını desteklediğini, İran’ın nükleer silah ele geçirmesini önleyeceklerine dair verdikleri sözden geri dönmeyeceklerini söyleyerek belirlemişti.
“Ülkemizi de tehdit eden İslamcı teröristlerle Suriye’de ve Irak’taki mücadele stratejimiz ön cephedeki ortaklarımızı destekleyerek bizi tehdit eden teröristleri yok etmeye dayanıyor”derken,

*
Başbakan Netenyahu da “Ortadoğu’da bir asır önce sınırları belirleyen Skyes-Picot Anlaşması’nın sona erdiği,bunun en büyük zararının bireysel özgürlüklere ve girişimciliğe izin vermediği için bilgi devrimi ve ekonomik gelişmelerin çok gerisinde kalan İslam ülkelerine yazdığı, dünya güvenliği için önemli etkilerin yaşandığı bu tarihi değişim döneminde İsrail’in yaşanan çatışma ve istikrarsızlıklara kayıtsız kalamayacağı tezi doğrulanmıştır” demişti…

*
Evvelsi gün de IŞİD’e karşı birleşen 21 ülkenin genelkurmay başkanları veya kurmayları Washington Andrews Hava Üssü’nde bir araya geldi.
ABD Genelkurmay Başkanı M.Dempsey’in liderliğinde İŞİD’e karşı ortak strateji tartışıldı.
Oturuma katılan Başkan Obama IŞİD’e karşı mücadelenin uzun soluklu olacağını tekrarladı, “Sahada yenilgiye uğratacağımız ve böylece tamamen teslim olacak klasik bir ordu yok. Biz bölgede kök salmış aşırılık ideolojisiyle de savaşıyoruz. Bölgede çok uzun zamandır siyasi ve örgütsel toplanmaların ana noktası olan mezhepsel ve siyasi ayrılıklarla da uğraşıyoruz” dedi.

*
Yukarıdaki çerçevede, Haziran’da Filistin Özerk Yönetimi ile HAMAS arasında görüş ayrılıkları arkaya atılarak kurulan ve  BM tarafından iki devletli çözümü temel alan barış prensibine bağlı kalınması koşuluyla  kabul edilen birlik hükümeti ile İsrail arasında yeniden barış görüşmelerinin de önünü açacak,
Filistin Birlik Hükümeti’nin ilk toplantısı Gazze’de yapılmış , ilk hedef olarak Filistin kurumlarının birleştirilmesi kararlaştırılmıştır.

*
Bu paralelde İngiltere Başbakanı D.Cameron, “İngiltere’nin Filistin devletini tanıyacağı günü elbette dört gözle bekliyorum. Ancak bu, iki devletli bir çözümü sağlayan müzakerelerin bir parçası olmalı” derken,
Dışişleri Bakanı F.Mogherini de,” İtalya, İsrail güvenliğini garanti altına alma şartı ile Orta Doğu’da Filistin Devleti kurulmasını amaçlayan barış sürecine destek vermeye hazır” açıklaması yapmıştır.

*
Keşke İsrail-Filistin arasında bir barış bu kadar kolay kurulabilseydi!
Ama Suriye’de BAAS rejimi değişikliğinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı ,üstelik Esad’ın iktidarını koruma konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğu görülmüştür.
Olası İsrail-Filistin Barış Anlaşmasını,Suriye ile yapılacak bir barış anlaşmasının takip edeceği, Irak’ın da bu anlaşmaya rızasının gerekeceğinden hareketle;
BAAS partisinin gücünü Suriye’de dengelemeye fakat Irak’ta Şii ve Kürt dengesine karşı zayıf düşen BAAS partisini de güçlendirmek stratejisi, işte uygulamaya konulmuş bulunuyor.
Çünkü BAAS partileri,laik Arap milliyetçisidir,İsrail’i Yahudi Devleti olarak tanıyabilecek yegane karakter olduğu öngörülüyor.

*
Nitekim,ABD’nin kendini açığa vermeden Suudi Arabistan Prensi Abdurrahman vasıtasıyla dünyanın çeşitli ülkesinden getirttiği Kafkasya’da,Balkanlarda,Afganistan’da, Afrika’da savaş tecrübesi yaşamış profesyonellerden kurulu, İslam maskesi takmış  IŞİD militanları Türkiye’ye gelip, ellerini-kollarını sallayarak sınırı geçmiş,
Girdikleri Suriye’de rejime muhalif  Ulusal Koalisyonun yapısını oluşturan siyasi koordinasyona, koalisyonun askeri konseyine ve silahlı gruplara desteklerini arttırmak,böylece Suriye’nin güçlü  BAAS partisini dengelemeye,
Irak’ta da Sünni federal bölge kurulmak istenen yerleri ele geçirerek, Irak BAAS partisini güçlendirmenin savaşımını sürdürüyor.

*
IŞİD’in saldırılarının düşme noktasına getirdiği Kobani merkezli gelişmelerin Türkiye’de yaktığı ateş onlarca vatandaşın hayatını kaybetmesine yol açmıştır.
HDP-PYD cephesinin, hükümetin Kobani’ye yardım etmesi, bir koridor açılarak her türlü yardımın ulaştırılması konusundaki talebine beklediği karşılığı alamaması üzerine baş gösteren olayların arkasından;

*
Irak- Suriye tezkeresinde,IŞİD’i dengelemek adına PKK ve isimlendirmeden PYD’nin de terör grupları arasında gösterilmesi, PKK- PYD ile IŞİD’in eşitlendiği izlenimi fiile dökülüyor.
Hükümet Kürt Sorunu’nun barışçıl çözümünde  Kürt Hareketini HDP/BBP ekseninde siyaseti ile PKK terör örgütünü birbirinden ayrıştıran yeni bir stratejiyi öne sürüyor ve taslağını HDP’ye veriyor.

*
Buna göre, Hükümet ilk aşamada İzleme ve Koordinasyon Kurullarını hayata geçirecektir.
İkinci adımı Şubat’da gerçekleşmesi planlanan geri çekilme oluşturuyor.
Geri çekilmeye bağlı olarak PKK’nin Türkiye’ye karşı silah kullanmaktan vazgeçtiğini açıklaması,
Geri dönüşlerin sağlanması, geri dönenlerin rehabilitasyon ve topluma kazandırılması,
PKK’lıların tamamı değil ancak bazı isimlerine aktif siyaset yapma olanağının sağlanması yolunda yasal idari adımların atılması öngörülüyor.

*
HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Kürt Sorunu’nun barışçıl çözümünde siyaset-örgüt  ayrıştırılmasının farkına varmıştır.
Kobani merkezli gelişmelerin Türkiye’de yansımasıyla ilgili, HDP/BDP  siyasi kanadından ve PKK terör örgütünden yapılan eylem çağrılarını eleştiriyor.
MHP’nin fikirlerine katılmadığını, fakat bu eylemlerde MHP kitlesinin sokağa çıkmama yönünde gösterdiği iradenin de görülmesi gerektiğini söylüyor.

“Bugün Türkiye’nin her şehrinde MHP’nin ideolojisini, bayrağını, hareketlerini öne çıkartarak kitleler sokağa çıksa veya çıkartılsa Türkiye’de iç savaş çıkar.
Bu ülke hepimizin, bunun kimseye faydası yok, yanarsa hepimiz birlikte yanacağız.
MHP’nin siyasetini doğru bulmuyorum ama bunu da görmek lazım” diyerek, Kürt Hareketinin siyaset kanadından yana tavır alıyor.*
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kobani eylemlerinde çıkan olaylar nedeniyle,PKK terör örgütüne yönelik, “polis ve askerin artık sadece kalkan kullanmayacağını” belirterek, ipuçlarını verdiği polisin yetkilerini artırmaya dönük yasal düzenleme hazırlığı TBMM’ye verilmiştir.
Kanun teklifinde, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” da polisin yetkileri artıyor, ‘Kuvvetli şüphe’ yerini ‘makul şüphe’ ye bırakıyor.
Bugünün CMK’sında, gözaltı için makul şüphenin aranacağı konusu “Kişinin bir suçu işlediğini düşündürebilecek emarelerin varlığı”, tutuklama için “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular” şekline eşitleniyor.
Erdoğan’ın işaret ettiği “Ulusal güvenliği tehdit eden yapıların” Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde yeniden düzenlenerek güncelleştirilmesi de sırasını bekliyor.
Terör ve paralel yapıyla mücadele keskinleşiyor.
*
IŞİD ile mücadele stratejisi çerçevesinde Türkiye Suriye’deki

Ulusal Koalisyonun yapısını oluşturan askeri grupların eğitiminin Diyarbakır’daki 7. Kolordu Komutanlığı’nda, donatım faaliyetinin de İncirlik Üssü’nde yapılmasını kabul ediyor.


*
Andrews Hava Üssü’nde Başkan Obama,”Sahada yenilgiye uğratacağımız ve böylece tamamen teslim olacak klasik bir ordu yok. Biz bölgede kök salmış aşırılık ideolojisiyle de savaşıyoruz. Bölgede çok uzun zamandır siyasi ve örgütsel toplanmaların ana noktası olan mezhepsel ve siyasi ayrılıklarla da uğraşıyoruz” derken,
Türkiye’de AKP polis devleti’nin temsil ettiği İslamcı kültürün İslamiyet’in sadece bir din değil topyekün bir hayat tarzı olduğu fikri, bu fikrin yarattığı taassub, taassubun yarattığı İslami Cihad inanışıyla mücadele ise sırasını bekliyor.
*
Bu süreçte Rusya, Devlet Başkanı Putin’in,”Ben hata yapmak yerine başkalarının hatalarından ders almayı tercih ederim” iddiasının ardında duruyor.

17.10.2014

Exit mobile version