Site icon Turkish Forum

AŞK OLSUN SANA AZERBAYCAN

AŞK OLSUN SANA AZERBAYCAN - ebulfeyz elcibey 286706

 

AŞK OLSUN SANA AZERBAYCAN

HÜSEYİN MÜMTAZ

 

               İki yıl önce Düsseldorf Eurovision’unu kazanan Eldar ve Nigâr’ın, birinciliklerini sahneye Türk bayrakları ve Bozkurt’larla fırlayarak kutlamalarından sonra şöyle yazmıştık;

“Hiç üzülmeyin, ‘Eurovizyon’u ‘biz’ kazandık..

TRT’nin ‘Rock’ saçmalığına rağmen ‘kazandık’..

Eurovizyon’un 56 yıllık tarihinde kazanan ülke sanatçılarının, hem kendi, hem de başka bir ülkenin bayrağını taşıyarak sahneye fırladıkları, sevindikleri, sevinçten ağladıkları görülmüş müdür?

Görülmemiştir.

               Görülmemiştir ama beni ve Suna’yı da hiç şaşırtmamıştır.

Çünkü ‘biz’ Azerbaycan’ı Bakü’de, Sumgayıt’de, Novhanı’da yaşadık..

               O havayı, o ruhu içimize çektik, gönlümüze doldurduk, nefes aldık..

               Vermedik..

               Azerbaycan şiirdir, şarkıdır.

Kocaman bir gönül, bulutların üzerindeki ‘ruh’dur.

Bir dolu yürektir.

Baştanbaşa vatandır, millettir, bir kere yükseldiğinde bir daha inmeyen bayraktır.

Settar Han’dır, Cevat Han’dır, Hatayî’dir.

Şehriyar’dır, Resulzade’dir, Vahabzade’dir, Rüstemhanlı’dır.

1915’dir – 1918’dir; Nuri ve Halil Paşa’lardır, Kafkas İslâm Ordusu’dur, Şehitler Hıyabanı’dır.

Türkiye’de uçaktan indiğinde ‘torpağı’ öpen Elçibey’dir.

Hazar’ın küleğinde Karadeniz’in çırpınmasıdır, Erzurum’un çarşı-pazar’ındaki Sarı Gelin’dir.

Ahmet Cevat – Üzeyir Hacıbeyov’un ‘Çırpınırdı Karadeniz’ini, Reşit Behbudov Mahnı Teatr sahnesinde Azerin’den; Ozan Arif’in ‘Başka Yolu Yok Artık’ını Gülnâre’den; Polat Bülbüloğlu’nun ‘Sarı Gelin’ini de Titanic’de Ahmet Şafak’tan dinlemektir.

Bir ‘3 MAYIS’ gecesi Bakü’de ‘ATSIZ’ın 80 yaşındaki talebeleri’ne rastlamak, onun şiirlerini onlardan dinlemek, dinlerken bütün salonun yediden yetmişe BOZKURT’laştığını görmek demektir.

Azerbaycan; dinlemek, düşünmek, susmak, sonra yine düşünmek, boğazın düğümlendiği için hiç konuşamamak demektir”. (“BAKÜ’DE MAHCUB OLMAK”. Hüseyin Mümtaz, 25 Mayıs 2011)

İki yıl sonra 2013’de Eurovision’u yine “kazandık”.

Azerbaycan’ı temsil eden ve ikinciliği kazanan Farid hem Türkiye’yi hem de Azerbaycan’ı temsil ettiğini söyleyerek “Türkiye’yi çok seviyorum” derken elinde Türk bayrağı “da” varmış..

Aşk olsun sana Azerbaycan..

Bu yıl bir şey daha olmuş..

Bu yılki 58’inci Eurovision şarkı yarışmasında Rusya Azerbaycan’a 12 tam puan vermiş ama Azeriler Rusya’ya “sıfır”ı uygun görmüş..

Bir kere daha helâl olsun sana Azerbaycan..

Ama sonra da olanlar olmuş, kıyamet kopmuş..

Azeriler; tarihen, hukuken ve ahlâken Rusya’ya hakettiği “sıfır”ı uygun görünce yöneticileri bir telaştır sarmış..

Çünkü efendim tam da o sırada Azeri Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov Moskovada imiş, meslektaşı Lavrov ortak basın toplantılarında bütün diplomatik nezaket kurallarını bir tarafa bırakarak demiş ki;

“Bunu sineye çekmemiz mümkün değil, karşılıksız bırakmayacağız!”

Memmedyarov süklüm püklüm, estek köstek; “Bir yanlışlık olmuş. Olay ilk bakışta görüldüğü gibi değil, araştırıyoruz” diyebilmiş.

Memmedyarov’un, telaşı da boşuna değil çünkü İlham Alivey Bakû’de resmi araştırmaların başlaması emrini çoktan vermiş bile.

Azerbaycan televiziyası genel müdürü Kamil Guliyev de çok sıkıntılı;

“Büyük olasılıkla belli çıkar çevrelerinin sebep olduğu bu olayın Rus ve Azeri halklarının kardeşçe ilişkilerini gölgelememesini samimiyetle umuyoruz” demiş.

Hangi “kardeşçe ilişkiler” be muhteremler?

“19 Janvar”ı ben mi yaptıydım.

“Şehitler Hıyabanı”nda kimler yatır?

Her yıl 19 Ocak günü kırmızı karanfilleri neden götürürsünüz oraya?

Karanfiller neden ağlar?

Konu; eski Sovyet “resmi”, yeni Rus “fiili” hegemonyasına boyun eğip eğmeme meselesidir.

Son tahlilde Azeri milleti “düz” davranmıştır, yöneticileri “eğri”..

Azerbaycan millletine min selam.. 26 Mayıs 2013

57’İNCİ ALAY HER YERDE

HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ

 

 

 

 

Exit mobile version